26 Nisan 2024 Cuma

IEA: Elektrikli araç satışları bu yıl artacak

IEA

Dünyada bu yıl elektrikli araç satışlarının 17 milyona ulaşarak güçlü bir büyüme göstermesi bekleniyor. Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) yıllık yayımladığı Küresel Elektrikli Araç Görünümü raporuna göre, bu yılın ilk çeyreğindeki elektrikli araç satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25 arttı. Bu dönemde satılan elektrikli araçların sayısı 2020'nin tamamında satılan elektrikli araç sayısına eşit oldu. Dünyada bu yıl sonu itibarıyla elektrikli araç satışlarının 17 milyona ulaşması bekleniyor. Böylece, bu yıl dünyada satılan her 5 araçtan birinin elektrikli olacağı tahmin edilirken, elektrikli araç satışlarındaki hızlı büyümenin küresel otomotiv endüstrisini yeniden şekillendireceği ve ulaşımda kullanılan petrol talebini de önemli ölçüde azaltacağı öngörülüyor. Bu satışın 10 milyonunun Çin'de gerçekleşmesi, bu yıl ABD'de satılan her 9 araçtan birinin ve Avrupa'da her 4 araçtan birinin elektrikli olacağı tahmin ediliyor.


SATIŞLARDAKİ ARTIŞ 2023'TEKİ REKOR BÜYÜMENİN ÜZERİNE İNŞA EDİLİYOR

Rapora göre, elektrikli araç satışlarında bu yıl beklenen güçlü artış geçen yılki rekor büyümenin üzerine inşa ediliyor. Geçen yıl, dünyada elektrikli araç satışları önceki yıla göre yüzde 35 artışla 14 milyon oldu. Talep ağırlıklı olarak Çin, Avrupa ve ABD'de görülürken, elektrikli araç satışları Vietnam ve Tayland gibi gelişmekte olan ülkelerde de büyüme gösterdi. Çin'de geçen yıl satılan elektrikli araçların yüzde 60'ından fazlasının, eşdeğer konvansiyonel otomobillerden daha ucuz olduğu görüldü. Ancak, Avrupa ve ABD'de, içten yanmalı motorlu araçların fiyatları elektrikli araç fiyatlarına göre daha düşük seyretti. Fiyatların artan pazar rekabeti ve gelişen batarya teknolojilerine bağlı olarak gelecek yıllarda düşüş göstermesi bekleniyor.


"BU DEĞİŞİMİN OTOMOBİL VE ENERJİ SEKTÖRÜ İÇİN ÖNEMLİ SONUÇLARI OLACAK"

IEA Başkanı Fatih Birol, rapora ilişkin değerlendirmesinde, elektrikli araç satışlarındaki ivmenin devam ettiğinin IEA verilerinde görüldüğünü belirterek, "Küresel elektrikli araç devrimi hız kesmek yerine yeni bir büyüme evresine hazırlanıyor gibi görünüyor." ifadesini kullandı.


Batarya üretimine yapılan yatırım dalgasının, elektrikli araç tedarik zincirinin otomobil üreticilerinin iddialı genişleme planlarını karşılayacak şekilde ilerlediğini gösterdiğini dile getiren Birol, şunları kaydetti:

"Sonuç olarak, elektrikli araçların yollardaki payının hızla artmaya devam etmesi bekleniyor. Sadece bugünün politikalarına dayanarak, 2030 yılına kadar Çin'de yollardaki neredeyse her 3 otomobilden biri elektrikli olacak ve hem ABD hem de Avrupa Birliği'nde neredeyse her 5 otomobilden biri elektrikli olacak. Bu değişimin hem otomobil endüstrisi hem de enerji sektörü için önemli sonuçları olacaktır."

Share:

24 Nisan 2024 Çarşamba

Sezon başladı, fiyatlar arşa çıktı: Kiralık villa fiyatları günlük 1 milyon lirayı buldu

Kiralık villa fiyatları

Muğla'nın dünyaca ünlü turistik ilçesi Bodrum'da yaz sezonun gelmesiyle sezonluk daire ve villa fiyatlarında artış yaşandı. TÜRSAB Bodrum Bölge Temsilcisi Mustafa Demir, "Sezonda konutlarda günlük kiralık bedeli 2 bin 500 liradan başlıyor, villalarda ise bu rakam 1 milyon liralara kadar çıkıyor" dedi. Dünyanın önemli turizm merkezlerinden Bodrum'da yaz sezonunun başlamasıyla otellerin yanı sıra mayıs ve eylül aylarını da kapsayan tatil sezonunda kiralanan daire ve villalara talep arttı. Bu kapsamda geçen sezon günlük kira bedeli 1000 lira olan 2+1 dairelerin bu yıl günlük kirası 2 bin 500 liraya kadar çıkarken, villaların bu yıl günlük kirası ise 1 milyon liraya kadar yükseldi. 


Sezonda günlük kiralanan villa ve daireler için rezervasyonların devam ettiğini söyleyen TÜRSAB Bodrum Bölge Temsilcisi Mustafa Demir, "İnsanların ödedikleri para karşılığında ne hizmet beklediklerine göre fiyatlar değişiyor. Standart 2+1 konaklamayla, kendine özel yüzme havuzu olan, denize sıfır olan veya büyük bir tesisin içerisindeki villa fiyatları arasında çok fark var. Sezonda konutlarda günlük kiralık bedeli 2 bin 500 liradan başlıyor, villalarda ise bu rakam 1 milyon liralara kadar çıkıyor" ifadelerini kullandı.


Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ev ve villa kiralayan kişiler otellerde olduğu gibi erken rezervasyon yapanlar değil. Villalardaki doluluk oranı tatmin edici orana ulaşmadı ve hala rezervasyon akışı devam ediyor. Yurt dışından rezervasyonlar şubat, mart ve nisan ayı içerisinde oluyor. İç pazarda bu genelde son dakikaya kalıyor ve boş olan tesislerden yararlanıyorlar. Bodrum, Marmaris, Fethiye ve Antalya'nın Kaş ilçesinde sezonda villa ve konutlara talep fazla. Bodrum'da ise iç pazardan ev ve villa kiralama talebi diğer bölgelerden daha yüksek. Özellikle İngiltere ve Arap Yarımadası'ndan villa tercih edenler daha fazla. 1 Mayıs itibarıyla, çoğu ilan sitesi belli bir referans numarası veya belli bir ruhsat numarası isteyecek. O numaraya göre ilanın devam edilebilirliği olacak. Denetimleri Turizm Bakanlığı tarafından sağlanacak. Son dakika gelişen bir şey olduğu için kontrolü 1 Mayıs'a kadar yetişmeyebilir. Ekiplerin canla başla bu işi yetiştirmeye çalıştıklarını görüyorum."


'HAZİRAN İTİBARİYLE DOLULUK YÜZDE 100 OLACAK'

Haziranda Kurban Bayramı'nın da etkisiyle doluluk oranlarında artış yaşanacağını söyleyen Demir, "Turistin ne zaman geleceğini görebilmemiz için uçaklara bakmamız gerekiyor. Mayıs ayı itibarıyla Avrupa uçuşları ve Moskova uçuşları başlıyor. Arap Yarımadası'ndaki uçuşlar haziranın ilk haftası başlıyor ve genellikle eylülün ortası gibi son buluyor. Kurban Bayramı'yla iç pazarın da dahil olmasıyla doluluklar o dönemde yüzde 90 ve yüzde 100 seviyelerine ulaşıyor. Avrupa'dan şu anda gelen yolcu sayısı bakımından uçak oranı yüzde 12 artış gösteriyor. Uçaktaki koltukların Bodrum'a akışı artabilir. Bodrum- Milas Havalimanı'na inen her uçağın yolcusu Bodrum'a gelmiyor. Bölgedeki kardeş destinasyonlarımız olan Didim ve Kuşadası'na gidiyor. Mayıs ayı uygun fiyatlarla tatil seçenekleri sunuyor ve devam ediyor" diye konuştu.

Share:

23 Nisan 2024 Salı

TZOB Başkanı Bayraktar şart koştu! 'Üretimi artırmamız şart'

TZOB

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Ayçiçek yağında fiyat artışını kontrol edebilmek ve dışa bağımlılığımızı azaltmak için ayçiçeği üretimimizi artırmamız şarttır” dedi. Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ayçiçeği üretiminde ekim döneminin başlamasını ve ayçiçeği üreticilerinin sorunlarını yaptığı basın açıklamasıyla değerlendirdi. Türkiye’de 59 şehirde ayçiçeği üretimi yapıldığını söyleyen Bayraktar, “Ayçiçeği üreten şehirlerin başında gelen Edirne’yi Adana, Tekirdağ, Kırklareli ve Konya takip ediyor. Bugünlerde havaların ısınmasıyla toprak tava geldi ve ayçiçeği tohumları toprakla buluşmaya başladı” ifadesini kullandı.


"AYÇİÇEĞİ ÜRETİMİ 2023 YILINDA 2,2 MİLYON TON SEVİYESİNE YÜKSELDİ"

Türk halkının temel gıda maddelerinden olan Ayçiçek yağında dışa bağımlılığın azaltılması gerektiğini anlatan Bayraktar, şunları kaydetti:

“2018 yılında 1,95 milyon ton olan ayçiçeği üretimi son 5 yılda yüzde 12,7 oranında artarak 2023 yılında 2,2 milyon ton seviyesine yükseldi. Geçtiğimiz yıl ayçiçeği ekim alanlarında yaşanan azalış üretime yansıdı ve üretim bir önceki yıla göre yüzde 13,8 oranında geriledi. Artan nüfusa paralel olarak kişi başı tüketim de yıllar itibarıyla artış göstererek, 2022 yılında kişi başı tüketim 56 buçuk kilogramla son 20 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.”


"AYÇİÇEĞİNDE YETERLİLİK ORANIMIZ YÜZDE 51,3"

Halkın en fazla tükettiği Ayçiçek yağında ihtiyacın yarısının ithalat ile karşılandığına dikkati çeken Bayraktar, şöyle konuştu:

“Ülkemiz sıvı yağ tüketiminin yüzde 80 gibi büyük bir oranını ayçiçek yağı oluşturuyor. Ayçiçeğinde yeterlilik oranımız yüzde 51,3’tür. Ürettiğimiz ayçiçeği ülkemiz ihtiyacını dahi karşılamadığı için ithalata olan bağımlılığımız devam ediyor. İhtiyacımız olan ayçiçeğinin yüzde 48,7’sini ithalatla karşılıyoruz. Ayçiçeği tohumu, yağı ve küspesi ithalatı için toplam ödediğimiz döviz 2023 yılında 2 milyar 345 milyon doları buldu. Son 5 yılda ayçiçeği tohumu, yağı ve küspesi ithalatı için ödediğimiz bedel yüzde 153 buçuk arttı.”


Ayçiçeği alım fiyatlarının üreticinin yeterli gelir elde edecek seviyede olmadığını söyleyen Bayraktar, “Geçtiğimiz iki yılda üretici fiyatları maliyet seviyesinde kaldı. Çiftçilerimiz yüksek girdi maliyetlerini karşılayarak üretimlerini devam ettirmekte zorlanıyor. Üretim artmalı ki, tüketiciler uygun fiyatla yağ tüketmelidir” diye konuştu.


“AYÇİÇEĞİ ÜRETİMİMİZİ ARTIRMAMIZ ŞART”

Son 3 yılda ayçiçeğinde üretici fiyatının yüzde 116,9 oranında arttığına dikkati çeken Bayraktar, “Ayçiçek yağı litre fiyatı son 3 yılda yüzde 224,8, son beş yılda da yüzde 491,8 artarak bugünlerde 58 liraya yükseldi. Halkımızın en çok tükettiği yağ olan ayçiçek yağında görülen bu fiyat artışını kontrol edebilmek ve dışa bağımlılığımızı azaltmak için ayçiçeği üretimimizi artırmamız şarttır.”

Share:

22 Nisan 2024 Pazartesi

TMO kararını açıklayacak: Çiftçinin 'fiyat' kaygısı sürüyor!

TMO kararı

Kredi ve piyasaya borçları 700 milyar lirayı aşan çiftçiler buğday alım fiyatının açıklanmasını bekliyor. CHP'li Ömer Fethi Gürer ise, çiftçiler düşük taban fiyatı kaygısı taşırken TMO'nun yıl başından beri ithalata devam ettiğini belirtiyor. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bu yılın ilk aylarında en çok ithal edilen ürünün buğday olduğunu belirterek, çiftçilerin kredi ve piyasaya borçlarının 700 milyar lirayı geçtiğini söyledi.


Gürer, "Çiftçilerimiz ürettikleri ürünü hasat ettikten sonra satıp borçlarını ödemek istiyorlar. Ülkemizde bu yıl taban fiyatının açıklanmaması çiftçiyi kaygılandırıyor, düşük taban fiyatı kaygısı var. Bir an önce buğday taban fiyatı açıklanmalıdır" dedi. CHP'li Gürer, buğday için Çukurova'da hasat döneminin yaklaştığına dikkat çekerek, "Çiftçilerimiz buğday taban fiyatının bir an önce açıklanmasını bekliyor, Toprak Mahsulleri Ofisi ise yılbaşından beri ithalata devam ediyor" dedi.


"ÇİFTÇİ GEÇEN YIL MAĞDUR OLDU"

Yılın ilk iki ayında 1 milyon 578 bin 854 ton buğday ithal edildiğini, yurt dışına 389 milyon 789 bin 753 dolar para ödendiğini belirten Gürer, şöyle konuştu:

"Ülkemizin toprakları ve çiftçileri var, buğdayı ithal devam ediyor. Dahilinde işleme rejimi (DİR) kapsamında her yıl ortalama 10 milyon ton buğdayı yurt dışından alıyoruz. Yurt dışına döviz ödüyoruz. Toprak Mahsulleri Ofisi depoları yurt dışından getirdiği ürünle doldurunca geçen yıl randevulu sistemi işletmeyip yerli üreticiye eziyet etti ve çiftçilerimiz mağduriyet yaşadı. Bir kısım çiftçi, Toprak Mahsulleri Ofisi'ne buğdayını veremedi, tüccara gitmek zorunda kaldı ve Toprak Mahsulleri Ofisi'nin fiyatının altında ürününü satmak zorunda kaldı."


ÇİFTÇİNİN BORCU 700 MİLYAR LİRAYI AŞTI

Gürer, çiftçilerin kredi ve piyasaya borçlarının 700 milyar lirayı geçtiğini belirtti. Gürer, "Çiftçilerimiz ürettikleri ürünü hasat ettikten sonra satıp borçlarını ödemek istiyorlar. Ülkemizde bu yıl taban fiyatının açıklanmaması çiftçiyi kaygılandırıyor, düşük taban fiyatı kaygısı var. Bir an önce buğday taban fiyatı açıklanmalıdır" dedi.


Gürer konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Yılın ilk iki ayında buğdayın dışında en çok ithalatı soya ve ayçiçeği ham yağında yapmışız. Bunları kendimiz yetiştirmeliyiz, yurt dışına kaynaklarımızı boşa akıtmamalıyız. Çiftçimize destek vermeliyiz. Taban fiyatları girdi maliyetlerine göre bir an önce açıklamak, çiftçinin kaygısını ortadan kaldıracaktır. Aksi takdirde, taban fiyattan mutlu olmayan çiftçi topraktan daha fazla uzaklaşacaktır."

Share:

21 Nisan 2024 Pazar

Sivas'ta ekmek savaşları: Fiyat 2 TL'ye düştü

ekmek savaşları

Sivas’ta bir firma diğer firmalara tepki olarak ekmeğin fiyatını 2 liraya kadar düşürdü. Firma yetkilisi, "Bizim istediğimiz, gerçekten denetim yapılsın ve bu denetim üzerine de halkımız sağlıklı ekmek yesin" açıklaması yaptı. Sivas’ta somun ekmeği üreten bazı fırınların iddiaya göre hijyen ve kaliteden uzak ucuz ekmek satması tepkilere neden oldu. Bu duruma tepki göstermek isteyen bir firma denetimlerin yetersiz olduğunu ileri sürerek 200 gram somun ekmeğin fiyatını 2 liraya kadar düşürdü. Normal şartlarda 7.5 liraya satılan somun ekmeği kimi firmalar ise 5 liraya satmaya başladı. 


''TEMEL AMACI HİJYEN KONUSU'' 

Firmanın Halka İlişkiler Müdürü Murat Eken, ekmeği iki liradan satmalarının temel amacının hijyen konusu olduğunu ifade ederek, “Normalde Sivas'ta belli sayıda fırıncılar var. Şu anda ekmeğin normal maliyeti beş liranın çok üzerinde. Ekmeği 2 liraya satmamızın temel amacı hijyen konusu. Gerektiği şekilde fırınlar denetlenmiş olsa, gerektiği şekilde hijyen kurallarına uyulmuş olsa, sigortayla alakalı gerçek anlamda denetimler yapılmış olsa emin olun herkes ekmeğin gerçek değerine ulaşmış olabilir. Bizim buradaki amacımız tepki amaçlı. Biz de biliyoruz ki ekmeğin maliyeti normalde beş liranın üzerinde. Şu anda örnek veriyorum. 10 tane eleman çalıştırıp 3'ünü sigortalı çalıştıranlar da var. Ruhsatı olmadan imalat yapan fırınlar da var” dedi.


''HALKIMIZ SAĞLIKLI EKMEK YESİN''

Eken, fırınların gerçek anlamda denetilmesini istediklerine değinerek, “Tek istediğimiz bunlara gerçek anlamda denetim yapılması. Çünkü bugün marketlerin altında açılmış olan fırınlar var. Bunların denetilmesini istiyoruz. Ama şu anki maliyetler gerçekten kurtarmıyor. Bizim istediğimiz, gerçekten denetim yapılsın ve bu denetim üzerine de halkımız sağlıklı ekmek yesin. Onun harici kimseyle bir alıp veremediğimiz yoktur. Biz istiyoruz ki insana da düzgün ekmekler yesinler. Ama bu süre bu şekil devam ettiği müddetçe biz yedi birlik olarak ekmeği iki liradan satmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Vatandaşlar ise ekmeğin 2 liradan satılmasının güzel bir uygulama olduğunu ifade etti.

Share:

Etiketler