5 Mart 2024 Salı

Aden'deki BAE güneş enerjisi santrali hizmete giriyor

BAE

Yemen'deki BAE güneş enerjisi santrali, ülkedeki ilk ve en büyük stratejik temiz ve yenilenebilir enerji projesi olarak hizmete girdi.Yemen hükümetinin Devlet Bakanı Aden Valisi Ahmed Lamlas, Birleşik Arap Emirlikleri'nin sağladığı güneş enerjisi istasyonunun geçici başkent Aden'in elektrik sistemine bağlanarak kademeli olarak girişinin açılışını yaptı. Deneme işletmesine, istasyonun toplam 120 megawatt kapasitesinin yüzde 20 ila 30'unun üretilmesiyle başlandı ve maksimum 3 ay içinde istasyonun tamamen devreye alınması hedeflendi.


Açılış sırasında Lamlas, Yemen hükümetine ayda 100 milyon dolardan fazlaya mal olan "elektrik enerjisi sistemi adına bu istasyonun hizmete girmesinin ve akaryakıtla çalışan istasyonların kullanımının azaltılmasının önemini" vurguladı.Yemenli yetkili, merhum Şeyh Zayed bin Sultan Al Nahyan'ın "Allah rahmet eylesin" ve çocuklarına yaptığı bağışın bir uzantısı olarak değerlendirilen Aden'de Birleşik Arap Emirlikleri'nin elektrik sektörü ve çeşitli sektörlere verdiği desteği takdir etti. , "en iyi selefin en iyi halefi" olduklarını somutlaştıran ve onaylayanlar.


Lamlas, "BAE inisiyatif aldı ve başkent Aden'e destek sağladı ve halkı bunu hak ediyor. Projenin gelecekte Aden'i yenilenebilir ve temiz enerjiye bağımlı şehirlerden biri haline getirmek için genişleyeceğine dair büyük umudumuz var" dedi. " Yerel yönetimin liderliğinin, BAE Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan'ın direktifleri altında gerçekleşen güneş enerjisi santrali projesinden duyduğu mutluluğu dile getirdi. "Her yıl Adenlilerin sıkıntı çektiği yaz döneminde elektrik hizmetinin sağlanması ve istikrarın artırılmasına yönelik çabalar devam edecek." dedi. Bu istasyon, Yemen Elektrik ve Enerji Bakanlığı ile Abu Dabi Gelecek Enerji Şirketi "Masdar" arasında geçici sermaye sağlamak amacıyla yapılan ortak işbirliği anlaşması kapsamında, Yemen'de temiz ve yenilenebilir enerji yoluyla elektrik üretmeye yönelik ilk ve en büyük stratejik proje olarak kabul ediliyor. Aden'de toplam 120 megavat kapasiteli güneş enerjisi santrali bulunuyor.


Anlaşma aynı zamanda istasyondan üretilen elektriğin iletilmesi ve dağıtılması için iletim hatları ve dönüşüm istasyonlarının kurulmasını da içeriyor. Bu istasyon, gündüz saatlerinde elektrik üretme maliyetini ve üretim istasyonlarının yakıt ihtiyacını azaltacak, aynı zamanda karbon emisyonlarını azaltarak çevrenin korunmasına da katkıda bulunacak. Aden'in batısındaki Bir Ahmed kasabasında bulunan güneş enerjisi santrali, toplam 1,6 milyon metrekare alana yayılıyor ve enerjinin iletilmesi ve bertaraf edilmesi amacıyla yaklaşık 9 kilometre uzunluğunda bir konveyör ile yan yana inşa edildi. enerji. Elektrik ve enerji sektöründeki Yemenli yetkililere göre, hizmete giren güneş enerjisi santralinde sadece enerji üretimi için güneş enerjisi sahası değil, aynı zamanda iletim hattı da yer alıyor ve bu da başlı başına stratejik bir proje.


Aden, enerji iletim ve drenaj projelerinin ve müdürlükler arasındaki ağ bağlantısının eksikliğinden dolayı sıkıntı çekiyordu. Güneş enerjisi santrali sahasına ilişkin çalışma ve hazırlıklara Aralık 2022'de başlanmış olup, 2024 yılı açılış yılı olmak üzere 2023 yılı boyunca çalışmalar sürdürülerek projenin tamamlanmasına devam edilmiştir. Yemen hükümetine göre, BAE'nin 120 megawatt'lık güneş enerjisi santrali aracılığıyla vereceği destek, insanların sürekli elektrik kesintilerinden kaynaklanan sıkıntılarının hafifletilmesine katkıda bulunacak ve kiralanan istasyonlara ve dizel yakıta harcanan ayda yaklaşık 100 milyon dolar tutarında büyük miktarda paradan tasarruf sağlayacak.


Projeyi uygulayan mühendislere göre istasyon, yerin 2 metre, yerden 1 metre ve 35 cm yüksekte çelik içeren beton temeller sayesinde saatte 173 km rüzgar hızının muhafaza edilmesi de dahil olmak üzere üst düzey bir profesyonellikle tasarlandı. Açık arazi alanı aynı zamanda gelecekte 650 megawatt kapasiteye sahip istasyonun tasarlanmasını da mümkün kıldı; Yemen hükümeti veya herhangi bir bağışçı, projeye herhangi bir zamanda 650 megawatt'a kadar güneş panelleri ekleyebilir. arazi alanı, kuleleri veya sistemin geri kalanını değiştirmeden izin verir.

Share:

4 Mart 2024 Pazartesi

Ramazan alışverişi yapacaklar dikkat! Bu tuzağa düşmeyin

Ramazan alışverişi yapacaklar

Tüketici örgütleri, yurttaşlara, ramazan ayı dolayısıyla yapacakları alışverişlerde ve satın alacakları ramazan kolilerinde ürünlerin fiyatlarını, son kullanma tarihlerini kontrol etmeleri ve gereğinden fazla alışveriş yapmamaları yönünde uyarıda bulundu. Vatandaşlar, yaklaşan ramazan ayı nedeniyle iftar ve sahur alışverişlerini yapmaya başladı. Bu dönemde artan mutfak alışverişi yanında, içinde çeşitli gıda ürünlerinin yer aldığı ramazan kolileri de rağbet görüyor.


Pek çok market ve e-ticaret platformu ramazan paketlerini çeşitli kampanyalarla satmaya başlarken, ürünlerin fiyatları da paket içeriğine göre değişiklik gösteriyor. Paketlerde, meşrubat, makarna, bakliyat ürünleri, salça, sıvı yağ, çay ve şeker gibi temel gıda maddeleri yer alıyor. Kimi paketlerde sucuk, kaşar, kavurma, hurma, zeytin, helva ve reçel gibi iftariyelikler de bulunabiliyor. Şirketler çalışanlarına, hayır kurumları da ihtiyaç sahiplerine dağıtmak için de bu kolileri tercih ediyor.


FİYAT MUKAYESESI YAPILMALI

Tüketiciler Derneği (TÜDER) Genel Başkanı Levent Küçük, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, ramazan alışverişi yapan vatandaşların, ürünün farklı satış noktalarındaki fiyatı hakkında önceden araştırma yapmasını önerdi. Fiyat mukayesesinin önemine işaret eden Küçük, "Yaklaşan ramazan nedeniyle bazı işletmeler ürün fiyatlarını yükseltebiliyor. Böyle dönemlerde bazı satıcılar artan talebi fırsata çevirmek istiyor. Bu nedenler özellikle ihtiyacımız kadar alışveriş yapmamız önemli. İhtiyacımızdan fazla alışveriş yaparak yoğun talep oluşturmak işletmeler tarafından suistimal edilebiliyor." ifadelerini kullandı. Küçük, alışverişe çıkmadan önce vatandaşların mutlaka ihtiyaç listesi hazırlaması önerisinde bulunarak, bu liste sayesinde ihtiyaca uygun alışveriş yapılabileceğini söyledi.


İFTAR İÇİN GİDİLEN RESTORANDA FİYAT TARİFESİNE DİKKAT EDİLMELİ

Marketlerde son dönemde etiket fiyatı ile kasa fiyatı arasında farklılıklar olabildiğine dikkati çeken Küçük, şu uyarılarda bulundu:

"Satın alınan ürünün etiket fiyatıyla kasa fiyatı arasında bir fark olduğunda hangi fiyat daha düşükse tüketici onun uygulanmasını isteme hakkına sahip. Bu konuda gerek ilgili kanun ve yönetmeliklerde tüketiciler lehine gerekli düzenlemeler yapılmıştır. Mutlaka etiketlerdeki fiyatlarla kasadan geçen fiyatları kontrol edip eğer etiket fiyatı ile kasa fiyatı arasında bir fark varsa işletmeye itiraz edip hangisi düşükse fiyat onun uygulanmasını istemeliyiz."


Küçük, yerel yönetimlerin, Ticaret ile Tarım ve Orman bakanlıklarının bu konudaki denetimleri sıklaştırması gerektiğini belirterek, denetimlerin caydırıcı yönü bulunduğunu aktardı. Restoran ve lokantaların kapı girişlerinde ve masa üzerlerinde fiyat tarifelerini bulundurma zorunluluğunun bulunduğunu anımsatan Küçük, iftar için gidilen yerlerde söz konusu düzenlemenin uygulanıp uygulanmadığına da dikkat edilmesi gerektiğini bildirdi. Küçük, aykırı bir durum varsa gerekli mercilere şikayette bulunulmasının önem taşıdığını ifade etti.


RAMAZAN KOLİLERİNDE SON KULLANMA TARİHİ TUZAĞI

Vatandaşların aldıkları ramazan kolilerinde mutlaka ürünlerin son kullanma tarihinin geçip geçmediğini kontrol etmeleri gerektiğine dikkati çeken Küçük, şöyle devam etti:

"Son kullanma tarihine az bir süre kalmış ürünleri ramazan kolilerine koyabiliyorlar. Ramazan kolisini aldığınızda son kullanma tarihi geçmiş ürünleri fark etmeyebiliyorsunuz. Bu durum ayıplı mal kapsamına giriyor. Eğer ürünün son kullanma tarihi geçmişse veya son kullanma tarihine çok az bir süre kalan ürünler koliye koyulmuşsa yine işletmeye maddi zararımızın giderilmesi için başvurabiliriz. Satın aldığımız tarihi elimizdeki fişle ispatlayabiliriz. Eğer işletmeler bunu kabul etmezlerse yine tüketici hakem heyetlerine başvurabiliriz."

Share:

3 Mart 2024 Pazar

Ekonomide gözler enflasyon verisinde: İşte ekonomistlerin enflasyon beklentisi

Ekonomide gözler enflasyon verisinde

Enflasyon verilerinin ne zaman açıklanacağı, milyonlar tarafından araştırılmaya devam ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından şubat ayı enflasyon verileri pazartesi günü saat 10.00'da açıklanacak. Öncü göstergeler enflasyonda yükselişe işaret etti. Peki enflasyon beklentisi ne yönde? İşte ayrıntılar... Enflasyon rakamları için geri sayım sürüyor. Enflasyon oranı rakamları, memur ve emekli maaşları başta olmak üzere pek çok kalemi doğrudan etkiliyor.  TÜİK ve ENAG enflasyon verilerini her ayın 3'ünde paylaşıyor. Ancak hafta sonuna denk gelen günlerde bir sonraki pazartesi günü açıklanıyor. Akademisyenlerin ve ekonomistlerin bağımsız biçimde oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) şubat ayı enflasyon verileri pazartesi saat 09.30'da, verilerinin gerçekçi olmadığı yönünde şiddetle eleştirilen Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) oranı saat 10.00'da açıklayacak.


ŞUBAT ENFLASYON BEKLENTİSİ NE YÖNDE?

Reuters'ın 14 ekonomistin çıkışıyla gerçekleştirdiği ankete göre, enflasyonun 2024'ün sonunda Merkez Bankası'nın (TCMB) yüzde 36 tahminlerinin oldukça üstünde yüzde 42.7 düzeyinde olması bekleniyor. Reuters anketinde Şubat'ta yıllık enflasyon tahminleri yüzde 65.1 ila yüzde 67.4 arasında bulunurken, aylık tahminler ise yüzde 3.3 ila yüzde 4.1 aralığında şekillendiriliyor. Ankette yılsonu tahmin aralığı yüzde 35 ve yüzde 45 aralığında seyrediyor. Ekonomistler, ay enflasyonundaki artışın özellikle gıda, dağıtım gibi sektörlerdeki fiyat artışlarının yanı sıra asgari ücrete sene başında yapılan yüzde 49 oranındaki zammın hizmet sektöründeki Fiyatlara sarkan etkisi değerlendiriyor. 


AA Finans'ın şubat ayı enflasyon verilerine ilişkin beklenti anketi, 10 ekonomistin katılımıyla sonuçlandı. Buna göre, ekonomistlerin şubat ayı enflasyon beklentilerinin ortalaması yüzde 4,04 oldu. Ankete katılan ekonomistlerin şubat ayı için enflasyon beklentileri en düşük yüzde 3,40, en yüksek yüzde 5,00 aralığında yer aldı.Ekonomistlerin şubat ayı enflasyon beklentilerinin ortalamasına göre, bir önceki ay yüzde 64,86 olan yıllık enflasyonun yüzde 66,30'a çıkacağı öngörülüyor.Öte yandan, ekonomistlerin 2024 sonu enflasyon beklentisi de şubatta yüzde 42,46 oldu.


Bloomberg HT'nin anketine katılan 22 kurumun medyan beklentisi şubatta TÜFE’nin aylık yüzde 3,8 seviyesinde artacağı yönünde. Ankette TÜFE’nin yıllık olarak ise yüzde 66 artacağı öngörüldü. Şubat ayı enflasyonu için en düşük aylık beklenti yüzde 3,2; en yüksek beklenti yüzde 5 seviyesinde belirlendi. Yıllık enflasyon için ise en yüksek tahmin yüzde 68; en düşük ise yüzde 65 seviyesinde.


HANGİ VERİYE DİKKAT EDİLECEK?

Öte yandan TCMB Başkan Yardımcısı Osman Cevdet Akçay, yüzde 36'lık enflasyon hedefinin iddialı olduğunu belirterek, aylık enflasyondaki eğilime dikkat edeceklerini söylemişti.


İSTANBUL'UN ENFLASYONU BELLİ OLDU

İTO dün İstanbul'un şubat ayı enflasyonunu açıkladı. İstanbul'da perakende fiyatlar şubatta bir önceki aya göre yüzde 4,07, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 76,58 arttı.


OCAK AYINDA ENFLASYON NE OLDU?

TÜİK, ocakta enflasyonu aylık bazda yüzde 6.70, yıllık bazda ise yüzde 64.86 olarak açıkladı. Aylık en fazla artış yüzde 17.68 ile sağlıkta olurken, bunu yüzde 12.17 ile lokanta ve oteller, yüzde 9.07 ile eğlence ve kültür izledi. Üretici enflasyonu ise ocakta aylık bazda yüzde 4.14, yıllık ise yüzde 44.2 oldu. Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG)'a göre ise aylık yüzde 9,38 artarken 12 aylık enflasyonu yüzde 129,11 olarak açıklanmıştı.

Share:

2 Mart 2024 Cumartesi

Üretici ile market arasındaki en fazla fiyat farkı limonda!

fiyat farkı limonda

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, şubat ayı üretici ve market fiyatları araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Üretici ile market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 634 ile limonda görüldü. Üretici fiyat değişimlerinin nedenlerine ilişkin açıklamada bulunan Bayraktar, "Kuzu etindeki fiyat artışı arz ve talep değişiminden kaynaklandı" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, şubat ayında bazı tarım ürünlerinde üretici fiyatları ile market fiyatları arasında görülen değişimi ve değişimin nedenlerini değerlendirdi.


Liste başında yer alan ürünleri paylaşan Bayraktar, "Şubatta üretici ile market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 634,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat farkını yüzde 572,2 ile portakal, yüzde 340,1 ile kuru incir, yüzde 259,3 ile kabak takip etti" dedi. Bayraktar, üretici fiyatına göre markette limonun 7,3 kat, portakalın 6,7 kat, kuru incirin 4,4 kat, kabağın 3,6 kat fazlaya satıldığına dikkati çekerek, üreticide 2 lira 50 kuruş olan limonun 18 lira 36 kuruşa, 3 lira 50 kuruş olan portakalın 23 lira 53 kuruşa, 115 lira olan kuru incirin 506 lira 20 kuruşa, 13 lira 33 kuruş olan kabağın 47 lira 90 kuruşa markette satıldığını söyledi.


EN FAZLA FİYAT DÜŞÜŞÜ KABAKTA

Şubatta üreticide 32 ürününün 17'sinde fiyat artışı 8'inde düşüşü görüldüğü, 7 üründe ise fiyat değişimi olmadığını aktaran Bayraktar, şöyle konuştu:

"Üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 41,4 ile kabakta görüldü. Kabaktaki fiyat düşüşünü yüzde 34,7 ile limon, yüzde 18,4 ile yumurta, yüzde 18,1 ile havuç, yüzde 17,2 ile salatalık izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 67,3 ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat artışını yüzde 39,5 ile sivri biber, yüzde 29,7 ile kuzu eti, yüzde 21,9 ile yeşil soğan, yüzde 20,6 ile patlıcan takip etti."


'ETTEKI FİYAT ARTIŞI ARZ VE TALEPTEN KAYNAKLI'

Şemsi Bayraktar, üretici fiyat değişimlerinin nedenlerine ilişkin tespitlerini de paylaştı.Kuru soğanda İç Anadolu Bölgesi'nde sezonun sona ermesi nedeniyle fiyatlarda artış yaşandığına dikkati çeken Bayraktar, "Kuzu etindeki fiyat artışı arz ve talep değişiminden kaynaklandı. Sivri biber, yeşil soğan, patlıcan, ıspanak ve marulda dönemsel arzda yaşanan azalma fiyatların yükselmesine neden oldu. Kabak ve salatalıkta havaların sıcak gitmesi nedeniyle arzda yaşanan artış fiyatlarda düşüşe yol açtı. Havuçta talep azalmasıyla üretici fiyatları geriledi. Yumurtadaki fiyat düşüşünün sebebi arz ve talepteki değişimden kaynaklandı" dedi.


YILLIK DEĞIŞIMDE EN FAZLA FİYAT ARTIŞI MAZOTTA

Bayraktar, şubat ayında girdilerde yıllık değişimde en fazla fiyat artışının mazotta görüldüğünü aktardı. Son 15 günde mazot fiyatının 2 kez değiştiğini dile getiren Bayraktar, şubat sonunda mazotun litresinin 42 lira 77 kuruş olduğunu ifade etti.


Bayraktar, mazot fiyatının artışı dolayısıyla tarımsal üretimin sekteye uğramaması için buradan alınan vergilerin kaldırılması talebinde bulundu. Bu sayede girdi maliyeti düşen üreticilerin düşük maliyetle üretime daha rahat devam edebileceğini vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:

"Üreticilerimiz son yıllarda artan üretim maliyetleriyle gerçekleştirilen üretimde beklediği geliri elde edemediğinde üretmekten kaçınıyor, zaman zaman kullandığı gübreyi de azaltıyor. Birbirinden farklı yüksek fiyatlardan çiftçilerimizi korumak gerekiyor. Yaşanan yüksek fiyat farkının önüne geçmek amacıyla gübrelerde tavan fiyat uygulanmalı."

Share:

1 Mart 2024 Cuma

Antalya’da evlerin kapısı kısa dönemli kiralamaya kapanıyor mu?

kısa dönemli kiralama

Turizmin başkenti Antalya’da evini turistlere kısa dönemli kiralamak pek çok Antalyalı için gelir kaynağıydı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yayınladığı yönetmeliğin 1 Ocak’ta yürürlüğe girmesiyle işler tersine döndü. Otel sahipleri yasadan memnuniyetlerini dile getirirken ev sahipleri ise yasanın koyduğu ağır şartlarla bir düzenlemeden çok kısa dönemli kiralamayı engellediğini iddia ediyor.


Cumhuriyet’e konuşan sektör temsilcilerinden Antalya Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Ali Bahar 2023 yılında otellerde beklenen doluluğun gerçekleşmemesinin nedeninin günübirlik kiralamalar olduğuna işaret ederken; Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği Kaan Kavaloğlu yasanın özellikle Antalya’da evlerini kiraya veren yabancıların denetim altına alınması hem de vergi kaçağının önlenmesi bakımından memnuniyet verici olduğunu söyledi. Ev sahipleri ise yasadan otelciler kadar memnun değil. Kiracının kimliğinin emniyete bildirilmesi ve vergilendirme gibi yasadaki pek çok şartı yerine getirebileceklerini ancak apartmandaki tüm kat maliklerinden firesiz izin almakta zorlandıklarını dile getiriyorlar. 


“KOMŞULARIN YARISI YURTDIŞINDA, ONAY ALMAM MÜMKÜN DEĞİL”

Antalya’da kısa dönemli kiralama yapmak için pek çok eve yatırım yapan gayrimenkul uzmanı Murat Parsak, komşuların tümünün iznini alma şartını yerine getiremediğini söyleyerek “Kiralama yaptığım sitede 40 daire var yarısı Rusya’da yarısı İran da. Yasanın çıktığı 1 Ocak’tan beri kendilerine ulaşamıyorum. Bunlardan imza almamız mümkün değil. İmza alamadığımız için yasa çıktığından beri ev boş. Herhangi bir gelir sağlayamıyoruz” dedi.


“DÜZENLEME KAZANCI VERGİLENDİRMEDEN UZAK ÇÜNKÜ KAZANCI ENGELLİYOR”

Kısa dönemli ev kiralama internet uygulaması AIRBNB’nin Antalya Ev Sahipleri Lideri Farkın Furkan Başkak da  “Apartman yıkım kararında oy çokluğu aranırken böyle bir durumda oy birliği aranması mantıklı değil. Biz yasada bir esnetme ile komşuların oy birliği yerine oy çokluğu kiralama yapılabilmesi için yeterli olmasını talep ediyoruz. 10 kişilik bir apartmanda 1 kişinin reddi yüzünden bu eve yatırım yapanların gelir elde etmesi önleniyor. Antalya’da AIRBNB kayıtlarında yüzde 90’lara varan bir düşüş var, bu yüzde 90’lık bir vergi kaybı anlamına geliyor. Dolayısıyla yasanın vergilendirme amacı burada anlamsızlaşıyor” dedi.


“BİZE GELMEYEN TURİST OTELLERE GİTMEYECEK ÜLKE DEĞİŞTİRECEK”

Turistlere kısa dönemli ev kiralayanların Antalya’da otellere rakip olmadığını öne süren Başkak “Biz deneyim odaklı konaklama hizmeti sağlıyoruz, bizim turist kitlemiz daha farklı otellerden. Biz şehir otellere, küçük otellere rakip değiliz.  Müşteri kitlemiz aile ya da arkadaş grubu. Onlar otel odasında kalmak istemiyor, otel odası onlar için küçük. Bizim müşterimiz mahallelerde daha lokal hayata karışmak istiyor.  Bence otellerin bizi rakip olarak görmesi anlamlı değil, bize gelmeyen müşteri onlara gitmeyecek, ülkeleri değiştirecekler” dedi.


“KOMŞUSUNA KISA DÖNEMLİ KİRALAMAYA İZİN VERMEK ŞİKAYET HAKKINDAN FERAGAT ANLAMINA GELMEZ”

Kısa dönemli kiralama ile ilgili gerek izin almak isteyen gerekse izni istenen müvekkillerinden pek çok soru aldıklarını söyleyen Avukat Gül Ceyda Topal da yasanın koyduğu şart ile ilgili “İnsanlarda, ben bu izni verdiğimde şikâyet edemeyecek miyim gibi bir algı var. Konunun bununla ilgisi yok. Konutunuzda bir sıkıntı yaşarsanız bunun sebebi ne olursa olsun yasadan önce olan şikâyet hakkınız, bu savcılık olabilir, karakola gidip şikâyet, gürültü kabahat kanuna aykırılık ne olursa olsun, tüm haklarınız devam ediyor. Bu izni verince siz rahatsızlığı sineye çekmeyi onaylamış olmuyorsunuz” uyarısını yaptı.

Share:

Etiketler