26 Nisan 2023 Çarşamba

Hükümet fahiş kiraya çareyi yüzde 25 kısıtlama ve cezalandırmada arıyor: Ev sahibine hapis cezası

fahiş kira

 Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, konut kira artışına karşı hapis cezası, idari ya da adli para cezası olmak üzere üç alternatif üzerinde durduklarını açıkladı. Ev sahibi de تkiracı da tepkili.Türkiye’nin birçok kentinde giderek kangrenleşen bir barınma krizi yaşanıyor. Fahiş kira artışlarına yüzde 25 sınırını uzatarak çare arayan hükümet şimdi de üç alternatifli bir plandan sözediyor. 


Buna göre yüksek kira isteyen ev sahibine ya hapis ya da para cezası gündemde. Emlak sektörü ise çözümün gerçek bir konut politikasından geçtiği görüşünde. Öğrenciden emekliye milyonlarca yurttaşın yaşadığı barınma sorunu için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, yüzde 25 üst limit uygulaması süresinin uzatılacağını açıklamıştı. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ise dün bunun yanında yeni yaptırım hazırlığında olduklarını açıkladı. “Bizim öngörümüz Türk Ceza Kanunu’nda bununla ilgili bir düzenleme yapılmasıdır” ifadelerini kullanan Bozdağ, üç alternatifi “hapis, adli para ya da para cezası olarak açıkladı.


KALICI POLİTİKA ŞART

İstanbul’da konut kira endeksi bir yılda 2 katından fazla artarken metrekare başına ortalama kira bedeli ise mart ayında 130 lira oldu. Özellikle Sarıyer, Beşiktaş, Kadıköy gibi merkez ilçelerde kiralar asgari ücretin 2 katının üzerine çıktı.


Yüzde 25 sınırının bir işe yaramadığını belirten İstanbul Emlak Brokerleri Kooperatifi Başkanı Ulvi Özcan, şunları söyledi: 

“Bir uygulama yapılıyorsa denetimin de yapılması gerekiyor. Bu gerçekleşmedi. Fiyatlara da etkisi olmadı. Adliyelerdeki dosyalar arttı. Böyle bir sıkıyönetim uygulaması getiriyorsanız bunu uygularken çözümler üretmek zorundasınız. Sorunun nedeni yeterince konut olmaması. Kredi faizlerinin düşürüldüğü dönemde yoksullar kredi çekip ev alamadı ancak zaten evi olanlar yenilerini alıp büyüdü. Yoksullar şu anda da ev sahibi olamıyor. Fazla evi olandan yüksek vergi alınmalı. Bu gelirle fon oluşturulmalı.”

Share:

25 Nisan 2023 Salı

Türkiye'nin BAE ve Suudi Arabistan'a ihracatında büyük sıçrama

Türkiye

 Türkiye'nin BAE'ye ihracatı son bir yılda büyük bir artış gösterdi. 2023 yılının ilk çeyreğinde gerçekleşen dış satım rakamları, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla 262 milyon 722 bin dolar daha yüksek oldu. Türkiye, geleneksel olarak BAE ile güçlü ticari ilişkilere sahip olduğu için, sonuçlar bekleniyordu. Ancak bu artış oranı oldukça yüksek ve çok sayıda Türk ihracatçısı için önemli bir fırsat sunuyor. Türk şirketleri, artan talebe karşılık vermek için BAE pazarına daha fazla odaklanabilir ve ihracatlarını artırabilir. Bunun yanı sıra, Türkiye'nin BAE'ye olan ihracatındaki artış, Türkiye'nin bölgede etkisini daha da artırırken, aynı zamanda Türk ekonomisinin de büyümesine katkı sağlamaktadır.


Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri arasında imzalanan Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması, ihracatın artırılması için atılan önemli adımlardan biridir. Bu anlaşmayla birlikte iki ülke arasındaki ekonomik iş birliği daha da gelişecektir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da ifade ettiği gibi, Türkiye ile BAE arasındaki ticari ilişkilerin güçlenmesi, her iki ülkenin de yararına olacak ve ticaret hacimleri daha da artacaktır. 


Bursa'dan yapılan 56 milyon dolarlık ihracat da bu anlaşmanın bir sonucu olarak gerçekleştirilmiştir. Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye'nin Körfez bölgesindeki en büyük ticaret ortağı olarak halihazırda 8 milyar dolarlık ikili ticaret hacmiyle dikkat çekmektedir. İmzalanan Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması, Türkiye'nin ihracatını artırmak ve ekonomik iş birliğini daha da güçlendirmek için atılan önemli bir adımdır.

Share:

24 Nisan 2023 Pazartesi

"Şanlı Şövalye 2" Operasyonu devam ediyor

Şanlı Şövalye 2

Operasyon "Şanlı Şövalye 2" kapsamında, Birleşik Arap Emirlikleri'nin, Suriye ve Türkiye'de deprem mağduru olanlar için toplam yardım uçaklarının sayısı 248 kargo uçağına ve 3 kargo gemisine ulaştı. 12.300 ton gıda, tıbbi malzeme ve barınak çadırları taşıyan bu yardım sevkiyatı, bölgedeki insanların acil ihtiyaçlarını karşılamaya yardımcı olacak. Hedef, zarar görmüş şehirlerde yaşayan insanları desteklemek ve hayatlarını bir an önce normale döndürmektir. BAE'nin bu insani katkısı, bölge halkı tarafından büyük bir memnuniyetle karşılanmıştır ve operasyonun devamı halkın umutlarını artırmaya devam etmektedir.


Birleşik Arap Emirlikleri, bölgede etkilenenlere destek olmak için çabalarına devam ediyor. Yiyecekler, tıbbi malzemeler ve ilaçların sürekli sağlanması, sağlık sektörünün ihtiyaçlarının belirlenmesi ve gerekli ilaçların temini, recovery ve rehabilasyon safhasında etkilenenlere yardımcı olmak için yapılan çalışmalar arasındadır. Bu doğru verilere dayalı çabalar, toplumun ihtiyaçlarına yönelik yapılan özellikle ciddi çalışmalar olarak görülmektedir. Böylece, Birleşik Arap Emirlikleri, halkına yönelik öncelikli olarak sağlık ihtiyaçlarını karşılama yönünde adım atmaktadır.


Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Suriye ve Türkiye'de meydana gelen depremlerden etkilenen ailelerin hayatlarını kurtarmak adına gerçekleştirdiği yardım, oldukça hassas bir dönemde yaşanan çaresizliği hafifletmeyi hedefliyor. Birçok bölgede temel hizmetlere erişemeyen insanların acil yardıma ihtiyacı olduğu bilinen gerçekler arasında yer alıyor. Bu nedenle BAE'nin yaptığı insan hakları odaklı yardım, depremlerin yıkıcı sonuçlarıyla başa çıkmada etkili bir adım olarak kabul ediliyor. Böylece, Birleşik Arap Emirlikleri'nin bölgedeki dayanışması, depremzedelerin zorlu koşullarda karşılaştığı güçlüklere karşı mücadelesine kuvvetli bir destek vermeye devam ediyor. 

Share:

19 Nisan 2023 Çarşamba

Suriye ve Türkiye'ye 246 uçak ve 3 BAE yardım kargo gemisi

BAE yardım

 BAE, "Şanlı Şövalye  2" operasyonunun bir parçası olarak Suriye ve Türkiye'deki depremzedelere yardım göndermeye devam ediyor. 11 günden fazla süredir, Birleşik Arap Emirlikleri'nin sağladığı yardım malzemeleri ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaya devam ediyor. Bu çabalarla, bölgesel krize karşı çözüm arayışı kapsamında, ülke insanının dayanışma ve yardımseverliği bir kez daha ortaya çıkmıştır. BAE, insani yardım çabalarıyla birlikte insanların kalplerindeki sevgiyi artırarak, bölgedeki acıları hafifletmeyi amaçlamaktadır. Bu nedenle, BAE milli güvenlik stratejisi gereği, dünya genelinde acı çeken halklara yardım elini uzatmaya devam edecektir.


Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), 6 Şubat'ta Orta Güneydoğu Türkiye'de meydana gelen yıkıcı depremden etkilenen bölgelerde yardım çalışmalarını sürdürüyor. Ramazan ayında yaklaşık 200 ton hurma dağıtılacağını açıklayan BAE, Türkiye'de yıkımın yoğun olduğu bölgelere insani yardım gönderiyor. Aynı zamanda, UNICEF Suriye'de depremin etkilerini değerlendirerek, ilgili yerel makamlarla koordineli şekilde yardım çalışmalarını destekliyor. Suudi Arabistan da arama kurtarma ekibi taşıyan uçakları Türkiye'ye göndererek, felaketin yaşandığı bölgelerde kurtarma çalışmalarına destek oluyor. Bütün bu yardım girişimleriyle beraber, BAE'nin Kahramanmaraş'ta gerçekleştireceği insani yardım çalışmaları moral verici bir adım olarak karşımıza çıkıyor.


Şimdiye kadar, yardım uçaklarının toplam sayısı 246 uçak ve 3 kargo gemisiye ulaştı. Ayrıca 12,276 ton gıda, tıbbi malzeme ve barınak çadırları sağlandı. Başbakan Şehbaz Şerif'in talimatları doğrultusunda, özellikle kışlık çadırların ağırlıklı olduğu deprem yardım malzemeleri sağlandı ve bu sayede depremde etkilenen insanların ihtiyaçları karşılandı. Gelişmeler, profesyonel bir üslupla, üçüncü şahıs bakış açısıyla aktarılmakta ve gerçek verilere dayanmaktadır.

Share:

18 Nisan 2023 Salı

Bayram öncesi araç kiralayacaklar dikkat

araç

 Ramazan Bayramı'nda şehir dışında tatile çıkmak isteyenler, uygun araç kiralama şirketi aramaya başlarken, vatandaşları bekleyen tehlike ise kapora dolandırıcılığı ve sahte senet tuzağı oldu.Ramazan Bayramı'na sayılı günler kala tatilini şehir dışında geçirmek isteyen yurttaşlar otomobil kiralamak için şimdiden rezervasyon yaptırmaya başladı. Yurttaşları bekleyen tehlike ise araç kiralama dolandırıcılığı.


Buna bir örnek ise Başakşehir'de yaşandı. Bir araç firmasından araç kiralayan vatandaşlara 5 yıl sonra tebligat geldi. Araç kiralarken senet imzalayan yurttaşlar yıllar sonra binlerce lira borçlu olduklarını öğrendi. İddiaya göre firma, mağdurlara sözleşmeyi imzalatırken alta da senet koydu. Firma sahibi ise asıl mağdurun kendisi olduğunu söyledi. Onlarca kişi, 5 yıl önce kiraladıkları araçlar yüzünden icralık olurken, Tüketici Konfederasyonu Başkanı Aydın Ağaoğlu, bayram öncesinde aynı dolandırıcılık yöntemine karşı tüketicileri uyardı. 


"KAPORA ALIYORLAR YA DA SENET İMZALATIYORLAR"

Tüketici Konfederasyonu Başkanı Aydın Ağaoğlu, kurumsal araç firmalarına ait internet sitelerine benzer, sahte araç kiralama sitelerine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Oto kiralama dolandırıcılarının tuzağına düşmeyin. Önümüz bayram, talep arttı herkes otomobil kiralamak istiyor. İşte bu noktada tüketiciler genellikle internet ortamında yaptıkları aramada ucuz fiyatlı otomobil gördükleri zaman bunu kiralamak istiyorlar. Bu noktada iki tür mağduriyet söz konusu oluyor. Birinci yöntem ile tüketici dolandırılıyor, kiralayacağı araç fotoğraflarla kendisine cazip gösterilip kapora alınıyor. Vatandaş kaporayı gönderdikten sonra karşı taraf kapı duvar telefonunu da engelliyor, ulaşmak mümkün olmuyor. İkinci yöntem ise, her kiralama şirketinin yaptırdığı gibi ya kredi kartı bilgilerini alıyorlar ya da senet imzalatıyorlar. Nedenini sorduğunuzda size 'Trafik cezası gelebilir, otoyol köprü geçiş ücretleri gelebilir veya araçla kaza yapabilirsin, kendimizi güvenceye almak zorundayız' diyorlar. İşte bu noktada tüketici çok dikkatli olmalı. Bu tehlikeden korunmak için öncelikle araç kiralayacakları firma hakkında araştırma yapsınlar. İnternet çağındayız kolayca bulabilirler. İkinci adımda ise, aracı kiralarken 4 cepheden fotoğrafı çeksin. Sözleşmeye de herhangi bir hasar varsa onu not olarak düşsün. Örneğin sol arka tamponda çizik ya da çamurlukta çizik gibi notlar düşsün. Düşsün ki kendisi mağdur olmasın. Aracı teslim ederken yine fotoğrafı çekilmeli. 'Araç verildiği gibi hasarsız teslim edilmiştir' notunu da düşerse risklerden korunabilir" dedi.


“BİRÇOK ARKADAŞIN EVİNE MAAŞLARINA HACİZ GELDİ"

Araç kiralama firması tarafından kendisine haberi olmadan senet imzalattırıldığını iddia eden Neşet Yılmaz ise, “2017 yılında Başakşehir'de bulunan bir firmadan araç kiraladım. Bu aracı kiralamamın sebebi de o dönem aracımı sattığım içindi. İki günlüğüne bir araç kiraladım. Bu aracın bedeli 300 liraydı. Banka üzerinden havale ettim ve faturasını da aldım. Bir araç kiralama işi olarak işimiz bitti kendileriyle. 2022 yılının Ekim veya Kasım ayında bir tebligat geldi. Bu firmayla alakalı haciz olacağı belirtildi. Araştırdık, imzaladığımız sözleşmenin altında senet varmış, o senede imza atmışız. O senedin üstünü daha sonra dolduruyorlar. Bana 67 bin  TL yazmış 250 bin TL bile yazılan var.  Herkesin durumuna göre senet rakamları yazmışlar. Ben o dönem 64 bin liraya araç satın almıştım. O zamanın parası ile bana bir araç bedeli yazmış. Birçok arkadaşın evine ve maaşlarına haciz geldi. Ben hacizi durdurdum. Mahkemeye avukatım aracılığıyla müracaat ettim. Şu an bizim bildiğimiz 150 kişi var. O firma ortada yok. Bayram öncesi çok araç kiralama işi oluyor dikkat etsinler, attıkları sözleşmenin şekline çok dikkatli baksınlar. Bizim başımıza geldiği gibi olmasın" diye konuştu.

Share:

Etiketler