24 Ekim 2023 Salı

Kanlı para oyunu nedir? Kanlı para oyunu nasıl oynanır? Kanlı para oyunu yasaklandı mı?

Kanlı para oyunu

Öğrenciler arasında giderek popülerleşen kanlı para oyununu ne olduğu veliler tarafından araştırılıyor. Ciddi yaralanmalara neden olan bu oyunun nasıl oynandığı merak ediliyor. Peki, Kanlı para oyunu nedir? Kanlı para oyunu nasıl oynanır? Kanlı para oyunu yasaklandı mı?

Öğrenciler arasında madeni parayla oynanan kanlı para oyunu sosyal medyada gündem oldu. Peki, Kanlı para oyunu nedir? Kanlı para oyunu nasıl oynanır? Kanlı para oyunu yasaklandı mı?


KANLI PARA OYUNU NEDİR?

Madeni para ile oynanan kanlı para oyununda cezalandırma sistemi sebebiyle ellerde ve parmaklarda kanamalar meydana geliyor. Öğrenciler oyunun daha da kanlı olması için madeni paraların etrafına bıçakla kesikler oluşturuyor.


KANLI PARA OYUNU NASIL OYNANIR?

Madeni para havaya atılır ve elin ters kısmıyla havada tutulmaya çalışılur. Parmaklar arasında sıkıştırıldıktan sonra kanlı para denilerek masaya 3 kez vurulur. Oyunu oynayan kişi parayı düşürürse cezalandırılıyor. Bu ceza da parayı düşüren kişinin elini yumruk yaparak masaya dik olarak koyması ve karşıdaki kişinin madeni parayla vurmasına dayanıyor.


KANLI PARA OYUNU YASAK MI?

Birçok okul, kanlı para oyununun tehlikelerini göz önünde bulundurarak bu oyunu yasakladı. Ancak maalesef, birçok öğrenci bu yasağa rağmen oynamaya devam ediyor.

Share:

23 Ekim 2023 Pazartesi

Bakan Şimşek: Yurtdışından önemli bir finansman imkanı sağlanacak

Bakan Şimşek

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Son dönemde ülkemize yönelik yabancı yatırımcı ilgisi artmıştır. Yurtdışından önemli bir finansman imkanı sağlanacaktır” dedi. HORASIS Global Toplantısı, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, uluslararası yatırımcı ve üst yöneticilerin katılımıyla Gaziantep'te gerçekleştirildi.


Şimşek, burada Türkiye ekonomisinin görünümüne ilişkin yaptığı sunumda, ekonominin makro zorlukları ve çözüme yönelik politikaları ile Türkiye'deki yatırım fırsatlarını anlattı. Ticaret ortaklarının zayıf büyümesi, uzun süre yüksek seviyede kalacak küresel faizler, artan enerji fiyatları ile güçlü doların karşılaştıkları küresel zorluklar olduğuna işaret eden Şimşek, enflasyonla mücadelenin ise en önemli öncelikleri olduğunu vurguladı.


Şimşek, dezenflasyon için sıkı para politikası ile seçici kredi ve miktarsal sıkılaştırma adımlarının devreye alındığını dile getirerek, "Deprem harcamaları bütçe dengesinde geçici bozulmaya yol açtı. Mali disiplinin tesis edilerek kamu mali dengesinin iyileştirilmesi önemlidir" diye konuştu. Mali disiplini yeniden sağlayacak gelir ve harcama politikalarının uygulamaya alındığına dikkati çeken Şimşek, program dönemi sonunda bütçe açığının, yüzde 3 olan Maastricht Kriteri'nin altında gerçekleşmesinin hedeflendiğini söyledi.


"ÜLKEMİZE YÖNELİK YABANCI YATIRIMCI İLGİSİ ARTTI"

Şimşek, Türkiye'nin borçluluk seviyesinin düşük olduğunun altını çizerek, kamu borçluluğunun düşük seviyesinin deprem gibi büyük bir harcamayı karşılayabilecek imkan oluşturduğunu kaydetti. Türkiye'nin yıllık büyüme ortalamasının yüzde 4,8, son 20 yıllık ortalamasının da yüzde 5,4 seviyesinde olduğunu belirten Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Ancak, son dönemde büyümenin kompozisyonunda yeniden dengelenme ihtiyacı oluşmuştur. Artan turizm gelirlerine rağmen son dönemde güçlü iç talep ve yüksek altın ithalatı cari işlemler açığını olumsuz etkilemiştir. Yeniden dengelenme ve normalleşmesi beklenen altın ithalatı ile cari açıkta iyileşme gözlenecektir.


'YURTDIŞINDAN ÖNEMLİ BİR FİNANSMAN İMKANI SAĞLANACAKTIR'

Ayrıca, doğalgaz ve petrol üretim potansiyelimiz önümüzdeki dönemde enerji ihtiyacımızın bir bölümünü karşılar hale gelecektir. Son dönemde ülkemize yönelik yabancı yatırımcı ilgisi artmıştır. Yurt dışından önemli bir finansman imkanı sağlanacaktır. Uluslararası rezervlerde iyileşme sürmektedir. Para ve maliye politikasındaki uygulamalar önümüzdeki dönemde kapsamlı yapısal reformlarla desteklenecektir. Türkiye, uluslararası ticarete elverişli merkezi konumu, büyük iç pazarı, genç ve dinamik nüfusu, nitelikli ve rekabetçi iş gücü, liberal yatırım ortamı ve tamamlanmış lojistik altyapısıyla yatırımcılar açısından oldukça cazip bir ülkedir. Türkiye'nin sahip olduğu bu potansiyel önemli fırsatlar yaratmaktadır."

Share:

22 Ekim 2023 Pazar

ETBİR Başkanı Ahmet Yücesan: 'Kendi üretimimiz baltalandı'

üretimimiz baltalandı

Son yıllarda süt fiyatının belirlenmesinde uygulanan politikaların, ülke içindeki damızlık büyükbaşların kesime gönderilmesini teşvik etmesiyle başlayan kriz bütçe teklifine de yansıdı. ETBİR Başkanı Yücesan, "Süt fiyatlarının baskılanmasının yarattığı krizin geri dönülmez olduğu düşünülemedi. Kendi üretimimiz baltalandı" dedi.


Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2024 bütçe teklifinde kırmızı et üretimindeki azalmanın gelecek yıl da süreceği öngörüldü. 2024 yılında üretimin yüzde 5,5 oranında düşmesi bekleniyor. Gelecek yıl kırmızı et üretiminin 1 milyon 827 ton olacağı tahmin ediliyor. 2023 yıl sonunda 1,9 milyon ton olması beklenen kırmızı et üretiminin 2022’ye göre yüzde 16 azaldığı dikkat çekti. 2022’de 2,2 milyon ton kırmızı et üretimi yapılırken bütçe teklifinde üretimin 2026’da bile bu seviyeye ulaşması beklenmiyor.


Birgün'den Havva Gümüşkaya'nın haberi

Birgün'den Havva Gümüşkaya'nın haberine göre; ETBİR Başkanı Ahmet Yücesan, et krizinin pandemi ile başladığına ve o dönem arz-talep dengesinin bozulduğuna dikkat çekti. Süt ve süt ürünlerinin gıda enflasyonuna etkisinin yüksek olduğunu söyleyen Yücesan, “Enflasyonu düşük göstermek için süt fiyatları baskılandı. Sütten gelir elde edemeyen insanlar genç hayvanlarını kesime gönderdi. Süt fiyatlarının baskılanmasının yarattığı krizin geri dönülmez olduğu düşünülemedi. Kendi üretimimiz baltalandı.


'SÜREÇ İYİ YÖNETİLEBİLİRDİ'

Pandemi ve sonrasında süreç iyi yönetilebilirdi. 2019’da başlayan aşırı hayvan kesiminin etkileri devam ediyor. Sonuç itibarıyla üretimde azalma devam ediyor. Bir hayvanın yetişmesi en az 3 yıl sürüyor. Önümüzdeki yıl da azalma devam edecek” ifadelerini kullandı.  Yücesan, yurtiçinde toplam tüketimin yüzde10-15’inin ithalatla karşılandığını belirterek, “Şu an Avrupa Birliği ülkelerinde et, Güney Amerika ülkelerinden de canlı hayvan ithalatı yapılıyor. Aynı zamanda besi hayvanı ithalatı da yapılıyor. Onların yetişmesi de zaman alacak” ifadelerini kullandı.

Share:

21 Ekim 2023 Cumartesi

Türkiye'den Japonya'ya ihracat rekoru

Türkiye

Türkiye, Japonya'ya 442 milyon 631 bin dolarla tüm zamanların en yüksek ocak-eylül ihracatını gerçekleştirdi. İhracatın geleneksel ürün-pazar yapısını bir ileri aşamaya taşıyıp yeni ürün, yeni pazar çeşitliliğine odaklanılarak hazırlanan ve 2022'de hayata geçirilen Uzak Ülkeler Stratejisi, dinamik bir şekilde yürütülüyor.


Ortalama ihracat menzilinin, dünya ortalaması olan 4 bin 744 kilometreye yükseltilmesi hedeflenirken, bu stratejideki ülkeler arasında yer alan Japonya'ya ihracattaki yüksek performans da pazar çeşitliliğinde Türkiye'nin ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor. Japonya'yla yapılan anlaşmalar ve ticari işbirlikleri de iki ülke arasındaki ticaretin kaydettiği ilerlemeyi gözler önüne seriyor.


Türkiye ile Japonya arasında geçen ay enerji alanındaki işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla düzenlenmesi planlanan "Türkiye-Japonya Enerji Forumu"nun başlatılmasına ilişkin "Ortak Bildiri" imzalanmıştı. İki ülke arasında ayrıca "ticaret ve yatırımın geliştirilmesine ilişkin ortak bildiri" imzalandı. AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi'nden (TİM) derlediği verilere göre, Türkiye'nin ihracatı yılın 9 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,3 azalarak 187 milyar 463 milyon dolara geriledi. Türkiye, Japonya'ya 442 milyon 631 bin dolarla tüm zamanların en yüksek ocak-eylül ihracatını gerçekleştirdi. Türkiye'nin Japonya'ya dış satımı yılın 9 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,6 arttı.


EN FAZLA TALEP HUBUBAT SEKTÖRÜNE GELDİ

Ocak-eylül döneminde, Japonya'ya en fazla ihracatı hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü gerçekleştirdi. Sektör bu dönemde Japonya'ya 74,4 milyon dolarlık ihracat yaptı.


Bu sektörü, 51,7 milyon dolarla madencilik ürünleri, 38 milyon dolarla otomotiv endüstrisi, 37,9 milyon dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri, 37,2 milyon dolarla su ürünleri ve hayvansal mamulleri izledi. Ülkeye diğer sanayi ürünleri sektörü hiç ihracat gerçekleştirmezken, bunun dışında en az talep 42 bin dolarla süs bitkileri ve mamulleri, 475 bin dolarla gemi yat ve hizmetleri, 1,6 milyon dolarla çimento, cam, seramik ve toprak ürünleri, 3,2 milyon dolarla mobilya kağıt ve orman ürünleri sektöründen geldi.


EN FAZLA İHRACAT ARTIŞI BU SEKTÖRLERDE

Ocak-eylül döneminde Japonya'ya en fazla ihracat artışı 10 milyon dolarla zeytin ve zeytin yağı sektörü tarafından gerçekleştirildi. Bu sektörü 7,7 milyon dolarla meyve sebze mamulleri, 7,6 milyon dolarla makine ve aksamları, 7,1 milyon dolarla hububat bakliyat yağlı tohumlar ve mamulleri, 5,5 milyon dolarla mücevher sektörü izledi.


Ülkeye, zeytin ve zeytin yağı sektörü 24 milyon dolar, meyve sebze mamulleri 32,3 milyon dolar, makine ve aksamları 21,1 milyon dolar, mücevher sektörü 10,2 milyon dolar tutarında dış satım yaptı. Japonya'ya, İstanbul'dan 126 milyon dolar, İzmir'den 70,3 milyon dolar, Ankara'dan 43,7 milyon dolar, Bursa'dan 43,4 milyon dolar ve Antalya'dan 18,7 milyon dolarlık dış satım gerçekleşti

Share:

20 Ekim 2023 Cuma

Geçim sıkıntısı artıyor! Yurttaş yine krediye sarıldı...

Geçim sıkıntıs

Yüksek enflasyon karşısında alım gücü düşen yurttaş, kredi ve taksitli harcamalara yöneldi. BDDK verilerine göre, tüketici kredilerinin tutarı 13 Ekim itibarıyla 8 milyar 956 milyon lira artarken taksitli ticari kredilerin tutarı 3 milyar 387 milyon lira yükseldi.Geçim sıkıntısı büyümeye devam ederken enflasyon altında ezilen yurttaş krediye sarıldı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, bankacılık sektörünün kredi hacmindeki artış sürüyor. BDDK tarafından yayımlanan haftalık bültene göre, bankacılık sektörünün kredi hacmi 13 Ekim itibarıyla 72 milyar 708 milyon lira arttı.


Söz konusu dönemde toplam kredi hacmi 10 trilyon 678 milyar 681 milyon liradan 10 trilyon 751 milyar 390 milyon liraya yükseldi. Bankacılık sektöründe toplam mevduat ise bankalar arası dahil geçen hafta 282 milyar 87 milyon lira arttı. Söz konusu haftada yüzde 2,1 yükselen bankacılık sektörü toplam mevduatı 13 trilyon 623 milyar 941 milyon lira oldu.


TÜKETİCİ KREDİLERİ 1 TRİLYON 453 MİLYAR LİRAYA YÜKSELDİ

Bültene göre, tüketici kredilerinin tutarı 13 Ekim itibarıyla 8 milyar 956 milyon lira artışla 1 trilyon 453 milyar 147 milyon liraya yükseldi.  Söz konusu kredilerin 445 milyar 101 milyon lirası konut, 87 milyar 979 milyon lirası taşıt ve 920 milyar 66 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.


TAKSİTLİ HARCAMALAR ARTTI

Bu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı 3 milyar 387 milyon lira artarak 1 trilyon 246 milyar 185 milyon liraya yükseldi.  Bankaların bireysel kredi kartı alacakları ise yüzde 1,7 artışla 977 milyar 590 milyon liraya çıktı. Bireysel kredi kartı alacaklarının 428 milyar 108 milyon lirası taksitli, 549 milyar 482 milyon lirası taksitsiz borçlardan oluştu.


TAKİPTEKİ ALACAKLAR 169 MİLYAR LİRAYA ULAŞTI

Bankacılık sektöründe takipteki alacaklar, 13 Ekim itibarıyla bir önceki haftaya göre 342 milyon lira artarak 169 milyar 49 milyon liraya yükseldi. Takipteki alacakların 144 milyar 513 milyon lirasına özel karşılık ayrıldı. Aynı dönemde bankacılık sisteminin yasal öz kaynakları 25 milyar 156 milyon lira artarak 2 trilyon 330 milyar 234 milyon lira oldu.

Share:

Etiketler