Menü

29 Şubat 2024 Perşembe

Tolga Savacı'nın vasiyeti ortaya çıktı

Tolga Savacı

Sinema oyuncusu Tolga Savacı, geçirdiği kalp krizi sonucu 60 yaşında hayatını kaybetmişti. Son olarak Savacı'nın eşi Nermin Bezmen, Savacı'nın vasiyetini açıkladı. ABD'de yaşayan oyuncu Tolga Savacı, geçirdiği kalp krizi nedeniyle geçen günlerde yaşamını yitirdi.


Savacı'nın eşi Nermin Bezmen, ölüm haberini duyurduğu Instagram paylaşımında, "Yüreğim kanıyor!!! Kanıyor!!! Kaybettim, dev yürekli sevdiceğimi. Ansızın çıktı sonsuza yolculuğuna. Ben yerle gök, yangınlarla buzlar arasında kayıplarda. Canım Sibel, Zeynep Savacı, canım evlatlarım Pamira, Cazım, Ariella, Shawn, canım torunlarım Pia, Shaya, Luna derin acımızı yaşıyoruz" ifadesini kullandı.


VASİYETİ AÇIKLANDI

Nermin Bezmen, eşinin vasiyeti üzerine ABD'de defnedileceğini açıkladı. Savacı, cumartesi günü New Jersey eyaletinde son yolculuğuna uğurlanacak.


TOLGA SAVACI HAKKINDA

İstanbul'da 6 Mayıs 1963'te dünyaya gelen Tolga Savacı, Fransız Koleji'nin ardından 1983'te mankenlik eğitimi almak için İtalya'ya gitti. Bir süre motosiklet yarışçılığı da yapan Savacı, 1985'te Banu Alkan ile başrol oynadığı "Arzu" filmiyle sinemaya adım attı. Aynı yıl Hülya Avşar ile "Tapılacak Kadın" ve "Sekreter" filmlerinde oynayan Savacı, sonraki yıllarda da çeşitli televizyon ve sinema filmlerinde rol aldı. Yazar Nermin Bezmen ile 2015'te evlenen Savacı, eşiyle ABD'nin New Jersey eyaletinde yaşamaya başladı.

28 Şubat 2024 Çarşamba

Enerjiye 'zam' endişesi! Rusya vanaları kapatıyor

Rusya vanaları kapatıyor

Rus hükümeti 6 ay boyunca ülkenin petrol ürünlerinin ihracatını askıya alacak kararı onayladı. 1 Mart’tan itibaren uygulanacak karar en çok Türkiye'yi etkileyecek. 2023 yılında Rusya'nın en büyük ihracatçıları arasında olan Türkiye, bu ülkeden ithalatını bir yılda yüzde 200 arttırmıştı. Hesaplamalara göre, Türkiye bu yıl Akdeniz'deki benzer kalitelerin fiyatlarına kıyasla Rusya'dan yaptığı ithalat nedeniyle 2 milyar doların üzerinde tasarruf sağlamıştı. Rus hükümeti 6 ay boyunca ülkenin petrol ürünlerinin ihracatını askıya alacak kararı onayladı. 1 Mart’tan itibaren uygulanacak karar en çok Türkiye'yi etkileyecek. 2023 yılında Rusya'nın en büyük ihracatçıları arasında olan Türkiye, bu ülkeden ithalatını bir yılda yüzde 200 arttırmıştı. Hesaplamalara göre, Türkiye bu yıl Akdeniz'deki benzer kalitelerin fiyatlarına kıyasla Rusya'dan yaptığı ithalat nedeniyle 2 milyar doların üzerinde tasarruf sağlamıştı.


Rusya, tüketicilerin ve çiftçilerin artan talebi karşısında fiyatları sabit tutmak ve dünyanın en büyük ikinci petrol ihracatçısı olan ülkedeki rafinerilerin bakımına olanak sağlamak gibi gerekçelerle 1 Mart'tan itibaren petrol ürünleri ihracatına altı ay süreyle yasak getirdi. İlk olarak Rus medya kuruluşu RBC tarafından bildirilen yasak, Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, Rusya'nın geniş enerji sektöründen sorumlu danışmanı Başbakan Yardımcısı Alexander Novak'ın bir sözcüsü tarafından doğrulandı. RBC, kimliği açıklanmayan bir kaynağa dayanarak, Başbakan Mikhail Mishustin'in, Novak'ın 21 Şubat’ta teklif ettiği yasağı onayladığını söyledi. ekonomim.com'da yer alan habere göre, Novak teklifinde, "Petrol ürünlerine yönelik aşırı talebi dengelemek için, iç piyasada fiyatların istikrara kavuşmasına yardımcı olacak tedbirlerin alınması gerekiyordu" diyordu.


EN BÜYÜK DÖVİZ KAYNAĞI

Petrol, petrol ürünleri ve gaz ihracatı Rusya'nın açık ara en büyük ihracatı. Bu kalemler 1,9 trilyon dolar büyüklüğündeki ülke ekonomisi için önemli bir döviz kaynağı ve Moskova'nın küresel enerji politikalarının en üst masasında yer almasını sağlıyor. Kremlin, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) üyelerinin yanı sıra, kilit müttefiklerini de içeren OPEC+ grubunun bir parçası olarak fiyatları yüksek tutmak için dünyanın en büyük petrol ihracatçısı Suudi Arabistan ile birlikte çalışıyor. Rusya, OPEC+'nın fiyatları destekleme çabalarının bir parçası olarak ilk çeyrekte petrol ve yakıt ihracatını gönüllü olarak günlük 500 bin varil azalttı. Rusya'nın bu kararı en çok Türkiye'yi etkileyecek. Reuters'ın LSEG verilerine ve şirketlerin tahminlerine dayanarak yaptığı hesaplamaya göre Türkiye ve Türk şirketleri indirimli Rus petrolü ve rafine ürün ithalatını artırarak, 2023 enerji faturalarında yaklaşık 2 milyar dolar tasarruf sağladı. Ankara, Batı'nın yaptırımlarına rağmen komşusundan daha fazla alım yapmak iç,n girişimlerini de artırmıştı.


TÜRKİYE'YE SEVKİYAT TÜM ZAMANLARIN EN YÜKSEK SEVİYESİ

LSEG verilerine göre, Rusya'nın Türkiye'ye ham petrol sevkiyatı Kasım 2023'te tüm zamanların en yüksek seviyesi olan günlük 400 bin varile (bpd) yükseldi ve Rusya'nın toplam deniz yoluyla petrol ihracatının yaklaşık yüzde 14'ünü oluşturdu.Ticaret Bakanlığı kaynakları, özel Rus petrol üreticisi Lukoil'in Azeri şirketi SOCAR ile Socar'ın Türk STAR rafinerisinde günde 200 bin varile kadar petrol rafine etmek için bir anlaşma imzalamasının ardından Türkiye'ye tedarikin önümüzdeki aylarda daha da artmasının beklendiğini ifade etmişti. Artan ham petrol arzına ek olarak, Türkiye'nin Rus dizel, kalorifer yakıtı, jet ve deniz yakıtı ithalatı Ocak-Kasım 2023 döneminde yüzde 200 artarak günde yaklaşık 0,29 milyon varile ulaşmıştı.


DAHA AZ MALİYET ÇIKIYORDU

LSEG verilerine ve şirketlere göre, Rusya 2023 Ocak-Kasım döneminde Türkiye'ye 8,6 milyon tonu ultra düşük kükürtlü dizel (ULSD 10ppm) olmak üzere 13 milyon ton distilat tedarik ederken, bu rakam 2022'nin aynı döneminde 3,2 milyon tonu ULSD olmak üzere 4,3 milyon ton distilattı. Hesaplamalara göre, Türkiye bu yıl Akdeniz'deki benzer kalitelerin fiyatlarına kıyasla Rus dizelinin tonu için 25 ila 150 dolar (varil başına 3,3-20 dolar) daha az ödüyor. Ham petrolde ise varil başına 5-20 dolar arasında indirimli alım yapıyor.

27 Şubat 2024 Salı

Tarih verildi! Elektrik faturaları için korkutan uyarı

Tarih verildi

Elektrik zammı tartışmaları yeniden gündem konusu oldu. Uzun süredir elektriğe zam yapılmaması, tartışmaları alevlendirdi. Karşılaştırma sitesi encazip.com’un kurucusu ve tasarruf uzmanı Çağada Kırım, elektriğe zam gelecek iddialarıyla ilgili öngörülerini paylaşarak “Elektriğe zam gelip gelmeyeceğine dair henüz net bir şey söylemek mümkün değil. Ancak mesken elektriğine yüzde 400 zam gelmesi şaşırtmaz” açıklamasında bulundu.


“Elektriğe yeni zam gelecek mi?” sorusu son günlerde yeniden gündem oldu. Özellikle mesken elektriğine uzun süredir zam yapılmaması bu tartışmaların ana nedenleri arasında yer aldı. Elektriğe ne kadar zam yapılacağı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından belirleniyor. Karşılaştırma sitesi encazip.com’un kurucusu ve tasarruf uzmanı Çağada Kırım, elektriğe zam gelip gelmeyeceğini ve muhtemel zam oranını değerlendirdi.


“EVLERDE KULLANILAN ELEKTRİK FİYATI OLMASI GEREKENİN ÇOK ALTINDA”

encazip.com’un araştırmasına göre, piyasadaki elektrik maliyeti yaklaşık 2,2 TL seviyesini görüyorken evlerde tüketilen elektriğin fiyatı düşük kademe 48 kuruş, yüksek kademe elektrik fiyatıysa 1,13 TL. 

 Sanayi kuruluşları için ise bu durumun tam tersi gözleniyor, bir alçak gerilim sanayi abonesi 3,05 TL’den elektrik tüketiyor. 


Evlerde kullanılan elektriğin fiyatının olması gerekenin çok altında kaldığını belirten tasarruf uzmanı Çağada Kırım, çok yüksek sanayi elektrik fiyatlarına dikkati çekerek şunları söyledi:

"Piyasada bir elektrik zammı söylentisi var ve bu bizlerin de duyum aldığımız bir konu. Fakat nihayetinde belirleyici kurum EPDK’dir. Ev elektrik fiyatları yaklaşık bir yıldır değişmedi. İğneden ipliğe her şeye zam geldiği bir ekonomide, elektrik fiyatlarına zam gelmemiş olması belirli bir zam birikmesinin oluştuğu şeklinde yorumlanabilir. Biz de bu konuyu böyle yorumluyoruz. Ancak şahsi kanaatime göre zam olursa seçimlerden sonra olacaktır.”


“OLASI ZAM ORANININ YÜKSEK OLMASI BEKLENİYOR"

Elektriğe gelen zam oranının yüzde 400’leri bulabileceğini belirten tasarruf uzmanı Kırım, şöyle konuştu:

“Maliyet ve tarife fiyatlarına baktığımızda evlerin elektrik fiyatı ile elektriğin maliyeti arasında ciddi bir uçurum oluştuğunu görmek mümkün. Bu fark yüzde 400’lere kadar çıkıyor. Kademeleri de göz önünde bulundurduğumuzda yüzde 150 ile 200 arasında bir fiyat artışı ev elektrik fiyatlarını piyasa seviyelerine çekecektir. Diğer taraftan sanayi kuruluşları da maliyetin üzerinde bir tarifeden elektrik tüketiyor. Sanayi elektriğinin yüksek olması çarpan etkisi ile enflasyonu artırırken evlerin elektrik fiyat değişikliğinin enflasyon üzerindeki etkisi çok daha sınırlı oluyor. Elektrik fiyatlarının yaz aylarına doğru güncellenmesi kaçınılmaz. Burada ekonomi yönetimimizin, sanayi elektriğinin enflasyona etkisini de göz önünde bulundurarak elektrik fiyatlarını belirleyeceğini ve sanayi elektrik fiyatlarını düşük tutup mesken fiyatlarını biraz daha yüksekte bırakmasını bekliyorum. Çünkü bu şekilde enflasyonla mücadelede çok daha etkin bir hamle yapılmış olur. Zira üretim zincirinde elektrik fiyatı 10 – 11 defa bir ürünün fiyatına etki ederken evlerde ödenen yüksek bir fatura tek seferde ödenmiş oluyor. Yani çarpan etkisi ortadan kalkmış oluyor.”

26 Şubat 2024 Pazartesi

Ev alacaklar dikkat... Tapuda 'kat farkı' krizi

Ev alacaklar dikkat.

Antalya'da, kent imar planlarının hazırlandığı yıllarda yapılan hata nedeniyle emlakçılar ve ev almak isteyenler, tapuda karşı karşıya geliyor. Alıcı gezip gördüğü ve anlaştığı 1'inci kattaki dairenin tapuda zemin, zemin katın ise bodrum olarak geçtiğini görünce ev almaktan vazgeçiyor. Antalya'da gayrimenkul satışı önceki yıllara göre artarak devam ediyor. Özellikle kentteki ev ve iş yerlerine ilgi gösteren yabancılar, kent merkezindeki ilçelerden ev ve iş yerleri satın alıyor. 


Yabancıların yanı sıra yatırım yapmak isteyen, özellikle İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerde yaşayanlar, Antalya'daki 20-30 yıllık konutları tercih ediyor. Ancak uzun yıllardır Antalya'da uygulanan 'kat farkı' sorunu nedeniyle alıcılar tapu işleminde satın almaktan vazgeçiyor. Alıcılar emlakçılarla fiyat ve diğer şartlarda anlaştıkları daireyi görüp ödemeyi yapmak için tapu müdürlüğüne gidiyor ancak burada gördükleri ve inceledikleri dairenin katının tapuda farklı yazdığını görüyor.


"ÇOK UZUN YILLAR ÖNCE YANLIŞ BİR UYGULAMA YAPILMIŞ"

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Gayrimenkul Komitesi Başkanı Hülya Tükenmez, sorunun geçmişe dayandığını söyleyerek, "Çok uzun yıllar önce yanlış bir uygulama yapılmış. O nedenle zemin katlar bodrum, 1'inci katlar ise zemin olarak görülüyor. İnsanlar 2'nci kat alıyor ancak tapuda 1'inci kat olarak görülüyor. Bu durumu alıcılarımıza anlatmakta çok zorlanıyoruz" dedi.


Sistemin acil değişmesi gerektiğini, ancak zor bir durum olduğunu da anlatan Tükenmez, tapu müdürlüğü, belediye ve maliklerin bir araya gelip bu sorunu ortadan kaldırabileceğini söyledi. Kat farkı sorunu nedeniyle müşterileriyle zor anlar yaşadıklarını anlatan Tükenmez, “İnsanlar tapuda şok oluyor. Antalya'daki bu durumu anlatmaya çalışıyoruz ama insanları dolandırıyormuşuz gibi bir his yaşanıyor o an. En azından yeni binalara bu konuda bir düzenleme yapılmalı" diye konuştu.


"ANTALYA İLKLERİN ADRESİ"

Tükenmez, Antalya'nın, emlak sektöründe ilklerin yaşandığı bir il olduğunu belirterek, "Normalde olmaması gereken bir şey daha yaşanıyor Antalya'da alıcı ve satıcı tapu giderlerini, Antalya'da alıcı karşılıyor. Normalde yüzde 2 alıcı, yüzde 2 satıcı karşılar masrafları ama Antalya'da tam tersi. Hepsini alıcı karşılıyor" dedi.


Kentin imar planı yapılırken 1 kat daha fazla inşa edebilmek için zemin katların bodrum, 1'inci katların ise zemin olarak imar planına işlendiğini, bu şekilde tapuya geçtiğini anlatan emlakçı Halit Mert, "Bu bilmeyenler için büyük sıkıntı oluyor. Özellikle Antalya dışında yaşayanlar, 'Acaba dolandırılıyor muyuz? Zemin kat daire aldık, tapuda bodrum yazıyor' diye düşünüyor. Vatandaş dolandırıldığını sanıyor. Emlakçıların baştan vatandaşı uyarıp bu durumu anlatması gerekiyor" ifadelerini kullandı. Asansörle 9'uncu kata çıkıp gördüğü ve almak istediği dairenin tapuda 8'inci kat olarak görünmesinin alıcı tarafından korkuyla karşılandığını belirten Mert, "Müşteri, 'Bana gösterilen daire değil de farklı bir daire mi satıyorlar' diye kaygılanıyor. Biz de vatandaşları baştan uyarıp bu durumun sadece sistemsel bir sorun olduğunu anlatıyoruz" diye konuştu. Mert, bu durum karşısında bazen sözleşmenin ve satışın iptal olduğunu da sözlerine ekledi. 

25 Şubat 2024 Pazar

Yatırımcılar dikkat! Denetim geliyor... İşlem vergisi alınabilir

Yatırımcılar dikkat

Kripto para piyasasının yasal zemine oturtulması için hazırlıklarda sona gelindi. 31 Mart seçimlerinden sonra Meclis'e gelmesi planlanan düzenleme için kripto para piyasasında işlem vergisi alınması planlanıyor. Kripto para piyasasının yasal zemine oturtulması için hazırlıklarda sona gelindi. Düzenleme ile kripto varlıkların belli sınırı geçen kazançlarından işlem vergisi alınması planlanıyor. Kripto para ile karapara aklanmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Kripto sektörüne ilişkin çalışma Ekonomi Koordinasyon Kurulu sonrasında yapılan toplantılarda da gündeme geldi.


BORSALAR DENETLENEBİLİR

TRT Haber'in aktardığına göre, düzenleme ile kripto para işlemi yürüten borsaların denetlenebilir ve şeffaf hale getirilmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda borsalara sermaye şartı getirilirken kuruluş sürecinde teminat istenecek. Kripto varlıkların ihraç ve dağıtımı, alım satım yapanların uyacakları ilkeler belirlenecek.


KRİPTO VARLIKLARA ŞİFRELEME GETİRİLECEK

Sektördeki şirketlere alt yapı çalışmaları için de belirli bir süre verilecek. Çalışmada kripto varlıklara hangi şartlarda hukuki nitelik kazandırılacağı belirlendi. Kripto varlıkların belirli bir şifreleme ve algoritma üzerinden tanımlanması yasa teklifinde yer alacak. Ayrıca kripto varlıkların şifrelerinin kime ait olduğu net ifadelerle yasaya eklenecek. 


DÜNYADA DURUM NE?

Avrupa Parlamentosu önceki yıl vergi alınmasına yönelik kararı onaylamıştı. Almanya'da 600 Euro üzerinde değerler için kazanç vergisi uygulanıyor. İsveç ise kripto vergisi kapsamında yüzde 30'a varan oranda kesinti yapıyor.

24 Şubat 2024 Cumartesi

The Economist açıkladı... Ankara'da yaşamak Paris'ten zor!

The Economist açıkladı

The Economist, Avrupa'dan 35 kenti kapsayan bir 'tek başına yaşama endeksi' hazırladı. Ortalama maaş ve tek yatak odalı bir evin kirasının baz alındığı araştırmada Türkiye'den Ankara listeye dahil edildi. Ankara, 'tek başına yaşama zorluğu' konusunda Paris, Kopenhag, Roma, Berlin, Viyana gibi kentleri geçti. Dünyanın en saygın ekonomi yayınlarından olan The Economist, Avrupa'nın 35 önemli kentini değerlendirmeye alarak 'tek başına yaşama endeksi' yayımladı.


Türkiye'den başkent Ankara'nın dahil edildiği araştırmada, bir kişinin brüt gelirinin yüzde 30'undan fazlasını kiraya vermemesi gerektiği fikri üzerinden analiz gerçekleştirildi. Araştırmada belirlenen şehirde yaşayan kişilerin 'ortalama maaş'ı ve bir yatak odalı apartman dairelerinin kiraları baz alındı. Apartman daireleri, iş alanlarının bulunduğu bölgelerden belirlendi. Karşılaştırmanın kolay yapılabilmesi için dolar bazından hesaplamalar gerçekleştirildi.


EN YÜKSEK KİRA LONDRA VE CENEVRE'DE

En yüksek kiraların Londra ve Cenevre'de olduğu ortaya çıkarken, dolar bazında Ankara'nın kiralama için en uygun yer olduğu kaydedildi. Kira ve ortalama gelir arasındaki bağlantıyla hesaplama yapıldığında ise Ankara yaşamak için ortalamanın üzerinde pahalı olarak ortaya çıktı. AB ülkeleri arasında en yüksek enflasyon oranına sahip Macaristan'ın başkenti Budapeşte, maaşların kirayı karşılama oranı en düşük şehir oldu. Habertürk'ten Ahmet Hamdi Girgin'in aktardığına göre, Portekiz'in başkenti Lizbon, son dönemde 'dijital göçmen'lerin artışı, ucuz vize imkanı gibi sebeplerle artan kiralar dolayısıyla tek başına yaşaması en zor 2. şehir oldu. Lizbon'da ortalama yıllık maaşın 31 bin dolar, kiranın ise 58 bin dolar olduğu; ortalama kiranın ortalama gelirden yaklaşık 2 katı olduğu kaydedildi. Bu iki şehirde yaşamanın ABD'nin cazibeli şehirlerinden New York'ta yaşamak kadar zor olduğu ifade edildi.


Ortalama maaşın ortalama kiraya bölünmesiyle bulunan değerin 1'den yüksek olması halinde yaşama zorluğunun düşük, 1'den az olması halinde yaşamanın zor olduğu araştırmada Ankara'nın skoru 0,8 seviyesinde yer aldı. 35 şehrin yer aldığı araştırmada Ankara, 15. sırada yer bularak, 'tek başına yaşama zorluğu' konusunda Paris, Kopenhag, Roma, Berlin, Viyana gibi şehirleri geçti.


EN YÜKSEK PUANI BONN ALDI

Almanya'nın Bonn şehri, yıllık ortalama 53 bin dolar maaş ve yıllık ortalama 36 bin dolar kira ile listede en yüksek puanı aldı. Ekonomik olarak yaşamanın en kolay olduğu şehirlerde Bonn'u, İsviçre'den Bern, Almanya'dan Karlsruhe, Fransa'dan Lyon ve Belçika'dan Brüksel takip etti.

23 Şubat 2024 Cuma

Kırmızı et fiyatları için korkutan uyarı!

et fiyatları

2010'da 25 lira olan karkas etin kilogram fiyatının 460 liraya kadar çıktığını belirten CHP Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, "Girdi fiyatlarına müdahale etmezlerse önümüzdeki 4-5 ay sonrasında vatandaş 1000 lira ve üstünde et almak zorunda kalacaktır" dedi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, son birkaç aydır et fiyatlarına düzenli ve sistematik şekilde zam yapıldığını belirtti.


BUNLAR OLMADIKÇA ET FİYATLAR DÜŞMEYECEK

Yaptığı yazılı açıklamada ramazan öncesi yapılan bu zamları anlamakta zorlandığını belirten Adem, şunları kaydetti:

"Türkiye, hayvancılıkta kendi kendine yeten bir ülkeden, hayvan ithal eden ülkeye dönüştü. Her yerimiz mera ama hala canlı hayvan ithalatı yapıyoruz. Üreticimiz üretemez hale geldi. Vatandaşımız eti, sütü, alamaz hale getirildi. Tarım Bakanlığı bu sorunu sürekli ithal et ile çözmeye çalışıyor. İthal et dövizle alınıyor. Döviz de yüksek olduğu için uygun eti yurt dışından bile alamıyoruz. Fiyatların durması ve düşmesi için üretim maliyetlerinin düşmesi gerekiyor. Girdi maliyetleri düşmedikçe et fiyatlarında artış devam edecek."


FİYATI BİN LİRAYI AŞABİLİR

Besicilerin zor durumda olduğunu, üretim maliyetlerinin arttığını kaydeden Erhan Adem, "2010'da karkas etin kilogram fiyatı 25 lirayken Şubat 2024 itibarıyla 460 liraya kadar çıktı. Eğer girdi fiyatlarına müdahale etmezlerse önümüzdeki 4-5 ay sonrasında vatandaş 1000 lira ve üstünde et almak zorunda kalacaktır" değerlendirmesini yaptı. Türkiye'nin hayvancılıkta artık bir kaos içinde bulunduğunu öne süren Adem, "Ülkemizin hayvan ithalatına değil, üretim maliyetlerini düşürmeye ya da vatandaşın alım gücünü artırmaya ihtiyacı var" ifadelerini kullandı.

22 Şubat 2024 Perşembe

1 Mart'ta başlıyor: Kira vergisinde yeni dönem!

Kira vergisinde yeni dönem

Gelir İdaresi Başkanlığı 'Dijital Vergi Dairesi'nden 'Kira Bildirim Formu' yayımlayarak kiracıların beyanlarını toplamaya başlarken gözler 1 Mart'tan itibaren beyanname vermeye başlayacak ev sahiplerine odaklandı. Düşük kira bedeli gösterenler, yanlış beyanda bulunanlar veya hiç beyanda bulunmayanları ortaya çıkaracak uygulamayla vergi kayıp ve kaçağının da önlenmesi amaçlanıyor. Kayıt dışılıkla mücadele kapsamında atılan adımlara kirayla ilgili uygulama da eklendi. Bu kapsamda Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), Dijital Vergi Dairesinden kiracılara yönelik "Kira Bildirim Formu" yayınladı. 


Kiracılar, eğer Dijital Vergi Dairesine abonelerse kullanıcı bilgileri ve şifreleriyle sisteme giriş yaparak forma ulaşabiliyor. e-Devlet şifresi ile de gerekli bilgilere erişim sağlanabiliyor.  Uygulamaya girildiğinde "Değerli mükellefimiz, bilgileri doldurarak kayıt dışı ekonomi ile mücadele edilmesine destek olabilirsiniz" ifadesi görülüyor. Bu yöntemle mülk sahiplerinin beyan ettiği kira gelirleriyle kiracıların beyanlarını karşılaştırma imkanı oluşacak. Böylece düşük kira bedeli gösterenler, yanlış beyanda bulunanlar veya hiç beyanda bulunmayanlar ortaya çıkarılmış olacak. Bu adımın vergi kayıp ve kaçağının önlenmesinde önemli bir işlev görmesi bekleniyor.


EMLAKÇILAR DA YAKINDAN TAKİP EDİYOR

Ankara Tüm Emlakçılar Meslek Odası (ATEM) Başkanı Hakan Akçam, GİB'in uygulamasını değerlendirirken, vergi dairesi müdürlüklerindeki personelin uzun süredir sahaya çıkarak kiracı ve ev sahiplerini ziyaret ettiğini ve burada kiralara ilişkin sorular yönelttiğini söyledi. Akçam, "'Kiranız ne kadar, geçmiş yıllardan bu yana kiranız ne kadar arttı, kiranızı yatırdığınız IBAN numarası nedir, evi emlak danışmanı ya da ev sahibi aracılığıyla mı tuttunuz?' gibi sorularla vatandaştan bilgi alınıyor. Eğer kendisi veya ilgili kişi yoksa eve ihbarname bırakılıyor. Sorularla aynı zamanda emlakçılar da denetleniyor" dedi.


Vatandaşların Dijital Vergi Dairesi üzerinden "Kira Bildirim Formu" alanından da bu soruları yanıtlayabilmesine imkan sağlandığına işaret eden Akçam, ev sahiplerinin beyanlarının kiracıların verdiği bilgilerle karşılaştırıldığını dile getirdi. Akçam, bu süreçte bilgilerin tutmaması durumunda cezai müeyyide uygulanacağına dikkati çekerek şöyle konuştu:

"Her yıl ev sahiplerinin kira beyannamesi verme zorunluluğu var. Düşük kira bedeli gösterenler, yanlış beyanda bulunanlar veya hiç beyanda bulunmayanların sayısı oldukça fazla. Bunun tespiti için güzel bir çalışma."


1 MART'TA BAŞLAYACAK

Akçam, beyanname verme sürecinin yaklaştığını hatırlatarak ev sahiplerine de şu uyarılarda bulundu:

"Kira beyannameleri, 1 Mart'tan itibaren verilmeye başlanıyor. GİB'in internet portalı üzerinden beyanname verilebiliyor. Eğer portal üzerinden sıkıntı yaşanırsa mali müşavirden, muhasebeciden de destek alabilirler. Vatandaş kendi sorumluluklarını yerine getirdikten sonra vergisini ödedikten sonra korkulacak bir ortam yok. Kira vergisinde belli istisnai durumlar da var. Yıllık kira geliri 33 bin liradan az olanlar vergiden muaf oluyor. Bunun üzerindeki kira gelirleri vergilendiriliyor. "

21 Şubat 2024 Çarşamba

Son dakika... EPDK'den 'sürpriz' adım: Akaryakıta indirim geliyor

EPDK

EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, rafineri marjlarında yapılacak güncelleme neticesinde benzin ve motorinde 1 ila 1,50 TL düzeyinde bir indirim olacağını söyledi. Yılmaz, "Özellikle bazı ülkelerden ithal edilen ham petrol ve işlenmiş ürünler rafineriler için önemli bir kâr avantajına sebep oldu. Bunun tüketicilere de yansıtılması gerekiyor" şeklinde konuştu. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, ithal ham petrol ve işlenmiş ürünler ile ilgili ortaya çıkan fiyat avantajlarının tüketicilere yansıtılması için rafinerilere yazı gönderdiklerini açıkladı. Yılmaz, bu doğrultuda rafinerilerin yapacağı güncelleme ile benzin ve motorinde 1 ila 1,5 TL düzeyinde indirim yaşanacağını belirtti.


"KÂR OYUNLARINA İZİN VERMEMEK GÖREVİMİZ"

EPDK Başkanı Yılmaz, "Benzin ve motorin fiyatları serbest piyasada oluşuyor. Kurallar ve formül belli. EPDK olarak hem rafineri-dağıtıcı ve bayii gibi piyasa oyuncularının uygulamalarını hem de fiyat hareketlerini sıkı şekilde takip ediyoruz. Akaryakıt piyasamızın serbest yapısı elbette önemli ancak tüketicilerimizi korumak, fiyat hareketlerini titizlikle takip etmek, kar oyunlarına izin vermemek de bizim görevimiz" şeklinde konuştu.


"BUNUN TÜKETİCİLERE YANSITILMASI GEREKİYOR"

Rafinerilere bir yazı göndererek gerekli uyarıları yaptıklarını belirten Yılmaz, rafinerilerin yapacağı güncelleme ile benzin ve motorinde 1 ile 1 buçuk TL düzeyinde bir indirim yaşanacağını söyleyerek şunları kaydetti:

“Özellikle bazı ülkelerden ithal edilen ham petrol ve işlenmiş ürünler, rafineriler için önemli bir kar avantajına sebep oldu. Bunun tüketicilere de yansıtılması gerekiyor. Rafinerilerin gerekli adımı hızla atmasını ve marj oranını gönderdiğimiz yazı doğrultusunda güncellemesini bekliyoruz. Yapılacak güncelleme neticesinde benzin ve motorinde 1 ila 1 buçuk TL düzeyinde bir indirim olacaktır.”


MOTORİNE İNDİRİM BEKLENİYOR

Sektör kaynaklarının aktardığına göre ise son yapılan zamla litre fiyatı 44 TL'yi gören motorine bu gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere 1,21 TL'lik indirim bekleniyor. Benzinde ise fiyat değişimi beklenmiyor.


GÜNCEL AKARYAKIT POMPA FİYATLARINA GÖRE;

İstanbul

Benzin: 41,22 TL

Motorin: 44.34 TL

Ankara

Benzin fiyatı: 41,92 TL

Motorin fiyatı: 45,1 TL

İzmir

Benzin fiyatı: 42.13 TL

Motorin fiyatı: 45.31 TL

LPG'nin litresi ise ortalama 20 liradan satılıyor. Fiyatlar iller, ilçeler ve bayiler arasında farklılık gösteriyor.


AKARYAKIT FİYATLARI NASIL HESAPLANIYOR?

Türkiye'de benzin ve motorin fiyatları hesaplanırken; Gümrüksüz rafineri fiyatına ÖTV ve EPDK payının eklenmesiyle KDV hariç Rafineri satış fiyatı bulunuyor. Gümrüksüz Rafineri Fiyatı hesaplanırken ise, Akdeniz-İtalyan piyasasında yayınlanan günlük CIF Akdeniz ürün fiyatları ve günlük Dolar kuru takip edilerek, belli bir fiyat değişim farkında gümrüksüz rafineri tavan satış fiyatı elde ediliyor. 

20 Şubat 2024 Salı

Erdoğan ve Aliyev'den dünyaya ortak mesaj: 'Kalıcı barış için tarihi bir fırsat...'

Erdoğan ve Aliyev'den dünyaya ortak mesaj

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, ülkesindeki seçimi kazanmasının ardından ilk resmi ziyaretini Ankara’ya yaptı. Resmi törenle karşılanan Aliyev, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüştü. Ortak basın toplantısında konuşan Erdoğan, Ermenistan ile Azerbaycan arasında kalıcı barış için tarihi bir fırsat penceresi açıldığını söyledi.mAliyev ise “Türkiye dünyada söz sahibi, bölgede barışın garantörü” dedi.mAzerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, ülkesindeki cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmasının ardından ilk resmi ziyaretini Ankara’ya yaptı.


Aliyev, Ankara’ya ziyaretinde ilk olarak Anıtkabir’i ziyaret etti sonrasında Saray’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la başbaşa bir görüşme gerçekleştirdi.mBu görüşmenin ardından iki lider, heyetler arası toplantıya geçti. Görüşmelerde iki ülke arasındaki işbirliğinin derinleştirilmesi konusu masaya yatırıldı. Görüşmenin ardından, heyetler iki ülke arasındaki 3 yeni anlaşmaya imza attı. Türkiye Cumhuriyeti Yükseköğretim Kurulu İle Azerbaycan Cumhuriyeti Bilim Ve Eğitim Bakanlığı Arasında Türkiye-Azerbaycan Üniversitesinin Kurulmasına Dair Mutabakat Zaptı, Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile Azerbaycan Bilim ve Eğitim Bakanı Emin Emrullayev tarafından imzalandı.


Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Veterinerlik Alanında İşbirliği Anlaşmasını, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov imzaladı. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığı ile Vergiden Kaçınmaya Engel Olma Anlaşmasına Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Azerbaycan Ekonomi Bakanı Mikail Cabbarov imza attı. İki lider imzaların atılmasının ardından ortak açıklama yaptı.


TİCARETTE 15 MİLYAR DOLARLIK HEDEF

Azerbaycan’ın 7 Şubat’taki seçimler nedeniyle haksız uygulamalara maruz kaldığını söyleyen Erdoğan, “Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nde Azerbaycan heyetinin bu sene düzenlenecek toplantılara katılımı yönünde alınan karar karşısında tepkimizi güçlü şekilde gösterdik. Bu meclisin çatışma değil, bir diyalog platformu olması gerektiğini vurgulamaya devam edeceğiz” dedi. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ticaret hacminin geçen yıl 7,5 milyar dolar seviyesini yakaladığını söyleyen Erdoğan, hedefin 15 milyar dolar olduğunu ifade etti.


“KALICI BARIŞ İÇİN TARİHİ BİR FIRSAT PENCERESİ AÇILDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmelerde Güney Kafkasya’nın da konuşulduğunu söyledi. “Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barış anlaşmasının imzalanmasının yeni bir ümit kaynağı olacağı şüphesizdir” diyen Erdoğan, Türkiye’nin Azerbaycan’la omuz omuza hareket ettiğini söyledi. Erdoğan, “Karabağ’da işgalin sona ermesiyle birlikte bölgemizde kalıcı barış için tarihi bir fırsat penceresi açıldı” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, İsrail’in Gazze’de süren saldırılarının da konuşulduğunu anlattı.


“TÜRKİYE, DÜNYA ÇAPINDA SÖZ SAHİBİ”

Erdoğan’ın ardından sözü İlham Aliyev aldı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra ilk ziyaretini kardeş ülkeye, Türkiye'ye yaptığını ve bunun bir gelenek olduğunu söyleyen Aliyev, "Türkiye ve Azerbaycan birliği sadece bölge için değil Avrasya için önemli etkendir" diye konuştu. Aliyev, her zaman Türkiye'nin gelişme sürecini takip ettiğini belirterek, bundan memnuniyet duyduğunu vurguladı.


"Türkiye bugün dünya çapında söz sahibidir" ifadesini kullanan Aliyev, Türkiye'nin pek çok konuda sadece bölgeyle değil dünya ile de bağlantılı olduğuna işaret etti. Aliyev, Türkiye'nin bölgede barışın, istikrarın ve işbirliğinin garantörü olduğunu vurgulayarak, İkinci Karabağ Savaşı sırasında, Türkiye'nin her zaman Azerbaycan'ın yanında olduğunu hatırlattı. "Barışçıl yollarla çözemediğimiz tarihi meselemizi biz savaş meydanında çözdük" diyen Aliyev, Azerbaycan halkının Türkiye'nin desteğini unutmayacağını belirtti.


Aliyev, "Türk dünyasının birleşmesi, ortak kültürlere sahip halkların bir arada olması, her bir Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyesinin gücüne güç katacak" dedi. TDT Gayriresmi Zirve Toplantısı'nın temmuz ayında düzenleneceğini hatırlatan Aliyev, "Şuşa'da yapılacak zirvede KKTC Cumhurbaşkanı da benim davetimle yer alacaktır. Bu, Türk halklarının birliğine ivme kazandıracaktır" ifadelerini kullandı.

19 Şubat 2024 Pazartesi

Zamlı bayram ikramiyesi kimlere ödenecek? İşte ayrıntılar...

Zamlı bayram ikramiyesi

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan emeklilere verilen bayram ikramiyesinin 2 bin liradan 3 bin liraya çıkarıldı. İkramiye zammına ilişkin önce yasal düzenlemenin önümüzdeki günlerde tamamlanarak Resmi Gazete'de yayınlanması bekleniyor. Peki zamlı bayram ikramiyesinden kimler, nasıl yararlanacak? AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan emeklilere verilen bayram ikramiyesinin 2 bin liradan 3 bin liraya çıkacağını açıklamasının ardından emekliler zamlı bayram ikramiyesi kimlere ödenecek sorusunu gündeme getirdi. Yıllık enflasyon rakamlarına göre 5 bin lira olması beklenen zamlı bayram ikramiyesinin 3 bin lira olarak açıklanması emekli yurttaşların beklentilerini karşılamadı. Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Genel Başkanı Kazım Ergün, emekliye bayram ikramiyesinin 3 bin lira olarak açıklanmasına tepki göstererek “Son 6 yılda dini bayramlarda ödenen bayram ikramiyesi ile 2018 yılında küçükbaş kurbanlık alan emekliler, 2024 yılında sadece 4,5 kilo et alabilmektedir" dedi.


YASAL DÜZENLEME YAPILACAK

Habertürk'ten Ahmet Kıvanç'ın aktardığına göre, Emeklilere Ramazan ve Kurban bayramlarında ödenen ikramiyenin artırılması için yasal düzenleme yapılacak. TBMM Başkanlığına bugün sunulan yargı paketine bu amaçla madde eklendi. Yasal düzenleme, Meclis yerel seçim dolayısıyla çalışmalarına ara vermeden önce hayata geçirilecek.


MART AYINDA DİLEKÇE VEREN EYT’LİLER DE YARARLANACAK

Zamlı ikramiyeden 31 Mart 2024 tarihine kadar emeklilik dilekçesi veren EYT’liler ile EYT düzenlemesi olmadan da emekliliğe hak kazanan diğer sigortalılar Ramazan Bayramında yararlanacak. Emeklilik dilekçesini 1 Nisan’dan sonra verenler bu yılki Ramazan Bayramı’nda ikramiye alamayacak. Kurban bayramı bu yıl haziran ayına denk geliyor. Emeklilik dilekçesini 1 Nisan – 31 Mayıs tarihleri arasında veren EYT’liler de Kurban Bayramı’nda zamlı ikramiyeden yararlanacaklar.


DUL VE YETİM AYLIĞI ALANLARA İKRAMİYE ÖDEMESİ NASIL YAPILACAK?

Emeklilerin bayram ikramiyesi ödemesi dosya bazında yapılıyor. Dosya başına 3 bin lira ikramiye ödenecek. Ölen eşinden veya anne-babasından dolayı dul-yetim aylığı alanların bayram ikramiyesi hisseleri oranında ödeniyor. Ölen eşinin emekli aylığının yüzde 50’si oranında dul aylığı bağlanmış olan eşe 1500 lira; yüzde 25’i bağlanmış olan kızına ise 750 lira ikramiye ödenecek. Herhangi bir işte çalışmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık almayanlar eşinin aylığının yüzde 75’ini almakta olduklarından, 2000 lira ikramiye verilecek. İş kazası ve meslek hastalığı dolayısıyla sürekli iş göremezlik geliri alanlara, gelir bağlanmasına esas olan sürekli iş göremezlik derecesi oranında bayram ikramiyesi ödeniyor. Meslekte kazanma gücü kayıp oranı yüzde 25 olanlara 750 lira, yüzde 45 olanlara 1350 lira ikramiye ödenecek.


BİRDEN FAZLA AYLIK ALANLARIN İKRAMİYE ÖDEMESİ

SGK’dan birden fazla dosyadan gelir ve aylık alan emekli ve hak sahiplerine, en fazla ödemeye hak kazandıkları dosya üzerinden ikramiye verilecek. Örneğin bir kişi hem kendi çalışmasından dolayı emekli aylığı, hem de ölen eşinden dolayı dul aylığı alıyorsa sadece kendi emekliliğinden dolayı 3000 lira ikramiye alacak. Bir kadın hem dul aylığı, hem de yetim aylığı alıyorsa en yüksek aylık aldığı dosyadaki oran üzerinden tek ikramiye alabilecek. Emekli aylığı ile birlikte sürekli iş göremezlik geliri alanlar ise sadece emekliliğinden dolayı 3000 lira ikramiye alacaklar. Emekli veya hak sahiplerinin nisan ayı içinde fakat bayram öncesi vefatı durumunda, bayram ikramiyesini hak sahipleri alabilecek.

18 Şubat 2024 Pazar

BETAM: Ocakta kiralar yüzde 80,5 arttı

BETAM

BETAM'ın 'Kiralık ve Satılık Konut Piyasası Görünümü' raporlarına göre, ortalama kiralık konut fiyatındaki yıllık artış oranı ocakta yüzde 80,5 olurken, satılık konut fiyatlarında yıllık artış yüzde 55,7’ye düştü. Raporda reel satış fiyatlarındaki düşüşün 7 aydır devam ettiği gözlemlendiği belirtildi. Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi işbirliğiyle hazırlanan "Kiralık ve Satılık Konut Piyasası Görünümü" şubat raporu yayımlandı. Buna göre, ortalama kiralık konut ilan metrekare fiyatındaki yıllık artış oranı ocakta yüzde 80,5 olurken, satılık konut fiyatlarında yıllık artış yüzde 55,7’ye düştü.


KİRALIK KONUT PİYASASI

Türkiye genelinde ortalama kiralık konut ilan metrekare fiyatındaki yıllık artış oranı ocakta yüzde 80,5’e geriledi. Ocak ayında ülke genelinde ortalama kiralık konut ilan m2 fiyatı 138,2 TL oldu. Yani 100 metrekarelik kiralık bir evin ortalama fiyatı 13 bin 820 TL oldu. Yıllık kira artış oranı İstanbul’da yüzde 66,2, Ankara’da yüzde 143,9, İzmir’de ise yüzde 101,2 oldu. Ortalama kiralık konut ilan m2 fiyatları İstanbul’da 179,7 TL, Ankara’da 125 TL, İzmir’de ise 153,9 TL oldu.


SATILIK KONUT FİYATLARI

Satılık tarafında ise cari fiyatlarda yıllık artış oranı aralık ayına kıyasla ülke genelinde 9,4 puan azalarak yüzde 55,7’ye düştü. Buna göre Türkiye genelinde ortalama satılık konut ilan m2 cari fiyatı 26 bin 545 TL olmuştur. Böylece 100 metrekarelik bir evin ortalama fiyatı 2 milyon 654 bin TL oldu. Satılık konut ilan metrekare cari fiyatlarındaki yıllık artış oranları üç büyük şehirde de azalarak İstanbul’da yüzde 46,9, Ankara’da yüzde 70,6 ve İzmir’de yüzde 53,4 oldu. Ortalama satılık konut metrekare fiyatları İstanbul'da 36.722 TL, Ankara'da 20.000 TL ve İzmir'de 30.125 TL oldu.


REEL FİYATLAR 7 AYDIR DÜŞÜYOR

Raporda reel satış fiyatlarındaki düşüşün 7 aydır devam ettiği gözlemlendiği belirtildi. Reel fiyatlardaki yıllık düşüş oranı ülke genelinde yüzde 5,5'e, İstanbul’da yüzde eksi 10,9'a, İzmir'de yüzde 7'ye kadar gerilerken, Ankara'da ise düşüş yüzde 3,5 seviyesinde kaldı. Cari fiyatlardaki yıllık artış oranı ise aralık ayına kıyasla ülke genelinde 9,4 puan azalarak yüzde 55,7'ye düştü. 2020 Mayıs'tan itibaren sürekli artan ülke genelindeki reel konut fiyat endeksi önceki 6 ayda olduğu gibi ocakta da gerilerken, endeks ocakta aralık ayına kıyasla 8,7 puanlık azalışla 177,7 oldu. Aralık ayından ocak ayına enflasyon oranı yaklaşık yüzde 6,7 olurken, Türkiye genelinde cari konut fiyat artışı aynı dönemde yüzde 1,7'de kaldı. Ortalama satılık konut m2 fiyatları İstanbul'da 36 bin 722 lira, Ankara'da 20 bin lira ve İzmir'de 30 bin 125 lira olarak değerlendirildi.


ARZ TALEP DENGESİ DEĞİŞİYOR

Rapora göre, satılık konut ilan sayısı ülke genelinde, Ankara ve İzmir'de çok az da olsa artarken, İstanbul'da azaldı. Satılık konut arzı geçen aya kıyasla ülke genelinde yüzde 0,5, Ankara'da yüzde 1,7, İzmir’'e ise yüzde 0,7'ye yükseldi. İstanbul'da ise yüzde 0,3 puanlık düşüş kaydedildi. 2023 yılı 6 Şubat depremlerinden sonra çok sert bir düşüş gösteren konut talebi temmuz ayındaki artıştan sonra kasıma kadar geriledi. Ancak konut talebi aralıkta artış trendine geçerek ocakta da aralık ayına kıyasla yüzde 15,3 artarak 107,9 oldu. Konut talebi ise geçen ocak ayına kıyasla yüzde 54,2 daha düştü.

17 Şubat 2024 Cumartesi

Akaryakıt fiyatları rekor kırıyor: Motorinden sonra benzine de zam geldi! 17 Şubat 2024 güncel benzin motorin ve LPG fiyatları...

benzine zam geldi

Akaryakıt fiyatları rekor seviyeye çıktı. Motorine gelen dev zammın ardından benzinde de bugünden itibaren geçerli olmak üzere 1,79 lira zam geldi. 17 Şubat 2024 benzin motorin (mazot) LPG (otogaz) fiyatları ne kadar? İşte güncel fiyatlar... Döviz kuru ve petrol fiyatlarındaki hareketlilikler benzin ve motorin fiyatlarına indirim veya zam olarak yansıyor. Brent petrolün varil fiyatı ise dün 82,66 dolara kadar yükseldi. Döviz kuru ise kademeli yükselişine devam ederken Foreks piyasalarında dolar/TL güne 30,75 seviyesinden başladı. Euro/TL ise 33,10 liradan alıcı buluyor. 


Motorine gelen 2 lira 56 kuruşluk zammın ardından benzine de zam pompaya yansıdı. Benzinin litre fiyatına 17 Şubat tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 1,79 lira zam geldi. Benzine yapılan son zamla birlikte yılbaşından bu yana benzin fiyatları yüzde 19,44 arttı. Yılbaşında benzin fiyatları 34,51 TL seviyesinde bulunuyordu.Seçimlerden bu yana ise benzin fiyatları yüzde 108 arttı. Seçimlerden önce benzin fiyatları 19,81 TL seviyesindeydi. Motorinin litre fiyatına da 2,56 lira zam gelmişti. Gelen zam ile birlikte motorinin litre fiyatı 45 lirayı aşarak rekor seviyeyi gördü. 


GÜNCEL AKARYAKIT POMPA FİYATLARINA GÖRE;

İstanbul

Benzin: 41,22 TL

Motorin: 44.34 TL

Ankara

Benzin fiyatı: 41,92 TL

Motorin fiyatı: 45,1 TL

İzmir

Benzin fiyatı: 42.13 TL

Motorin fiyatı: 45.31TL

LPG'nin litresi ise ortalama 20 liradan satılıyor. Fiyatlar iller, ilçeler ve bayiler arasında farklılık gösteriyor.


AKARYAKIT FİYATLARI NASIL HESAPLANIYOR?

Türkiye'de benzin ve motorin fiyatları hesaplanırken; Gümrüksüz rafineri fiyatına ÖTV ve EPDK payının eklenmesiyle KDV hariç Rafineri satış fiyatı bulunuyor. Gümrüksüz Rafineri Fiyatı hesaplanırken ise, Akdeniz-İtalyan piyasasında yayınlanan günlük CIF Akdeniz ürün fiyatları ve günlük Dolar kuru takip edilerek, belli bir fiyat değişim farkında gümrüksüz rafineri tavan satış fiyatı elde ediliyor. 

16 Şubat 2024 Cuma

TÜRDEF Başkanı Bostan geminin yaşına dikkat çekti: Yükleme esnasında hasar almış olabilir

TÜRDEF

Türkiye Denizcilik Federasyonu (TÜRDEF) Yönetim Kurulu Başkanı Arif Bostan, Marmara açıklarında seyir halindeyken İmralı Adası’nın güneybatısında batan gemi ile ilgili değerlendirmede bulundu. Altı mürettebatı olan ve yeri tespit edilen geminin yaşına dikkat çeken Bostan, "Bu tür gemilerde yıpranma olabiliyor. Yaşından dolayı ve limanda yükleme sırasında hasar almış olabilir. Yükü olduğu için batışı da hızlı olmuştur" dedi. Sabah saatlerinde Marmara Denizi'nin İmralı Adası yakınlarında 6 kişilik mürettebatı bulunan "BATUHAN A" adlı kuru yük gemisi su alarak battı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya bölgeye çok sayıda kurtarma ekibinin yönlendirildiğini söylerken çalışmaların yoğun şekilde devam ettiği belirtildi. 


Geçtiğimiz yıllarda Zonguldak Karadeniz Ereğli'de Kamerun Bayraklı 'Pallada' gemisi karaya oturarak ikiye ayrıldı. Yine aynı bölgede Türk bayraklı Kafkametler adlı gemi, yağış ve fırtına sonrası batmıştı. İstanbul’a yola çıkan "Raptor" adlı yük gemisi de Midilli açıklarında batmış ve hafızalara kazınmıştı.Türkiye Denizcilik Federasyonu (TÜRDEF) Yönetim Kurulu Başkanı Arif Bostan, www.tgrthaber.com.tr'ye bugün yaşanan gemi batması sonrası açıklamalarda bulundu. 


'YAŞLI BİR GEMİ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUZ'

"BATUHAN A" adlı geminin yük alırken hasar almış olabileceği ihtimaline dikkat çeken Bostan, "Bugün su alarak batan 'Batuhan-A" gemimiz 69 metrelik, Türk bayraklı, sahile yakın seyreden ve biz denizcilerin 'küçük' olarak tabir ettiğimiz bir gemidir. Marmara Adası'nda kalktığı için geminin yükünün mermer olduğunu düşünüyoruz. Geminin üretim tarihini bilmemekle beraber yaşlı bir gemi olduğunu düşünüyoruz." dedi. 


'YÜKÜ FAZLA OLDUĞU İÇİN...'

Bu tür kazaların metal yorgunluğundan kaynaklı olduğunu belirten Bostan, "Direkt olarak denetimsizlikten kaynaklı bir sorun olduğu söyleyemem ama bu tür gemilerde metal yorgunluğu ve yıpranma olabiliyor. Yaşından dolayı ve limanda yükleme sırasında hasar almış olabilir. Fark edilmeyince su almış ve batmıştır. Yükü olduğu için batışı da hızlı olmuştur" tahmininde bulundu. 


BOĞAZLARDAKİ SÜRÜŞE DİKKAT ÇEKTİ

Boğazlarda lodosun ve ters akıntının tecrübesiz kaptanlara zorluk yaşattığını söyleyen Bostan, "Bu batışta boğazlardan kaynaklı bir durum olduğunu düşünmüyorum. Boğazlarımızdaki sıkıntı ise ters akıntı ve lodosun etkili olmasıdır. Bununla birlikte boğazları bilmeyen ve deneyimi olmayan kaptanların boğaz içinde daha da zorlu bir sürece giriyorlar. Küçük tonajlı bazı gemiler hiç geçemiyor hatta Gemi Trafik Hizmetleri izin vermiyor. Açık sularda sorun olmazken boğazlarda kısa süreli durmalar ve yol vermeler gerçekleşiyor. Sürekli dönüşler olduğunda ve akıntı meydana geldiğinde 'dümen dinlememe' olayı yaşanıyor. Dümen dinlememe olayını, akıntının etkisinde kalma, geminin akıntı gücünü yenememe olarak özetleyebiliriz" dedi. 


'5-6 KUVVETİNDE BİR HAVA VAR'

"İstanbul Liman Başkanlığı'na bağlı Gemi Sörvey Kurulu, denetimini yapıyor." diyen Bostan, "Meydana gelen kazaların denetimsizlikten kaynaklığını genel olarak söyleyemem. Son dönemlerde Türk bayraklı gemilere çok sıkı denetim yapılıyor. Geminin yaşı ve gemi yükleme esnasında meydana gelen, fark edilmeyen hasar sonrası kazalar yaşanıyor. Gemilerde yaş sınırı yok. Bir geminin kondisyonu yettiği sürece yüzebilir. Bugünkü kazada 5-6 kuvvetinde bir hava var" dedi. 

15 Şubat 2024 Perşembe

Fındık için kritik uyarı

Fındık

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, Karadeniz'de bir süredir devam eden hava sıcaklıkları ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. "Önümüzdeki günlerde hava sıcaklıklarının bu şekilde devam etmesi durumunda dallarda yaprak açma süreci başlayabilir. Bu da olası donda ürüne ciddi zarar verebilir" Soydan, fındık için önümüzdeki 1-1,5 ayın çok önemli olduğuna vurgu yaptı.Karadeniz'de bir süredir mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının ilerleyen zamanda sıfırın altına düşmesi ve beraberinde getireceği don riski, fındık üreticilerini tedirgin ediyor. Türkiye'nin fındık üretiminde önde gelen bölgesi Karadeniz'de, son haftalarda özellikle sahil ve orta kesimde hava sıcaklıkları zaman zaman 20 dereceye kadar çıktı.


Sıcak havayla fındık dallarında karanfillerin (tomurcuk) açması ve döllenmeyi sağlayacak püsküllerin oluşmasından mutlu olan fındık üreticileri, özellikle mart ayında don yaşanmamasını temenni ediyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, Karadeniz Bölgesi'nde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğini söyledi. Sıcaklık nedeniyle fındık dallarında karanfiller ve püsküllerin erken açtığını belirten Soydan, karanfillerin açması ve püsküllerin tozlanmasıyla ilgili sürecin şimdilik normal şartlarda ilerlediğini ifade etti. Soydan, sıcak havaların bu şekilde devam etmesinin, ileriki günlerde don yaşanması halinde risk oluşturduğunu dile getirerek, 2004 ve 2014'te benzer tablonun yaşandığını, martta hava sıcaklığındaki ani değişikliklere bağlı meydana gelen zirai donun fındığı olumsuz etkilediğini kaydetti. 


"OLASI ZİRAİ DON HEPİMİZİ TEDİRGİN EDİYOR"

Sıcak havanın devam etmesi durumunda fındık tomurcuklarında erken yaprak açma durumunun gerçekleşebileceğine işaret eden Soydan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu da şu demektir; önümüzdeki mart ayında sıfırın altına inebilecek hava sıcaklığı fındığı don riskiyle karşı karşıya bırakabilir. İnşallah bölgemiz ve ülkemiz için son derece önemli fındıkta bu doğal afet gerçekleşmez. Şu anda dallarda karanfillerin açması, tozlanmayı ve döllenmeyi sağlayacak püsküllerin yeterince olmasından üreticilerimiz memnun ancak olası zirai don hepimizi tedirgin ediyor."


Soydan, fındık üreticilerinin kar yağışını beklediğine de dikkati çekerek şöyle konuştu:

"Beklentimiz kar yağışının olması ancak karla birlikte don gerçekleşmemesi en büyük arzumuz. Kar yağışı hem toprağın sulanması hem de fındık ağaçları için oldukça önemli. Önümüzdeki günlerde hava sıcaklıklarının bu şekilde devam etmesi durumunda dallarda yaprak açma süreci başlayabilir. Bu da olası donda ürüne ciddi zarar verebilir. Fındık için önümüzdeki 1-1,5 ay çok önemli."


ÜRETİCİLERE TARIM SİGORTASI ÇAĞRISI

Üreticilere, olası zirai dona karşı bahçelerini TARSİM (Tarım Sigortaları Havuzu) üzerinden sigortalatma çağrısında bulunan Soydan, "TARSİM'e başvuru 3 Mart'ta son bulacak. Üreticilerimizin bu riskleri göz önüne alarak gerekli başvuruları yapmalarını istiyoruz" ifadesini kullandı. TZOB Yönetim Kurulu Üyesi Soydan, sıcak havanın etkisiyle diğer meyvelerde de benzer durumun olduğu belirterek, "Fındık dışında birçok meyve ağacında da erken çiçek açma durumu söz konusu. Bu meyveler için yapabilecek pek bir şey yok ancak üreticilerimiz fındık için sigorta yaptırabilir. İnşallah fındık bir sorun yaşanmadan bu süreci atlatır. Tek temennimiz bu yönde" dedi.

14 Şubat 2024 Çarşamba

TMMOB’den maden faciasına ilişkin endişelendiren iddia: ‘Göçük altında kalan madenciler, resmi rakamın 5 katı’

TMMOB’den maden faciasına ilişkin endişelendiren iddia

TMMOB Metalurji ve Malzeme Mühendisleri Odası Başkanı İrfan Türkkolu, Erzincan İliç’te meydana gelen heyelan ile ilgili yetkilileri on yıldan beri uyardıklarını ifade ederek "Bize gelen açıklamalar resmi rakam ile uyuşmuyor, göçük altında kalan madencilerin resmi rakamın beş katı olduğu yönünde bir bilgi geldi bize” dedi. Erzincan İliç'teki Çöpler Altın Madeni'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından bölgede arama kurtarma çalışmaları başlatıldı. 


T24’ten Ege Vural’ın aktardığı habere göre, daha önce siyanür sızıntısıyla da gündeme gelen madende yaşanan toprak kaymasının sebebinin siyanürlü toprak olduğu söylenirken, TMMOB Metalurji ve Malzeme Mühendisleri Odası Başkanı İrfan Türkkolu, "Heyelan olmadan önce dahi yetkilileri defalarca uyardık, açıldığı zamandan beri bölge sağlığını tehdit eden bir madendi" diye konuştu.


RESMİ RAKAMIN 5 KATI İDDİASI!

Yetkililer tarafından yapılan kayıp sayısı açıklamasının gerçeği yansıtmadığını belirten Türkkolu, “Açıkçası bize gelen açıklamalar resmi rakam ile uyuşmuyor, göçük altında kalan madencilerin resmi rakamın beş katı olduğu yönünde bir bilgi geldi bize” dedi.  Arama ve kurtarma çalışmalarına katılacak olan ekiplerin mutlaka eğitimli kişiler olması gerektiğinin altını çizen Türkkolu, başka faciaların önüne geçilebilmesi için hızlı ve profesyonel müdahalenin olması gerektiğini vurguladı.


“BÖLGE SAĞLIĞINI TEHDİT EDEN BİR MADENDİ”

Madenin zararları ve kapatılması gerektiği konusunda yetkililerin defalarca kez uyarıldığını belirten Türkkolu, “Sadece şimdi değil, açıldığı zamandan bu yana bölge sağlığını tehdit eden bir madendi. Kaç kere kapatılması gerektiğini söylesek de yetkili kişiler maalesef madenin kapasitesini artırarak bize cevap verdiler” dedi.


“YAĞMUR YAĞARSA…”

Yaşanan olayın ardından en büyük temennilerinin gaz zehirlenmesi meydana gelmemesi adına yağmur yağmamasının olduğunu söyleyen Türkkolu, bir an önce bölge halkının sağlığı için gerekli adımların atılması konusunda yetkililere seslendi. Toprak kayması gerçekleşen alanda bulunan siyanürün otuz kilometrelik bir çevreyi etkileyeceği de belirtilirken gerekli ekipmanı ve eğitimi olmayan kişilerin de arama ve kurtarma çalışmalarında rol almaması gerektiği vurgulandı.

13 Şubat 2024 Salı

Türkiye'nin kredi risk primi (CDS) revize edildi

CDS

Şubatta başlayan düşüş eğilimini sürdüren Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 300 baz puana geriledi. Türkiye'nin CDS'lerindeki gerilemenin ülkenin iç ve dış dinamikleri kaynaklı olduğunu vurgulayan analistler, gelişmekte olan ülke CDS'leri ortalaması ile Türkiye'nin CDS'i arasındaki makasın 132 baz puanla 12 Ocak'tan bu yana en düşük seviyeye indiğini belirtti. Küresel bazda önemli merkez bankalarının faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına yönelik beklentiler mayıs ve haziran aylarına taşınsa da TL varlıklara olan talep güçlü kalmaya devam ediyor.


Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, rekor üzerine rekor kırarken, yabancı yatırım kuruluşlarının TL varlıklara ilişkin olumlu raporları da açıklanmaya devam ediyor. Son dönemde Türkiye'nin yurt dışı borçlanma ihalelerine yönelik artan ilgi de borçlanma faizlerinin düşmesi ve vadelerinin uzamasını sağlayarak uygulanan ekonomi programına güveni artırdı ve yatırımcı ilgisinin oluşmasına katkı sağladı. Geçen hafta 3 yerli kurumun borçlanma ihalelerine gelen talep de yabancı yatırımcının Türkiye'ye ilişkin olumlu algısı hakkında önemli bir sinyal verdi.


34 BAZ PUAN GERİLEDİ

Söz konusu gelişmelerin etkisiyle Türkiye'nin CDS'indeki düşüş eğilimi hızlandı.Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi, 2 Şubat'taki 334 baz puan seviyesinden yaklaşık 34 baz puan gerileyerek 300 baz puana düştü. Analistler, Türkiye'nin CDS'lerindeki gerilemenin ülkenin iç ve dış dinamikleri kaynaklı olduğunu vurgulayarak, gelişmekte olan ülke CDS'leri ortalaması ile Türkiye'nin CDS'i arasındaki makasın 132 baz puanla 12 Ocak'tan bu yana en düşük seviyeye indiğini ifade etti.


TÜRK VARLIKLARINA İLİŞKİN RİSK İŞTAHI ARTIYOR

Son bir haftada Eximbank, Türkiye Varlık Fonu (TVF) ve Hazine'nin yurt dışı borçlanma ihalelerinde toplamda 4 milyar dolar dış kaynak temin edilirken, toplam talep de 23,8 milyar dolar oldu. Buna göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 8 Şubat'ta 15 Mayıs 2034 vadeli 3 milyar dolar tutarında bir eurobond ihracı gerçekleştirildi. Söz konusu tahvilin kupon oranı yüzde 7,625, getirisi yüzde 7,875 seviyesinde oldu. İhraca yaklaşık 300 yatırımcı, toplam ihraç tutarının 3 katından fazla talep gösterdi. Eurobond ihracının ilk getiri beklentisi piyasaya yüzde 8,375 seviyesinde duyurulmuştu. Gelen güçlü yatırımcı talebi karşısında gösterge getiride 50 baz puanlık aşağı yönlü revizyon yapıldı ve ihracın nihai getirisi yüzde 7,875 seviyesinde gerçekleşti.


İhracın, son yıllarda yapılan ihraçlarla kıyaslandığında ilk getiri beklentisinden aşağı yönlü yapılan revizyonun en yüksek seviyede gerçekleştiği ihraçlardan biri olduğu belirtilirken, yeni yapılan ihracın ABD Hazine tahvil getirisi ile arasındaki farkın (spread) 371 baz puan olduğu, bu farkın Şubat 2020'de gerçekleştirilen ve benzer vadedeki ABD Hazine tahvili üzerine 298 baz puan ödenen 5 yıl vadeli ihraçtan bu yana en düşük seviyedeki prim farkına işaret ettiği kaydedildi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nda (TCMB) yaşanan başkanlık değişimine karşın izlenecek politikalarda bir değişiklik olmayacağına yönelik mesajların net şekilde verilmesinin yatırımcı güvenini yansıttığını ifade eden analistler, TCMB'nin Enflasyon Raporu toplantısının da "başarılı" bulunduğunu kaydetti. ABD Kongresi'nin Türkiye'nin 40 yeni ve 79 modernize edilmiş F-16 uçağı satın almasını onaylama kararının önemine işaret eden analistler, bunun gelecek dönemde ilişkilerin daha da olumlu anlamda gelişebileceği ihtimalini artırdığını söyledi.

11 Şubat 2024 Pazar

Döviz yatırımcısı dikkat! Euro'da yeni tarihi zirve! Dolar 31'e koşuyor: Dolar ve Euro bugün ne kadar oldu? 10 Şubat 2024 döviz fiyatları

Döviz yatırımcısı dikkat!

Haftanın son işlem gününde dolar yükselişini sürdürürken Euro TL karşısında rekor tazeledi. Merkez Bankası (TCMB) kısa süre önce atanan başkan Fatih Karahan tarafından açıklanan yılın ilk raporundaki para politikası mesajlarında, faizlerde indirim ya da artışın kısa vadede planlamadığı mesajını verdi. Dolar TL, Eylül 2023'ten beri devam eden kademeli yükseliş trendini sürdürerek 30.68 ile güne başladı. Bu verilere göre TL, Ocak ayında dolar karşısında yüzde 2.7 değer kaybetti. Yılbaşından beri TL'nin dolar karşısındaki kaybı ise yüzde 3.77 oldu. Euro TL ise 33.12 ile zirve tazeledi. Hazine dün 10 yıl vadeli dolar cinsi tahvil ihracıyla 3 milyar dolar borçlanırken, ihracın yatırımcıya getirisi yüzde 7.875 oldu. Bugün iç veri gündeminde ise Aralık ayı sanayi üretimi istatistikleri takip edilecek.


FAİZ İNDİRİMİ NE ZAMAN?

TCMB, yüzde 45 politika faizinin dezenflasyonun tesisi için gerekli parasal sıkılık düzeyinde olduğunu belirtirken, faiz indirimi konuşmak için ise "erken" olduğu mesajı verdi. Toplantıda verilen en belirgin mesajlardan biri ise Karahan'ın "politika duruşumuzun bir önceki raporda öngörülenden daha uzun süre korunacak olması (enflasyon) ana eğilime olumlu yansıyacaktır" cümlesi oldu. Bankacılar TCMB'nin bu mesajının faiz indirim ya da artış değil daha uzun süre sıkı politikanın korunmasını planlandığı şeklinde algıladı. TCMB Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay politika faizinde yapılan artışların etkisinin tam anlamıyla görülmesini sağlayacak olan aktarım mekanizmasını yeniden çalışır hale getirmeye odaklandıklarına dikkat çekti.


Akçay, yüzde 45 politika faizinin tam olarak piyasaya aktarabildikten sonra yıl sonu enflasyon tahmininde revizyonların konuşulması gerektiğini belirterek şöyle dedi:

"yüzde 36'yı neden yukarı revize etmediniz? İçinde çalıştığımız seti size şöyle anlatıyım. Ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti mevduat faizi linki kopmuş, politika faizi enflasyon linki kopmuş, faiz kur linki kopmuş. Biz yedi aydır kopan linkleri yeniden ihdas ediyoruz. Dolayısıyla yüzde 36 hedefini değiştirmekten ziyade o hedefe bizi sürekli yakınsayacak olan önlemleri devreye sokmak çok daha anlamlı." Geçen yıl seçimlerden sonra Hazine ve Maliye Bakanlığı'na Mehmet Şimşek'in getirilmesiyle kurulan yeni ekonomi yönetimi, 2021 yılında TCMB'nin faiz indirimleri ve TL'deki olağanüstü değer kayıpları ile başlayan enflasyon sarmalını durdurmak ve enflasyonu bu yılın ikinci yarısından itibaren düşürmek için para politikasını sıkılaştırmaya ve yüzlerce düzenleme ile kurulan yapıyı sadeleştirmeye başladı.


1 TRİLYON TL ÜZERINDE LİKİDİTE

Karahan mevduat faizleri ve TL mevduat payının, politika çerçevesinin "önemli bir bileşeni" olmayı sürdüreceğini de söyledi. Bankacılık sistemindeki likidite fazlası dün itibarıyla yaklaşık 110 milyar TL civarında. TCMB ise genel seçimlerden bugüne 1 trilyon TL üzerinde likidite çekti.


TCMB geçen hafta bir aydan uzun vadeli TL mevduat ve kur korumalı mevduat hesapları için tesis edilen zorunlu karşılıklara üç ayda bir faiz uygulanacağını açıklamıştı. Toplantıda hem başkan hem de Akçay bu uygulamanın pozitif etkilerini görmeye başladıklarına dikkat çekti. Yıl başından bu yana hafif gerileyen mevduat faizlerinde tekrar yukarı seyir görüldü. TCMB verilerine göre 22 Aralık'ta yüzde 52.6 ile zirveyi gören üç aylık ortalama mevduat faizi, 29 Ocak'ta yüzde 49.6'ya kadar geriledikten sonra 2 şubat itibarıyla tekrar yüzde 52'ye yükseldi.