Kahramanmaraş'ta konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu,
Antakya'da 2 konuttan 1'inin yıkık olduğunu açıkladı. Depremden etkilenen
bölgelerde delil olmadan enkazın kaldırılmadığını da söyleyen Bakan Soylu,
güvenlik gücü sayısının 3'e katlandığını belirtti.
Türkiye iki büyük deprem felaketinin yaralarını sarmaya
çalışıyor.
İlki 7,7 ikincisi 7,6 büyüklüğündeki deprem; Kahramanmaraş,
Kilis, Diyarbakır, Adana, Osmaniye, Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman, Malatya ve
Hatay'da büyük yıkıma yol açtı.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kahramanmaraş merkezli
depremlerle ilgili şu ana kadar 335 bin 956 ailenin hesaplarına 10'ar bin lira
gönderildiğini bildirdi.
Kahramanmaraş Afet Koordinasyon Merkezi'nde açıklama yapan
Bakan Soylu, kentte salgın hastalığın, bağırsak enfeksiyonu gibi bir yayılımın
söz konusu olmadığını söyledi.
Sağlık Bakanlığı yetkililerinin, salgın hastalıklara karşı
atılacak adımlar konusunda uyarılarda bulunduğunu aktaran Soylu, bu konudaki
dikkatin en üst seviyede olduğunu dile getirdi.
Geçici barınma merkezleri olarak çadırların kurulduğunu
ifade eden Soylu, deprem bölgesine yaklaşık 200 bin çadırın sevk edildiğini,
bunların önemli bölümünün kurulduğunu aktardı.
Yaklaşık 100 bin çadırın daha depremden etkilenen illere
sevk edileceğini bildiren Soylu, "Konteyner yaşam alanları yapılacak.
Bunlarla ilgili yerler tespit edildi, altyapılar yapılıyor. Bu, bir yıllık bir
süreç. Vatandaşlarımıza şunu ifade etmek istiyorum; bu bir yıllık süreçte, son
10 günde gösterdiğiniz yüce gönüllülüğü, yardımlaşma duygusunu devam ettirmek
zorundayız." diye konuştu.
Kahramanmaraş'taki arama kurtarma çalışmaları kapsamında,
bir kişinin daha enkazdan canlı çıkarıldığını dile getiren Soylu, "Allah,
bu çalışmalarda ümidimizin önümüzdeki saatlerde de daha fazla devam etmesini
nasip etsin. Arkadaşlarımız, büyük bir gayret ve mücadeleyle durmadan çalışmaya
devam ediyorlar." ifadesini kullandı.
''EN ÇOK İHTİYAÇ BUGÜN VAR''
Deprem bölgesindeki aşevlerinin bir yıllık süreçte
sürdürülebilir olması gerektiğini vurgulayan Soylu, "Aşevlerinin yemek
yapmaya ve milletimize yemek hizmeti vermeye yönelik ihtiyaçlarını
sürdürülebilir kılmamız lazım. Kuru gıdayı, hijyeni ve birinci el giysileri de
sürdürülebilir kılmamız gerekiyor." dedi.
"Binlerce araba geldi. Çok büyük tıkanıklık var. Acaba
daha ihtiyaç yok mu?" değerlendirmesi yapıldığını aktaran Soylu, "En
çok ihtiyaç bugün var." vurgusunu yaptı.
Soylu, "Kahramanmaraş'ta şu anda 215 enkazda arama
kurtarma çalışmaları devam ediyor. Nitelikli binalar kaldı. Nitelikli binalardaki
arama kurtarma çalışmalarını bazı binalarda 24 saat esasıyla devam
ettiriyoruz." bilgisini verdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, depremzedelere ilk
etapta hane başına 10'ar bin lira destekte bulunulacağı yönündeki açıklamasını
hatırlatan Soylu, "Bu kapsamda şu ana kadar 335 bin 956 ailenin
hesaplarına 10'ar bin lira gönderildi." dedi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının hasar
tespitlerini sürdüğüne değinen Soylu, "İlk etapta 335 bin 956 tespit
yapıldı, yapılmaya devam ediyor. Hasar tespitlerinin ortalama yüzde 30-35
civarı tespit edilmişse bu, daha üçte biridir. Hane başına 10'ar bin lira,
depremzede ailelerin hesaplara aktarılmaya devam edilecek."
değerlendirmelerinde bulundu.
''DEVLETLE EŞ KOŞMAYA ÇALIŞAN VARSA...''
1833 dernek ve sivil toplum kuruluşunun 59 bin 814 kişiyle
bölgede çalıştığını belirten Soylu, şunları kaydetti:
"Muhakkak ki iyi niyetliler olduğu gibi aldığı desteği
tam yerine ulaştıramayanlar veya az da olsa bunun istismarını yapmak isteyenler
de olabilir. Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğümüz, bu konuda gerekli
bütün denetimleri yani ne almış, nereye gitmiş, ne olmuş, yarın öbür gün
herhangi bir tartışmaya, istismara mahal vermemek için yapıyor. Bu, yalnızca bu
alana yönelik değil. Toplanan bağışlarla ilgili ne harcandı, nereye harcandı,
ne kadar harcandı? Bu, geçmiş dönemlerde olduğu gibi bu dönemde de aynı
istikamette devam edecek. Bizim birçok AFAD da sivil toplum da dahil
çalıştığımız sivil toplum kuruluşu ve dernek var. Bunlar kendileri isterler yani
'Bizi denetleyin ve biz bu konuda milletimize ve bağışçılarımıza karşı bir
mahcubiyet içinde olmayalım.' diye. Bu durumla karşı karşıya geldiğimizde bu
ortaya koyulur. Bunu istismar eden, bu konuda devletle eş koşmaya çalışan varsa
da elbette ki gereği yerine getirilecek."
''BİZE YAPILAN İHBARLARIN YÜZDE 99'U BOŞ ÇIKTI''
Şehirler normalleşmeye başladığında, konteyner şehirler
oluşturulduğunda tahliye edilen vatandaşların şehirlerine döneceklerini aktaran
Soylu, dönen vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanacağını belirtti.
Afet bölgesindeki güvenlikle ilgili bir dedikodunun olduğunu
aktaran Soylu, şöyle devam etti:
"Her alanda 'süreci nasıl bir sekteye uğratırım'
gayretinde olanlar var. Biz Kahramanmaraş'tayız, bir yağma görmedik.
Adıyaman'da, Osmaniye'de bir yağma yok. 'Devletin bu konuda ortaya koyduğu
otoriteyi ve iradeyi buradan sarsabilir miyim?' düşüncesinde olanlar, 'Ben
fırsatı elime geçirdim, buradan da bir darbe indirebilir miyim?' derdinde
olanlar, bu dedikoduları değerlendiriyorlar ve bu dedikoduları toplumun
tamamında bir endişeye sevk etmek maksadıyla ortaya koymaya çalışıyorlar."
Afet bölgesindeki güvenlik görevlisi sayısının diğer illere
göre fazla olduğunu vurgulayan Soylu, "Elbette ki hırsız hırsızdır,
fırsatını bulunca eğer vicdanı da yoksa açıktaki bir malı almak isteyebilir,
buna da güvenlik görevlileri gerekli müdahaleyi ihbarlar çerçevesinde
yapıyorlar. Bize yapılan ihbarların yüzde 99'u boş çıktı ama biz gitmekle
mükellefiz." dedi.
Bakan Soylu, güvenlikle ilgili konularda yargının da gerekli
hassasiyeti gösterdiğini, herhangi bir asayiş eksikliği olmaması için
çalıştıklarını belirtti.
Güvenlik sorununu sürekli gündeme getirenlerin güvensizlik
oluşturmaya çalıştıklarını söyleyen Soylu, "Bu hesabı yapanlar, devletin
ve milletin uğraştığı bu zorlu meselede sadece çelme takma, oyalama ve bizi
esas çalışmamızdan ayırma durumunda olanlardır. Onlarla ilgili de sosyal medya
üzerinden siber suçlar birimimiz gerekli çalışmaları yapmakta, gerekli
tespitleri de yaptıktan sonra yargının karşısına getirmektedirler." diye
konuştu.