1 Nisan 2024 Pazartesi

Kredi kartıyla alışveriş yüzde 127 arttı

Kredi kartı

Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre, kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile 2023 yılında yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 122 artarak 8 trilyon 241 milyar lira oldu. 2023 yılında en fazla kartlı ödeme tutarı 48,8 milyar lira ile 29 Aralık'ta yılbaşı alışverişleri için gerçekleşti. BKM, 2023 yılına ilişkin verilerini açıkladı. Buna göre, 2023 yılı bir önceki yıl ile kıyaslandığında kredi kartı adedinde yüzde 18’lik, banka kartı adedinde yüzde 12’lik, ön ödemeli kart adedinde ise yüzde 26’lık artış yaşandı. 2023 yılı itibarıyla Türkiye'de kredi kartı sayısı 117,7 milyon, banka kartı sayısı 189,5 milyon ve ön ödemeli kart sayısı 90 milyon adet oldu. Toplam kart sayısı ise 397 milyon adedi aşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17 artış gösterdi.


KREDİ KARTIYLA ÖDEMELER YÜZDE 127 ARTTI

Kredi kartı ile yapılan ödemelerde önceki yıla göre büyüme oranı yüzde 127, banka kartı ile yapılan ödemelerde yüzde 103 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödemelerde ise bu oran yüzde 115 seviyesinde kayıtlara geçti. Kartlı ödemelerin 6 trilyon 699 milyar lirası kredi kartları ile yapılırken 1 trilyon 399 milyar lirasında banka kartları, 142,6 milyar lirasında ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile 2023 yılında yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 122 artarak 8 trilyon 241 milyar lira oldu.


HER 4 LİRANIN "1 LİRASINDAN FAZLASI" İNTERNETTE YAPILDI

İnternetten kartlı ödemeler, 2023’te yüzde 130 artarak 2 trilyon 365 milyar liraya yükseldi. İnternetten yapılan kartlı ödemelerin toplam içindeki payı ise yüzde 28’e ulaştı. Böylece geçen yılki ödemelerde her 4 liranın "1 liradan fazlası" internetten yapıldı. Kartlarla yapılan temassız ödeme adedi geçen yıla göre yüzde 41 artarak 9,36 milyar adet, kartlarla yapılan temassız ödeme tutarı da geçen yıla göre yüzde 151 artarak 2 trilyon 269 milyar lira oldu. 2023 yılında mağaza içi yapılan kartlı ödemelerde her 4 ödemenin yaklaşık 3’ü temassız gerçekleşti.


Geçen yıl kartlarla yapılan 8,24 trilyon lira ödemenin yüzde 37’lik kısmı mağaza içi temaslı ödeme yöntemiyle yapılırken, yüzde 36’lık kısmı internetten veya posta/telefonla satış (mo/to) yöntemiyle, yüzde 27’si ise temassız ödeme yöntemiyle yapıldı. Toplam kartlı ödemelerin 3,03 trilyon lirası mağaza içi temaslı ödeme yöntemi ile yapılırken, 2,94 trilyon lirası internetten veya posta/telefonla satış (mo/to) yöntemiyle, 2,27 trilyon lirası ise temassız ödeme yöntemiyle yapıldı.


EN ÇOK KARTLI ALIŞVERİŞ YILBAŞINDA GERÇEKLEŞTİ

Geçen yılın kartlı ödemeler ekosistemine dair "en"leri şöyle sıralandı:

2023 yılında en fazla kartlı ödeme tutarı 48,8 milyar lira ile 29 Aralık’ta yılbaşı alışverişleri için gerçekleşti. En fazla kartlı nakit çekim tutarı 19,1 milyar lira ile 17 Nisan’da Ramazan Bayramı öncesinde gerçekleşti. 30 Aralık’ta yılbaşı alışverişleri için 16,5 milyon kartla yapılan 33,5 milyon işlemle günlük temassız ödeme rekoru kırıldı. Yıl içinde en fazla kartlı ödeme tutarı gerçekleşen gün haftanın pazartesi günleri olurken, saat aralığı ise 15.00-16.00 oldu.

Share:

31 Mart 2024 Pazar

‘Yanıltıcı bilgi’ davası: İliç’te 9 işçinin toprak altında kaldığı madeni işleten ABD’li şirketi şikâyet ettiler

‘Yanıltıcı bilgi’ davası

Kanadalı ve ABD’li yatırımcılar, SSR Mining şirketine “menkul kıymetler dolandırıcılığı” suçlaması yöneltti. Şirketin “yanıltıcı beyanları” nedeniyle zarara uğradıklarını söyledi. Erzincan İliç’te bulunan Çöpler Altın Madeni’nde yaşanan facianın ardından siyanürlü liç yığınının altında kalan 9 işçiye halen ulaşılamadı. Çöpler Madeni’ni işleten Anagold Madencilik ve onun üst şirketi SSR Mining de bu süreçte, madendeki güvenlik önlemlerinin mevzuata uygun olduğuna dair açıklamalarda bulundu. ABD’deki SSR Mining yatırımcılarının ise bu ve daha önceki beyanların yanıltıcı olduğu iddiasıyla şirkete, şirketin yönetim kurulu başkanı Rodney P. Antal’a ve dönemin mali işler müdürü Alison White’a “Menkul kıymetler dolandırıcılığı” suçlamasıyla toplu dava açtığı ortaya çıktı. Cumhuriyet konunun ayrıntılarına ulaştı. Buna göre ABD merkezli birçok hukuk firması 23 Şubat 2022 ile 27 Şubat 2024 arasında şirketten hisse satın alan kişilerin toplu davaya katılmak için kendileriyle iletişime geçmesi çağrısında bulundu. Konu hakkında ulaştığımız bir SSR Mining yetkilisi, “Devam eden hukuki süreçler hakkında yorum yapmıyoruz” ifadeleriyle açıkladı. 


ÖNLEMLER YETERSİZ 

İliç faciasından önce yaklaşık 1.9 milyar dolar piyasa değeri olan SSR Mining şirketinin piyasa değeri 30 Mart itibarıyla yaklaşık 900 milyon dolara geriledi. Yatırımcılar şirketin yanıltıcı beyanları yüzünden zarara uğradıklarını savunuyorlar. Colorado Bölge Mahkemesi’nde görülecek dava kapsamında SSR Mining’e güvenlik konusundaki önlemlerin yetersiz olduğu, güvenli olmayan madencilik uygulamalarına girişildiği ve güvenlik konusunda yanlış bilgi verdiği ve/veya bilgi sakladığı suçlamaları şu ifadelerle yöneltildi: “Savunma (SSR Mining) Çöpler madeninde güvenlik konusundaki kararlılığını ve alınan güvenlik önlemlerinin etkinliğini maddi olarak abartmış, madende güvenli olmayan ve felaketle sonuçlanmasına dair makul ihtimaller olan madencilik uygulamalarına girişmiştir. SSR Mining’in Çöpler madenindeki beklentileri ve operasyonları hakkında bulunduğu beyanlar maddi olarak yanlış ve yanıltıcı ve/veya makul bir temelden yoksundu.” 


ANAGOLD’UN TÜRKİYE MÜDÜRÜ ‘KUSURSUZ’

Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturma kapsamında geçen günlerde hazırlanan bilirkişi raporu tekrar gündeme geldi. Raporda Anagold Madencilik Türkiye Müdürü Cengiz Yalçın Demirci’nin “kusursuz” olduğu belirtilirken Anagold Madencilik Anonim Şirketi, SSR Mining Yetkilisi Jain Ronald Guille ve olay gerçekleştiğinde ABD’de bulunan ve halen Türkiye’ye dönmeyen Operasyon Direktörü Kenan Özdemir “asli kusurlu” bulunmuştu.

Share:

30 Mart 2024 Cumartesi

Dev ABD'li yatırım bankası Goldman'dan TL ve enflasyon analizi: Yerel seçimler ‘Dolar/TL’yi nasıl etkiler?

Yerel seçimler ‘Dolar/TL’yi nasıl etkiler?

ABD'li yatırım bankası Goldman Sachs, Türkiye'de seçim sonuçlarından bağımsız olarak hem parasal hem de mali politikanın devam edeceği öngörüsünde bulundu. Goldman Sachs, 31 Mart Pazar günü gerçekleştirilecek yerel seçimler öncesi son Türkiye raporunu yayınladı. Raporda, "Seçim sonuçlarından bağımsız olarak hem parasal hem de mali politikanın devamını ve rezervlerin yanı sıra TL'nin üzerindeki baskının da yatışmasını bekliyoruz. Bütçe gelirlerinin uzun dönemli ortalamasına ulaşmasından dolayı seçimlerin ardından geçen yıla benzer vergi artışları beklemiyor ve harcama yönlü baskıların da azalacağını düşünüyoruz" ifadesi kullanıldı.


"TL'DEKİ DEĞER KAYBI OLASILIĞININ DÜŞÜK OLDUĞUNA SİNYAL"

Yıl sonu enflasyon tahminine de yer verilen raporda, "Enflasyonun mayısta zirveye çıkacağını ve oradan olumlu baz etkileriyle birlikte yıl sonuna kadar yüzde 33'e kadar keskin bir düşüşe başlayacağını tahmin ediyoruz" değerlendirmesinde bulunuldu. Raporda, döviz talebine ilişkin olarak, "Türk halkının seçimlerden sonra TL'nin aşırı değer kaybedeceğine yönelik düşüncelerinden kaynaklı artan döviz talebi var ancak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) politika faizinde geçen hafta 500 baz puan artışa gitmesinin böyle bir değer kaybı olasılığının düşük olduğuna dair güçlü bir sinyal gönderdiğini düşünüyoruz" ifadesine yer verildi.


"ENFLASYONUN YÜZDE 68,5'E YÜKSELECEĞİNİ TAHMİN EDİYORUZ"

Ramazanın bu yıl mart ayına denk gelmesi nedeniyle artan gıda ve hizmet enflasyonuyla birlikte enflasyonun bu dönemde yüksek seyretmeye devam edeceği öngörüsüne yer verilen raporda, "Olumsuz baz etkisi nedeniyle de martta enflasyonun yıllık bazda yüzde 68,5'e yükseleceğini tahmin ediyoruz" denildi. Raporda, aylık bazda döviz kurundaki zayıflık nedeniyle yükselen çekirdek mal enflasyonuna karşılık diğer Tüketici Fiyat Endeksi alt kalemlerinde yavaşlama beklendiğine işaret edilerek, mevcut enflasyon ortamında ücret artışları ve ramazan ayının enflasyon üzerindeki toplam etkisini hesaplamanın zorluğu nedeniyle tahminler üzerinde bir belirsizlik olduğu kaydedildi.

Share:

29 Mart 2024 Cuma

TÜİK açıkladı: Sosyal koruma harcamalarının milli gelire oranı geriledi

Sosyal koruma

2021 yılında yüzde 11,1 olan sosyal koruma harcamalarının gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) içindeki payı 2022 yılında yüzde 8,6 oldu. Emeklilere ayrılan kaynaklarda ise düşüş dikkat çekti. Sosyal koruma harcaması 2022 yılında bir önceki yıla göre yüzde 60,2 artış göstererek 1 trilyon 291 milyar 77 milyon TL oldu. Bu harcamanın yüzde 98,2'sini 1 trilyon 267 milyar 924 milyon TL ile sosyal koruma yardımları oluşturdu.


EMEKLİLERE AYRILAN KAYNAKTA DÜŞÜŞ

Sosyal koruma yardımlarında emeklilere ayrılan kaynaklar ise yüzde 4,9'dan yüzde 3,8'e düştü.


GSYH'YE ORANLA GERİLEDİ

Sosyal koruma harcamalarının gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) içindeki payı 2022 yılında yüzde 8,6 oldu. Bu oran 2021 yılında yüzde 11,1 olmuştu. Sosyal koruma yardımlarının GSYH içindeki payı ise yüzde 8,4 olarak gerçekleşti. Risk/ihtiyaç grupları bazında bakıldığında, emekli/yaşlılara yapılan harcamaların yüzde 3,8 ile en büyük paya sahip olduğu görüldü. Bunu, yüzde 2,6 ile hastalık/sağlık bakımı harcamaları ve yüzde 1,0 ile dul/yetim harcamaları takip etti.


ŞARTLI YARDIMLAR

Şartlı yardımlar içinde en büyük payı yüzde 47,5 ile aile/çocuk yardımları oluşturdu. Bunu yüzde 20,4 ile engelli/malul yardımları ve yüzde 13,9 ile hastalık/sağlık bakımı yardımları takip etti. Nakdi yardımlarda en büyük payı yüzde 71,2 ile emekli/yaşlılara yapılan yardımlar oluşturdu. Bunu yüzde 18,6 ile dul/yetim yardımları ve yüzde 4,5 ile aile/çocuk yardımları takip etti. Sosyal koruma gelirlerinin yüzde 41,4'ünü devlet katkıları, yüzde 28,4'ünü işveren sosyal katkıları ve yüzde 23,1'ini koruma kapsamındaki bireyler tarafından yapılan sosyal katkılar oluşturdu.

Share:

28 Mart 2024 Perşembe

Otomatik ödeme talimatı verenler dikkat! Bankalar 'fatura'yı müşteriye kesti... Peki ne yapmalı?

Bankalar 'fatura'yı müşteriye kesti

Bankalar kredi kartıyla yapılan otomatik fatura ödemelerinden yüksek faiz talep etmeye başladı. Uzmanlara göre bu iki uygulama da yasal değil. Peki ne yapmalı? Bankalar tüketicilere otomatik fatura talimatı vermeleri için çok sayıda avantaj sunuyor. Genelde talimat veren müşterilere alışverişte kullanabilecekleri puanlar tanımlanıyor. Bankalar bu ödemelerden şimdiye kadar ya faiz almıyor ya da çok düşük faiz talep ediyordu. Ancak bu ay ekstrelerine bakan yurttaşlar yüksek tutarlarda "otomatik fatura ödeme faizi" ile karşılaştı. Bu konuda çok sayıda yurttaş tüketici derneklerine şikayette bulunuyor.


"FAİZ ÜCRETİ ALINMAYA BAŞLADI"

NTV'den Uğurcan Gökçen'in haberine göre, Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili Avukat İbrahim Güllü, yaptığı açıklamada, "Yıllarca bankalar mevduatları çekebilmek için tüketicilerden otomatik ödeme talimatları almaya çalıştılar. Fakat son zamanlarda tüketicilerin kredi kartıyla yaptıkları otomatik ödemelerden faiz ücreti almaya başladılar" dedi. TÜKONFED Bankacılık Komisyonu Başkanı Hüseyin Ölmez ise "Bankalar binbir rica ile aldıkları otomatik ödemelerden artık bugün faiz alıyor. Bunun nakit ödeme olduğunu söylüyorlar" ifadelerini kullandı.


"FAİZ ORANI KREDİ KARTINDAKİNDEN YÜKSEK"

Otomatik fatura ödeme faiz oranı ise kredi kartı faizinden yüksek. Şu an kredi kartı faizleri yüzde 3,74 oranında. Çünkü Merkez Bankası kredi kartı faizlerini yüzde 35 politika faizine sabitledi. Otomatik fatura talimatı faiz oranı yüzde 5 seviyesinde. Bankaların kredi kartı bilgilendirme metinlerinde otomatik fatura talimatı faizi istenilebileceğine dönük açıklamalar var. Yani kredi kartı alınırken yapılan sözleşmede tüketiciye bilgilendirme yapılıyor.


TÜKETİCİ HAKEM HEYETİNE BAŞVURULMALI

Uzmanlar yine de bunun yasalara aykırı olduğu görüşünde. İbrahim Güllü, "Bu yasal bir uygulama değil, çünkü kredi kartıyla yapılan bu ödemeler alışveriş kapsamında. Yani nakit çekim değil" değerlendirmesini yaptı. Güllü'ye göre, bu uygulama Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 17. maddesine aykırılık teşkil ediyor. Tüketici dernekleri ödenen ücretlerin geri alınması için tüketici hakem heyetine başvurulmasını öneriyor. Başvuruların e-devlet üzerinden de yapılabileceğini belirtiyorlar.

Share:

Etiketler