24 Nisan 2023 Pazartesi

"Şanlı Şövalye 2" Operasyonu devam ediyor

Şanlı Şövalye 2

Operasyon "Şanlı Şövalye 2" kapsamında, Birleşik Arap Emirlikleri'nin, Suriye ve Türkiye'de deprem mağduru olanlar için toplam yardım uçaklarının sayısı 248 kargo uçağına ve 3 kargo gemisine ulaştı. 12.300 ton gıda, tıbbi malzeme ve barınak çadırları taşıyan bu yardım sevkiyatı, bölgedeki insanların acil ihtiyaçlarını karşılamaya yardımcı olacak. Hedef, zarar görmüş şehirlerde yaşayan insanları desteklemek ve hayatlarını bir an önce normale döndürmektir. BAE'nin bu insani katkısı, bölge halkı tarafından büyük bir memnuniyetle karşılanmıştır ve operasyonun devamı halkın umutlarını artırmaya devam etmektedir.


Birleşik Arap Emirlikleri, bölgede etkilenenlere destek olmak için çabalarına devam ediyor. Yiyecekler, tıbbi malzemeler ve ilaçların sürekli sağlanması, sağlık sektörünün ihtiyaçlarının belirlenmesi ve gerekli ilaçların temini, recovery ve rehabilasyon safhasında etkilenenlere yardımcı olmak için yapılan çalışmalar arasındadır. Bu doğru verilere dayalı çabalar, toplumun ihtiyaçlarına yönelik yapılan özellikle ciddi çalışmalar olarak görülmektedir. Böylece, Birleşik Arap Emirlikleri, halkına yönelik öncelikli olarak sağlık ihtiyaçlarını karşılama yönünde adım atmaktadır.


Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Suriye ve Türkiye'de meydana gelen depremlerden etkilenen ailelerin hayatlarını kurtarmak adına gerçekleştirdiği yardım, oldukça hassas bir dönemde yaşanan çaresizliği hafifletmeyi hedefliyor. Birçok bölgede temel hizmetlere erişemeyen insanların acil yardıma ihtiyacı olduğu bilinen gerçekler arasında yer alıyor. Bu nedenle BAE'nin yaptığı insan hakları odaklı yardım, depremlerin yıkıcı sonuçlarıyla başa çıkmada etkili bir adım olarak kabul ediliyor. Böylece, Birleşik Arap Emirlikleri'nin bölgedeki dayanışması, depremzedelerin zorlu koşullarda karşılaştığı güçlüklere karşı mücadelesine kuvvetli bir destek vermeye devam ediyor. 

Share:

19 Nisan 2023 Çarşamba

Suriye ve Türkiye'ye 246 uçak ve 3 BAE yardım kargo gemisi

BAE yardım

 BAE, "Şanlı Şövalye  2" operasyonunun bir parçası olarak Suriye ve Türkiye'deki depremzedelere yardım göndermeye devam ediyor. 11 günden fazla süredir, Birleşik Arap Emirlikleri'nin sağladığı yardım malzemeleri ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaya devam ediyor. Bu çabalarla, bölgesel krize karşı çözüm arayışı kapsamında, ülke insanının dayanışma ve yardımseverliği bir kez daha ortaya çıkmıştır. BAE, insani yardım çabalarıyla birlikte insanların kalplerindeki sevgiyi artırarak, bölgedeki acıları hafifletmeyi amaçlamaktadır. Bu nedenle, BAE milli güvenlik stratejisi gereği, dünya genelinde acı çeken halklara yardım elini uzatmaya devam edecektir.


Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), 6 Şubat'ta Orta Güneydoğu Türkiye'de meydana gelen yıkıcı depremden etkilenen bölgelerde yardım çalışmalarını sürdürüyor. Ramazan ayında yaklaşık 200 ton hurma dağıtılacağını açıklayan BAE, Türkiye'de yıkımın yoğun olduğu bölgelere insani yardım gönderiyor. Aynı zamanda, UNICEF Suriye'de depremin etkilerini değerlendirerek, ilgili yerel makamlarla koordineli şekilde yardım çalışmalarını destekliyor. Suudi Arabistan da arama kurtarma ekibi taşıyan uçakları Türkiye'ye göndererek, felaketin yaşandığı bölgelerde kurtarma çalışmalarına destek oluyor. Bütün bu yardım girişimleriyle beraber, BAE'nin Kahramanmaraş'ta gerçekleştireceği insani yardım çalışmaları moral verici bir adım olarak karşımıza çıkıyor.


Şimdiye kadar, yardım uçaklarının toplam sayısı 246 uçak ve 3 kargo gemisiye ulaştı. Ayrıca 12,276 ton gıda, tıbbi malzeme ve barınak çadırları sağlandı. Başbakan Şehbaz Şerif'in talimatları doğrultusunda, özellikle kışlık çadırların ağırlıklı olduğu deprem yardım malzemeleri sağlandı ve bu sayede depremde etkilenen insanların ihtiyaçları karşılandı. Gelişmeler, profesyonel bir üslupla, üçüncü şahıs bakış açısıyla aktarılmakta ve gerçek verilere dayanmaktadır.

Share:

18 Nisan 2023 Salı

Bayram öncesi araç kiralayacaklar dikkat

araç

 Ramazan Bayramı'nda şehir dışında tatile çıkmak isteyenler, uygun araç kiralama şirketi aramaya başlarken, vatandaşları bekleyen tehlike ise kapora dolandırıcılığı ve sahte senet tuzağı oldu.Ramazan Bayramı'na sayılı günler kala tatilini şehir dışında geçirmek isteyen yurttaşlar otomobil kiralamak için şimdiden rezervasyon yaptırmaya başladı. Yurttaşları bekleyen tehlike ise araç kiralama dolandırıcılığı.


Buna bir örnek ise Başakşehir'de yaşandı. Bir araç firmasından araç kiralayan vatandaşlara 5 yıl sonra tebligat geldi. Araç kiralarken senet imzalayan yurttaşlar yıllar sonra binlerce lira borçlu olduklarını öğrendi. İddiaya göre firma, mağdurlara sözleşmeyi imzalatırken alta da senet koydu. Firma sahibi ise asıl mağdurun kendisi olduğunu söyledi. Onlarca kişi, 5 yıl önce kiraladıkları araçlar yüzünden icralık olurken, Tüketici Konfederasyonu Başkanı Aydın Ağaoğlu, bayram öncesinde aynı dolandırıcılık yöntemine karşı tüketicileri uyardı. 


"KAPORA ALIYORLAR YA DA SENET İMZALATIYORLAR"

Tüketici Konfederasyonu Başkanı Aydın Ağaoğlu, kurumsal araç firmalarına ait internet sitelerine benzer, sahte araç kiralama sitelerine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Oto kiralama dolandırıcılarının tuzağına düşmeyin. Önümüz bayram, talep arttı herkes otomobil kiralamak istiyor. İşte bu noktada tüketiciler genellikle internet ortamında yaptıkları aramada ucuz fiyatlı otomobil gördükleri zaman bunu kiralamak istiyorlar. Bu noktada iki tür mağduriyet söz konusu oluyor. Birinci yöntem ile tüketici dolandırılıyor, kiralayacağı araç fotoğraflarla kendisine cazip gösterilip kapora alınıyor. Vatandaş kaporayı gönderdikten sonra karşı taraf kapı duvar telefonunu da engelliyor, ulaşmak mümkün olmuyor. İkinci yöntem ise, her kiralama şirketinin yaptırdığı gibi ya kredi kartı bilgilerini alıyorlar ya da senet imzalatıyorlar. Nedenini sorduğunuzda size 'Trafik cezası gelebilir, otoyol köprü geçiş ücretleri gelebilir veya araçla kaza yapabilirsin, kendimizi güvenceye almak zorundayız' diyorlar. İşte bu noktada tüketici çok dikkatli olmalı. Bu tehlikeden korunmak için öncelikle araç kiralayacakları firma hakkında araştırma yapsınlar. İnternet çağındayız kolayca bulabilirler. İkinci adımda ise, aracı kiralarken 4 cepheden fotoğrafı çeksin. Sözleşmeye de herhangi bir hasar varsa onu not olarak düşsün. Örneğin sol arka tamponda çizik ya da çamurlukta çizik gibi notlar düşsün. Düşsün ki kendisi mağdur olmasın. Aracı teslim ederken yine fotoğrafı çekilmeli. 'Araç verildiği gibi hasarsız teslim edilmiştir' notunu da düşerse risklerden korunabilir" dedi.


“BİRÇOK ARKADAŞIN EVİNE MAAŞLARINA HACİZ GELDİ"

Araç kiralama firması tarafından kendisine haberi olmadan senet imzalattırıldığını iddia eden Neşet Yılmaz ise, “2017 yılında Başakşehir'de bulunan bir firmadan araç kiraladım. Bu aracı kiralamamın sebebi de o dönem aracımı sattığım içindi. İki günlüğüne bir araç kiraladım. Bu aracın bedeli 300 liraydı. Banka üzerinden havale ettim ve faturasını da aldım. Bir araç kiralama işi olarak işimiz bitti kendileriyle. 2022 yılının Ekim veya Kasım ayında bir tebligat geldi. Bu firmayla alakalı haciz olacağı belirtildi. Araştırdık, imzaladığımız sözleşmenin altında senet varmış, o senede imza atmışız. O senedin üstünü daha sonra dolduruyorlar. Bana 67 bin  TL yazmış 250 bin TL bile yazılan var.  Herkesin durumuna göre senet rakamları yazmışlar. Ben o dönem 64 bin liraya araç satın almıştım. O zamanın parası ile bana bir araç bedeli yazmış. Birçok arkadaşın evine ve maaşlarına haciz geldi. Ben hacizi durdurdum. Mahkemeye avukatım aracılığıyla müracaat ettim. Şu an bizim bildiğimiz 150 kişi var. O firma ortada yok. Bayram öncesi çok araç kiralama işi oluyor dikkat etsinler, attıkları sözleşmenin şekline çok dikkatli baksınlar. Bizim başımıza geldiği gibi olmasın" diye konuştu.

Share:

17 Nisan 2023 Pazartesi

BAE, iklim eylemindeki çabalarını güçlendiriyor

COP28

 Birleşik Arap Emirlikleri'nin Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid El Nahyan, 2023 yılının BAE'de Sürdürülebilirlik Yılı ilan ederek ülkesinin çevresel sürdürülebilirliği ve iklim değişikliğiyle mücadele konusundaki kararlılığını gösteriyor. Ülke, COP28 için çevresel düzenlemeler ve önlemlerle yol açarak, tüm dünyada sürdürülebilirlik konusunda liderlik rolü üstleniyor. BAE'nin çevresel bağlılığı, ekonomik kalkınmayı ve yaydığı olumlu mesajlar, sürdürülebilirlik konusuna duyarlı dünya liderleri arasında saygı kazandırıyor. BAE, küresel işbirliği ve uzun vadeli hedefler sayesinde, COP28'in en başarılı toplantılarından biri olmasına katkıda bulunacak.


Birleşik Arap Emirlikleri, iklim nötrlüğü hedeflerine ulaşmak için gerekli işlemler ve teknolojilerle çevresel sürdürülebilirliği sağlamak için entegre yasama ve kanunlarını yürürlüğe koymaktadır. Paris Anlaşması'na ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine bağlılığını sürdüren UAE, 2050 yılına kadar net sıfır sera gazı emisyonunu hedeflemektedir. Bu hedefleri başarmak için bir dizi önlem alınmaktadır. Bunlar arasında alternatif enerji kaynaklarına yatırım yapma, enerji verimliliğinin artırılması, düşük karbonlu ulaşım sistemleri uygulama ve yenilenebilir enerji teknolojilerinde araştırma ve geliştirme çalışmaları yer almaktadır. Bu çabalar, Birleşik Arap Emirlikleri'nin sürdürülebilir bir geleceğe ilerlemesi için önemli bir adımdır.


Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Tarafları Konferansı’nı (COP28) Kasım ayında düzenleme görevi verildikten sonra Birleşik Arap Emirlikleri, iklim eylemi çabalarını güçlendirmek için çalışmalarını sürdürmektedir. Faktik verilere dayanarak, COP28 kapasitesinin artması için yapılan hazırlıklarla birlikte, Birleşik Arap Emirlikleri, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, yeşil binalar ve sürdürülebilir ulaşım gibi bir dizi konuda faaliyetler başlatmıştır. Ayrıca, şirketlerin karbon ayak izlerinin azaltılması, atıkların yönetimi ve iklim değişikliğiyle mücadelede toplumsal farkındalığı artırma gibi alanlarda da çalışmalar yürütülmektedir. Bu çabalar, Birleşik Arap Emirlikleri'nin iklim değişikliği konusunda küresel liderlik rolünü üstlenmesine yardımcı olacaktır.

Share:

16 Nisan 2023 Pazar

DSÖ duyurdu: 6 Marburg virüsü vakası daha tespit edildi

DSÖ

 Ekvator Ginesi'nde 6 Marburg virüsü vakasının daha tespit edildiği ve toplam vaka sayısının 15'e yükseldiği duyuruldu. Açıklama DSÖ'den geldi.Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Ekvator Ginesi'ndeki 6 yeni vakayla laboratuvarda doğrulanan vaka sayısı 15'e ulaştı. Bu vakalardan 11'i yaşamını yitirirken, doğrulanmış bir vakanın akıbeti bilinmiyor.


Ülkedeki olası vaka sayısı ise 23'e yükselirken, en çok etkilenen bölge Litoral ilindeki Bata oldu.DSÖ, farklı müdahale yöntemlerini güçlendirerek Ekvator Ginesi Sağlık Bakanlığı'na destek olmaya devam ediyor.30 Mart'ta bu salgının oluşturduğu halk sağlığı riskini ulusal düzeyde çok yüksek, alt bölgesel düzeyde yüksek, bölgesel düzeyde orta ve küresel düzeyde düşük olarak değerlendiren DSÖ, Ekvator Ginesi'ne yönelik uluslararası seyahat veya ticarete konusunda kısıtlamalar için tavsiyede bulundu.Ekvator Ginesi'nde ilk Marburg virüsü vakası 13 Şubat'ta duyurulmuştu.


MARBURG VİRÜSÜ NEDİR?

Ebolanın yakın akraba türü olduğu belirtilen Marburg virüsü, ilk kez 1967'de Almanya'nın Marburg kentindeki bir laboratuvarda tespit edildi.

Meyve yarasaları aracılığıyla bulaşan Marburg virüsü, insanlar arasında da enfekte kişilerin vücut sıvıları veya teması yoluyla yayılıyor. Enfekte kişilerde yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, halsizlik, kusma gibi belirtiler aniden ortaya çıkıyor ve birçok hastada 7 günde şiddetli hemorajik belirtiler gelişiyor.Aşısı ya da özel bir tedavisi olmayan Marburg virüsünde ölüm oranı ise yüzde 23 ile yüzde 90 arasında değişiyor. Angola'da 2005'te yaşanan Marburg virüsü salgınında, virüsün bulaştığı 252 kişinin yüzde 90'ı hayatını kaybetmişti.Batı Afrika ülkesi Sierra Leone'de 2018'de bir yarasada virüse rastlansa da insanlar arasında vaka kayda geçmemişti.

Share:

Etiketler