Menü

6 Haziran 2022 Pazartesi

Avrupa'nın en büyük fizik tedavi hastanesinin açılışına sayılı günler kaldı

 

tedavi hastanesi

İstanbul Sağlık Müdürü Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Bahçelievler'de 'Avrupa'nın en büyüğü' olarak inşa edilen fizik tedavi hastanesinin haziranın yarısından itibaren hizmete alınacağını açıkladı.

Megakentteki sağlık yatırımlarıyla ilgili konuşan Memişoğlu, son 15 yıldır İstanbul'daki sağlık altyapısında büyük değişim yaşandığını, eskiden "koğuş sistemi" olarak adlandırılan 8 kişilik ve ortak tuvaletli odaların bulunduğu kamu hastanelerinin altyapısının dönüşüme uğradığını anlattı.

1971'de Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesinin hizmete sunulmasından 2010'da Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin açılışına kadar, kentte yeni bir hastane yapılmadığına dikkati çeken Memişoğlu, sadece son 5 yılda çok yataklı 26 büyük hastanenin sisteme ilave edildiğini dile getirdi.

Prof. Dr. Memişoğlu, sadece COVID-19 salgını zamanında 9 hastanenin açıldığını, bunların 2'sinin 3 ayda projelendirilerek hizmete sunulan, 1008 yataklı, tuvalet ve banyosu da içinde yer alan tek kişilik odalara sahip acil durum hastaneleri olduğunu ifade etti.

"Türkiye, sağlıkta gelecek vizyonuna ulaşmış durumda"

İstanbul'da, 2002'de kamu hastanelerinde tek kişilik toplam 64 oda bulunduğunu belirten Memişoğlu, şöyle konuştu:

"Şu anda 20 bine çıktı sadece kamudaki odalar. Tek kişilik, çift kişilik, tuvaleti, televizyonu, buzdolabı, telefonu, interneti var. Böyle bir altyapıyla Türkiye, sağlıkta gelecek vizyonuna şu anda ulaşmış durumda. 'İstanbul'u sağlığın baş şehri yapma hedefimiz var.' dediğimiz zaman, altyapısıyla insan gücüyle buna rahatlıkla ulaşılabilir diye düşünüyoruz. Şu anda dünyanın burayı talep etmesinin sebebi de esasında bu hedefimizi gerçekleştirdiğimizi gösteriyor. Ama işimiz, sorumluluğumuz çok daha fazla bundan sonra. Böyle bir altyapının da hakkını hep beraber vermemiz gerekiyor.

Bunu çok daha iş, bilim, araştırma, eğitim anlamında marka haline getirmemiz gerekiyor. Çünkü siz fiziki yapıları yapsanız da o kültürün oluşması, onun yeniden dünyayla yarışır hale getirilmesi bir süreç alacaktır. Bu süreçleri de şimdi yaşıyoruz. Baktığınızda, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi fiziki ve cihaz anlamında dünyanın en iyi merkezlerinden biri. İnsan gücünü de yavaş yavaş oturttuktan sonra burası bilim anlamında da dünyanın lokomotifi haline gelecektir."

Memişoğlu, şu anda İstanbul'da 47 bin hasta yatağı olduğunu, bunların yaklaşık yüzde 55'inin kamuda, geri kalan yüzde 45'inin ise üniversite ve özel hastanelerde yer aldığını aktardı.

"Yapay akıllarla hastalıkların yönetimini dünyaya öğretebilir hale geldik"

Sağlıkta "veri zenginliği" konusunun öneminden de bahseden Memişoğlu, Türkiye'de 2014'ten beri herkesin kendi portalını tuttuğu, sistemin bir bütün olarak yönetildiği dijital sağlık altyapısı "e-Nabız"ın kullanıldığını hatırlattı.

Memişoğlu, bunun dünyanın hiçbir ülkesinde bulunmadığına dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu dijital altyapıdaki veriyi de kullanırsak tam manasıyla Türkiye, dünyada sağlığın hem teknolojik hem bilgi hem de altyapı anlamında dünyanın lideri olur. Çok yakın gelecekte Türkiye'nin sağlığa yön veren ülke olduğunu göreceğiz. Çünkü öyle bir verimiz, datamız var ki elimizde. 'Yapay zeka' diyoruz. Ben yapay akıl diyorum çünkü zeka herkeste vardır ama akıl onu iyi yöneten demektir. Biz yapay akıllarla hastalıkları veya onların yönetimini dünyaya öğretebilir hale gelmiş durumdayız. Gelecekteki nesiller bunu çok daha iyi yapacaktır. İnşallah Türkiye, gelecek on yıllarda dünyadaki sağlık sistemini hem yönetecek hem yönlendirecek hem de örnek birçok uygulamaya imza atacaktır."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder