10 Mart 2024 Pazar

Piyasalar, ABD enflasyon rakamlarına odaklanacak

ABD enflasyon rakamları

Küresel piyasalarda, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına ilişkin belirsizliğin sürüyor olması ve teknoloji hisselerindeki düşüşlerle bu hafta karışık bir seyir izlenirken gözler bu ülkenin gelecek hafta salı günü açıklanacak enflasyon verilerine çevrildi. ABD'de şubat ayı enflasyon rakamları gelecek hafta salı günü açıklanacak. Ekonomistler, enflasyonun yüzde 3,1 artacağı öngörüsünde bulundu.


Enflasyon rakamlarında Fed'in para politikasında değişikliğe gidip gitmeyeceğina dair işaretler aranacak. Enflasyon, ocak ayında yüzde 2,9'luk beklentileri aşmış ve yüzde 3,1 olarak açıklanmıştı. Gıda ve enerji maddelerini dışarıda bırakılarak hesaplanan çekirdek enflasyonun ise yüzde 3,7 civarında gelmesi bekleniyor. Çekirdek enflasyon geçen ay yüzde 3,9 artış göstermişti.


POWELL'DAN GÜVERCİN AÇIKLAMALAR

Piyasalarda geçne hafta Fed Başkanı Jerome Powell'ın "güvercin" tondaki açıklamalarının etkileri görüldü. Powell, ekonominin genel olarak beklendiği gibi seyretmesi halinde "bu yılın bir noktasında" politika kısıtlamalarını azaltmaya başlamanın muhtemelen uygun olacağını belirtti. Powell, "Ekonomik görünüm belirsiz ve yüzde 2'lik enflasyon hedefimize doğru devam eden ilerleme garanti değil." dedi. Fed Başkanı, Fed'in bu yıl faiz indirimlerine başlayabileceği yönünde işaretler verirken, politika yapıcıların çok geç faiz indirimine gidilmesi durumunda oluşacak risklerin farkında olduğunu söyledi.


FED YETKİLİLERİ NE SÖYLEDİ?

Diğer Fed yetkililerinin sözle yönlendirmeleri de takip edilirken, Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michelle Bowman, gelen verilerin enflasyonun sürdürülebilir bir şekilde yüzde 2 hedefine doğru ilerlediğini göstermesi halinde para politikasının aşırı kısıtlayıcı olmasını önlemek için politika faizini kademeli olarak düşürmenin uygun olacağını söyledi. "Bana göre henüz o noktada değiliz." diyen Bowman, politika faizini çok erken düşürmenin enflasyonu uzun vadede yüzde 2'ye döndürmek için gelecekte daha fazla politika faizi artışı gerektirebileceği değerlendirmesinde bulundu. 


Cleveland Fed Başkanı Loretta Mester de faiz oranlarının çok uzun süre yüksek tutulmasından ziyade çok hızlı düşürülmesinden endişe ettiğini belirtti. San Francisco Fed Başkanı Mary Daly, fiyat istikrarı konusunda "işi bitirmeye" kararlı olduklarını vurguladı. Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic, politika faizi indirilmeden önce enflasyonun düşüşüne dair daha fazla güven kazanılması gerektiğine işaret ederek, bu yıl iki çeyrek puanlık faiz indirimi beklediğini belirtti. Fed'in ilk faiz indirimine gitme ihtimali mayısta yüzde 25 ve haziranda yüzde 73 ile fiyatlanıyor.


HANGİ VERİLER İZLENECEK?

ABD'de salı günü enflasyon, perşembe günü Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), perakende satışlar, haftalık işsizlik başvuruları, cuma günü New York Fed Sanayi Endeksi, sanayi üretimi, kapasite kullanımı, Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi verileri takip edilecek. 11 Mart ile başlayan haftada salı günü Almanya'da enflasyon, çarşamba günü İngiltere'de sanayi üretimi, perşembe günü Almanya'da cari denge verilerine dikkat edilecek. Gelecek hafta pazartesi günü Japonya'da büyüme, salı günü ÜFE verileri izlenecek. Türkiye'de pazartesi günü iş gücü istatistikleri, salı günü sanayi üretimi ve ödemeler dengesi, perşembe günü konut satışları ve cuma günü TCMB piyasa katılımcıları anketi ve bütçe dengesi yakından takip edilecek.

Share:

9 Mart 2024 Cumartesi

Evi olan herkesi ilgilendiriyor... Bakan Şimşek duyurdu: Zorunlu afet sigortası geliyor

Evi olan herkesi ilgilendiriyor

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Bu yıl içerisinde, 2024'ün 3. ve 4. çeyreğinde zorunlu afet sigortasını getirmeyi düşünüyoruz. Deprem sigortasının kapsamı çok dar. Sadece binaları kapsıyor, afet sigortası ise bütün diğer riskleri de kapsamış olacak" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Hasan Kalyoncu Üniversitesi'nde (HKÜ) düzenlenen Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’nın ödül törenine katıldı.


Bakan Şimşek, depreme dayanaklı binaların tasarımlarının oluşturulmasının önemine işaret ederek "Türkiye büyük bir oranda deprem ülkesi. Depremle yaşamak dışında bir seçeneğimiz yok. Onun için de mutlaka dirençli yapıları inşa etmemiz lazım" ifadelerini kullandı. Zorunlu deprem sigortasının 1999'daki depremin ardından hayata geçirildiğini hatırlatan Şimşek, Türkiye'nin deprem ülkesi olması nedeniyle sigortaların yapılması gerektiğini dile getirdi. 


"İLAVE ADIMLAR ATMAMIZ GEREKİYOR"

DASK bünyesindeki deprem teminat havuzuna finansal güvence sağlandığını dile getiren Şimşek, "2023 itibarıyla zorunlu deprem sigortası poliçe sayısı yaklaşık 11,7 milyon. Teminat tutarı ise yaklaşık 3,7 trilyon liraya ulaşmış durumda. Adı da zorunlu sigorta ama sigortalık durumu hala düşük. Bu zorunlu sigorta önemli bir temel taşı, bunun üzerine ilave adımlar atmamız gerekiyor" diye konuştu. 


"TÜRKİYE BİR DEPREM BÖLGESİ"

Türkiye'nin geçen sene depreme 1,1 trilyon liranın üzerinde kaynak harcadığını bildiren Şimşek, şöyle devam etti: 

"Bu deprem sigortası bir nebze de olsa bu yaraların sarılmasında faydalı oldu. Bölgedeki yaklaşık 500 bin hasar başvurusuna yaklaşık 35 milyar lira ödeme yapıldı. Dolayısıyla biz zorunlu deprem sigortasını, yaygınlaşmasını önemsiyoruz ve sadece depremle sınırlı olmasın istiyoruz. 2024 için bir reform programımız var. Bu reformun birleşenlerden bir tanesi de mevcut sigortanın kapsamını genişletmek. Şu an itibarıyla zorunlu deprem sigortası, bazı ülkeler açısından da örnek oluşturdu. Geçtiğimiz dönemde Azerbaycan, Arnavutluk gibi ülkelerin yetkilileri geldi, bu sistemi öğrenmek ve tecrübelerimizi paylaşmamızı istedi. Hakikaten örnek bir uygulama görüyoruz. Türkiye bir deprem bölgesi, bu bir gerçek." 


ZORUNLU AFET SİGORTASI

Şimşek, iklim değişikliğinin de başka gerçek olduğuna dikkati çekti. 

İklim değişikliğine ve yol açacağı afetlere karşı dirençli şehirlerin kaçınılmaz bir öneme sahip olduğunu belirten Şimşek, şöyle konuştu: 

"İklim krizi bir realiteyse bizim ona bir hazırlık yapmamız lazım. Yeşil dönüşüm de hazırlığın bir parçası. Bu yıl içerisinde, 2024'ün 3. ve 4. çeyreğinde zorunlu afet sigortasını getirmeyi düşünüyoruz. Deprem sigortasının kapsamı çok dar. Sadece binaları kapsıyor, afet sigortası ise bütün diğer riskleri de kapsamış olacak. 2000 yılında iyi bir reform yapılmış, zorunlu deprem sigortası getirilmiş, şimdi biz bir adım daha öteye geçip iklim değişikliğini de dikkate almamız lazım. Doğal afetlerin sıklığını artırma riskine karşı tedbir olarak, şimdi 'zorunlu afet sigortası yapacağız' diyoruz. 12. Kalkınma Planımızda bu düzenleme de yer alıyor. Ev eşyası dahil diğer bütün boyutlarıyla riskleri kapsamış olacak. Böylece ülkemizin sigortacılık oranı artmış olacak." 

 

Share:

8 Mart 2024 Cuma

AKP Grup Başkanvekili Akbaşoğlu tarih verdi: Seçime kadar emekli aylığına ek zam yapılacak mı?

AKP Grup

Meclis'te basın toplantısı düzenleyen AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, gazetecilerin "Emekli maaşlarına yönelik 31 Mart'a kadar bir düzenleme olur mu?" sorusuna yanıt verdi. AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Meclis'te düzenlediği basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Akbaşoğlu, "Emekli maaşlarına yönelik 31 Mart'a kadar yeni bir iyileştirme, düzenleme yapılabilir mi?" sorusu üzerine, yerel seçimler nedeniyle 31 Mart'a kadar TBMM'nin olağanüstü toplanmasının gündemlerinde olmadığını söyledi.


"HAZİRAN SONU, TEMMUZ BAŞI..."

Meclis'in muhtemelen nisan ayının ortalarında çalışmalarına başlayacağını anlatan Akbaşoğlu, "O tarihten itibaren bu hususları müzakere edeceğiz ve haziran sonu temmuz başı itibariyle de emeklilerimiz başta olmak üzere bütün çalışanlarımızla ilgili daha iyileştirici, alım gücünü arttırıcı değerlendirmelerimizi hep beraber kamuoyuyla paylaşacağız ve buna dair düzenlemelerimizi de inşallah gerçekleştireceğiz" dedi.


NE OLMUŞTU?

SSK, Bağ-Kur, memur emeklilerinin ocak zammı yüzde 49.25 olarak belirlenmişti. En düşük emekli aylığı ise 10 bin TL'ye yükseltilmişti. İktidarın seçim öncesi emekli aylıklarına ek zam yapacağı iddia edilmişti. Öte yandan, 3 bin TL olarak belirlenen bayram ikramiyelerine seçim ayarı yapılacağı iddiaları da gündeme gelmişti. Şubat ayı enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesinin ardından emeklilerin maaşlarına ve bayram ikramiyelerine ek zam gelip gelmeyeceği ise merak konusu olmuştu.

Share:

7 Mart 2024 Perşembe

İstanbul'da bazı marketlerden et fiyatını sabitleme kararı: Ramazan'da hangi marketlerde et fiyatları sabitlendi?

et fiyatı

Son bir yılda et fiyatları iki katına çıktı, fiyatlardaki yükseliş hala sürerken İstanbul'da bazı marketler, Ramazan ayı boyunca kırmızı et fiyatlarını sabitledi. Bu dönemde dana kıymanın kilogram fiyatı 314 liradan, dana kuşbaşının kilogram fiyatı ise 344 liradan satışa sunulacak. İstanbul Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Perakendeciler Derneği (İstanbul PERDER) Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Güzeldere, Et ve Süt Kurumu (ESK) ile yapmış oldukları protokol ile İstanbul PERDER olarak, ramazan boyunca dana kıymanın ve dana kuşbaşının fiyatlarını sabitleyeceklerini söyledi. Türkiye Perakendeciler Federasyonu çatısı altında faaliyetlerini sürdüren İstanbul PERDER, Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Et ve Süt Kurumu ile yaptığı protokol çerçevesinde ramazan ayı boyunca kırmızı et fiyatlarını sabitleme kararı aldı.


KIRMIZI ET SABİT FİYATI NE KADAR?

Ramazan boyunca et fiyatlarının sabitleneceğini söyleyen Güzeldere, şunları kaydetti:

"ESK yetkilileriyle yaptığımız çalışmalar sonucunda ramazan ayı boyunca kırmızı et ürünlerinin fiyatlarını sabitleme kararı aldık. ESK ile yapmış olduğumuz protokol çerçevesinde, İstanbul PERDER olarak, ramazan ayı boyunca dana kıymanın kilogram fiyatını 314 liradan, dana kuşbaşının kilogram fiyatını ise 344 liradan satışa sunmaya devam edeceğiz. Yerel perakende olarak üye zincir marketlerimiz ile ramazan ayının bereketini sofralara taşımaya kararlıyız ve ramazan fırsatçılarına göz açtırmayacağız."


ET FİYATI HANGİ MARKETLERDE SABİT?

Güzeldere, İstanbul'da kampanyaya katılan üye marketleri şöyle sıraladı:

"Hakmar, Happy Center, Kim Market, Gökkuşağı Market, Onur Market, Biçen Market, Mopaş Market, Özkuruşlar Market, Sarıyer Market, Snowy Ulu Kardeşler, Örnek Market, Show Market, Altun Market, Anpa Gross, Birmar, Deniz Group, Ecemar, Şimşekler Market, Birlik Gross, Grup Gökkuşağı, İklim Mağazacılık, Kılıç Market, Karabağ Market, Nar Market, Onur Hipermarketleri, Irmaklar Market, Rota Market, Taş Kasap."

Share:

6 Mart 2024 Çarşamba

Birleşik Kamu-İş'ten 'iş-açlık-yoksulluk' araştırması: 'Şubatta 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 18 bin 373 TL’ye çıktı'

'iş-açlık-yoksulluk' araştırması

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’nun yaptığı “iş-açlık-yoksulluk” araştırması, şubatta gıda fiyatlarındaki artışın açlık sınırını yükselttiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı, şubatta bin 531 lira artarak 18 bin 973 liraya yükseldi. Genel Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Derya Uğur da yoksulluğun bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekti. Dünya genelinde gerileyen gıda fiyatları Türkiye’de ise 45 aydır ara vermeden, son aylarda ise hızlanarak artıyor. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’nun Ar-Ge birimi KAMUAR, fiyatlarını Ankara’daki marketlerden düzenli olarak derlediği ve halkın en fazla tükettiği 64 temel gıda maddesinden oluşan bir sepeti esas alarak hazırladığı gıda fiyatları endeksinin Şubat 2024 sonuçlarını açıkladı. 


Araştırma sonuçları, şubatta gıda fiyatlarında bir önceki aya göre yüzde 9 oranında artış yaşandığını gösterdi. Yılın ilk iki aylık döneminde yüzde 15,7 artan gıda fiyatlarındaki yıllık artış ise yüzde 103,8 olarak gerçekleşti. TÜİK’in verilerine göre en zengin yüzde 20’lik kesim tüketim harcamalarının yüzde 16,6’sını, en yoksul yüzde 20’lik kesim ise yüzde 35,8’ini gıda için yaptığına dikkat çekilen sonuç raporunda “Gıda fiyatlarındaki kesintisiz artış en fazla sabit gelirli ve yoksul kesimleri etkiliyor. Açıklanan enflasyon bu nedenle bu kesimin gerçek hayatta yaşadığı enflasyonu tam olarak yansıtmıyor. Zira TÜİK enflasyonu hesaplarken gıda harcamalarının ağırlığını yaklaşık yüzde 25 olarak esas alıyor” denildi. 


‘ET VE BALIKTA YÜZDE 110,2  ARTIŞ’

Eylül 2021’den bu yana gıda fiyatlarının yüzde 675 oranında arttığı kaydedilen raporda “Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için vatandaşlar bu yıl Şubat ayında 755 lira ödemek zorunda kaldılar” ifadeleri yer aldı. Raporda şubatta meyve dışındaki tüm gıda harcama gruplarında fiyatların bir önceki aya göre arttığına dikkat çekildi. 


Ekmek, pirinç, un, bulgur fiyatları şubatta bir önceki aya göre ortalama yüzde 2,9 oranında artarken; et ve balık grubu fiyatlarında yüzde 11,2 oranında artış kaydedildiği belirtildi. Raporda şu verilere de yer verildi:

“Et ve balık fiyatlarında yaşanan yıllık artış  yüzde 110,2 oldu. Şubatta önceki aya göre süt ve süt ürünleri ile yumurta grubu harcamaları yüzde 10 oranında artarken, yağ fiyatlarındaki artış yüzde 2,2 olarak gerçekleşti. Sebze fiyatlarında, bir önceki aya göre ortalama yüzde 26,5 oranında artış kaydedildi. Vatandaşlar mevcut gıda tüketim alışkanlıklarına göre seçilen 64 gıda maddesinden oluşturulan gıda sepetini satın alabilmek için şubatta, bir önceki aya göre yüzde 9 oranında daha fazla para ödemek zorunda kaldı. Şubat 2024 sonu itibariyle son 12 aylık ortalama gıda fiyatları ise bir önceki 12 aylık ortalama fiyatlara göre ise yüzde 99,8 oranında arttı.”


‘SIK SIK HASTALANIYORLAR’

Genel Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Derya Uğur da konfederasyonun verilerine dayanarak yoksulluğun bir hal sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekti. Uğur, “Ekonomik krizi iliklerine kadar hisseden yurttaşlar, gıda fiyatlarının önlenemez yükselişi neticesinde enerji, protein ve diğer besinlerden faydalanamamakta ve bu nedenle karşımıza yaygın şekilde yetersiz beslenme (malnutrisyon) sorunu çıkmaktadır” dedi. Beslenemeyen çocukların vücut dirençlerinin düşmesi nedeniyle daha sık hastalandığının altını çizen Uğur, “Gıda fiyatlarındaki artış, yeterli beslenemeyen çocuklarımızın eğitimden geri kalmasına, eğitim hayatlarında başarısızlığa, sosyal uyumsuzluk ve zekâ gelişiminin yavaşlamasına neden olmaktadır. Bu rapor sonuçları da ortaya koyuyor ki, toplumun geleceği açısından bedensel ve zihinsel gelişimi yetersiz bireyler yaratılıyor” değerlendirmesinde bulundu. 

Share:

Etiketler