24 Ağustos 2023 Perşembe

TÜİK açıkladı: Tüketicinin ekonomiye güveni azaldı

TÜİK

Son dakika haberleri... Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, tüketici güven endeksi, temmuz ayında 80,1 iken ağustos ayında yüzde 15,1 oranında azalarak 68,0 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ağustos ayına ilişkin tüketici güven endeksi verilerini açıkladı.


Buna göre, TÜİK ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliğiyle yürütülen "Tüketici Eğilim Anketi" sonuçlarından hesaplanan mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, ağustosta geçen aya kıyasla yüzde 15,1 azaldı. Temmuzda 80,1 olan endeks, ağustosta 68 olarak kayıtlara geçti.


TARİHİ DÜŞÜŞLER YAŞANDI

Mevcut dönemde hanenin maddi durumu endeksi geçen ay 64,5 iken ağustosta yüzde 12,9 azalışla 56,2'ye geriledi. Gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi endeksi temmuzda 79,2 iken bu ay yüzde 7,7 azalarak 63,7 oldu. Temmuzda 82,2 olan gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durum beklentisi endeksi yüzde 11,3 düşüşle bu ay 63,1'e indi.Gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi endeksi ise temmuzda 94,4 iken ağustosta yüzde 5,7 azalışla 89 olarak hesaplandı.

Share:

23 Ağustos 2023 Çarşamba

Eczacılık yönetmenliğine bir garip ek madde!

Eczacılık

Türkiye Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) 18 Ağustos tarihinde “Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”te değişikliğe gitti. Yönetmeliğe konulan ek maddedeki muğlak ifadeler eczacılar tarafından tepkiyle karşılandı.


İstisnai hükümler olarak belirtilen ek maddede “Dünya Sağlık Örgütü veya Avrupa Birliği tarafından tanınan veya bakanlıkça kabul edilen pandemi, biyolojik tehdit ile deprem, sel, yangın gibi doğal afet durumlarında veya toplumun tamamının veya belli kesimlerinin normal hayat ve faaliyetlerini durduran veya kesintiye uğratan ciddi halk sağlığı sorunlarında eczacılık faaliyetlerine ilişkin olarak kurum tarafından geçici olarak istisnalar getirilebilir” ifadeleri yer aldı.


Üsküdar Üniversitesi öğretim üyesi ve Türk Ezcacıları Birliği (TEB) Merkez Heyeti üyesi Prof. Dr. Tayfun Uzbay, maddeki istisnai durumun muğlak olduğunu belirterek “İstisna uygulayarak TİTCK eczacılık hizmetini askıya mı alacak? Eczacılık hizmeti eczacı dışında birileri tarafından mı yürütülecek? TİTCK ‘nın kullanabileceği sınırsız bir yetki söz konusu. Belki de hiç böyle bir amacı yok ama sınırların ve niteliğin belli olmaması çeşitli çıkarımlara yol açıyor” dedi.


‘NEDEN ECZACILAR?’

Uzbay, “Eczacılık görev yetki ve sorumlulukları eczacılık kanunu ile belirlenmiş meslektir. Neden diğer sağlık bilimleri ile ilişkili meslekler etkilenmiyor eczacılık etkileniyor? Son depreme bakalım, TEB ve 54 eczacı odası örgütlenerek ne yapılması gerekiyorsa onu yaptılar. CovId-19 salgınında da eczacılar canları pahasına ilaç hizmetini kesintisiz sürdürdü.” ifadelerini kullandı. Öte yandan ek maddeye ilişkin detayları öğrenmek için ulaşmaya çalıştığımız Sağlık Bakanlığı kaynakları sorularımıza yanıt vermedi.

Share:

22 Ağustos 2023 Salı

İddia: 500'lük ve 1000'lik banknot çıkabilir mi?

banknot

500'lük ve 1000'lik Banknot Olabilir mi?

Türkiye'de banknotların en büyük değeri 200 TL'dir. Ancak, ülkemizde daha yüksek değerli banknotların çıkmasının mümkün olup olmadığı sorusu sık sık tartışılıyor. 500'lük ve 1000'lik banknotların ülkemizde çıkmasının faydalarının ve risklerinin araştırılması gerekiyor. 500'lük ve 1000'lik Banknotların Faydaları500'lük ve 1000'lik banknotların çıkmasının ilk aklımıza gelen faydalarından biri, para taşıma konusunda daha kolaylık sağlaması. Daha büyük değerli banknotların çıkması, çok sayıda banknotun taşınmasının gereksizliğini ortadan kaldıracaktır. Özellikle çok sayıda küçük değerli banknot taşıyarak alışveriş yapmak gerekenler için bu çok kullanışlı olacaktır. Ayrıca, 500'lük ve 1000'lik banknotların çıkması, çalıntı para üretimini de azaltacaktır. Çünkü daha büyük değerli banknotların üretimi daha zor olacaktır. Bu da ülke ekonomisine katkı sağlayacaktır.


500'lük ve 1000'lik Banknotların Riskleri

500'lük ve 1000'lik banknotların çıkmasının riskleri de vardır. Özellikle bu banknotların çalıntılarının çok kolay üretilmesi, ülke ekonomisine büyük zarar verebilir. Ayrıca, bu banknotların çok kolay taşınması, suçluların hareketliliğini ve faaliyetlerini kolaylaştırabilir. Ayrıca, bu banknotların çıkması, ülkemizde para biriminin değer kaybına neden olabilir. Çünkü bu banknotların çıkması, para arzının artmasına neden olacaktır. Bu da para biriminin değer kaybına neden olacaktır.


500'lük ve 1000'lik banknotların ülkemizde çıkmasının faydaları ve riskleri olduğu açıktır. Bu nedenle, bu konuda karar vermeden önce, bu banknotların ülkemiz ekonomisine olan etkileri dikkatli bir şekilde değerlendirilmelidir. Bu konuda karar verilirken, ülkemiz ekonomisinin ve vatandaşların yararı göz önünde bulundurulmalıdır.

Share:

21 Ağustos 2023 Pazartesi

İBB'nin öğrenci yurdu ücretleri belli oldu!

İBB

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin üniversite öğrenci yurtlarında sabah kahvaltısı ve akşam yemeği dahil aylık ücret 1300 TL olarak belirlendi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB), üniversite öğrencilerinin barınma sorununa çözüm üretmek amacıyla hizmet verdiği öğrenci yurtlarına başvurular başladı.


İBB'nin 8 kız yurdu, 6 erkek yurdu bulunuyor. Bu yıl yurt ücreti 2 öğün yemek dahil olmak üzere 1300 lira olarak belirlendi.  İBB yurt başvuruları internet üzerinden, https://yurt.ibb.istanbul/ sitesinden yapılıyor. 


İBB ÖĞRENCİ YURDUNDA KALMAK İSTEYEN ÖĞRENCİLERE YÖNELİK ŞARTLAR:

T.C. vatandaşı olmak

Örgün eğitim veren bir yükseköğretim kurumuna kayıtlı olması.

Öğrencinin öğrenim gördüğü yükseköğretim kurumunun İstanbul il sınırları içerisinde yer alması,

Ailesinin (anne-baba) İstanbul il sınırları dışında ikamet ediyor olması.

Taksirli suçlar hariç adli sicil/arşiv kaydı bulunmaması.

Zorunlu staj hariç brüt asgari ücret tutarının bir buçuk katı üzerinde ücretli bir işte çalışmaması.

Kamu personeli olmaması.

Toplu yerlerde yaşamaya engel olacak seviyede akıl ve ruh hastalığının olmadığına ve bulaşıcı hastalığının bulunmadığına dair beyanda bulunması.

Yurt başvurusu yaptığı tarihte otuz yaşını doldurmamış olması.

Share:

20 Ağustos 2023 Pazar

Deniz suyu sıcaklığı rekor kırdı: ‘Denizin akciğerlerini’ kavuruyor!

Deniz suyu

Isınan deniz suyu, Akdeniz Körfezi'nin endemik tür ve oksijen kaynağı deniz çayırlarını vurdu. Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, "Deniz çayırları ölmeye başladı. Su sıcaklığı yaşam sınırının üzerinde. Deniz çayırları kavruluyor" dedi. Deniz çayırları, Akdeniz'e özgü endemik bir tür olarak yalnızca Akdeniz Körfezi'nde görülüyor. Bu tür, 45 metre derinliğe kadar yayılım gösterip, 30 yıl kadar yaşayabiliyor. Geçmişte gemi, yat ve teknelerin gelişigüzel çıpa atmasından kaynaklı zarar gören ve ürettikleri oksijen nedeniyle 'denizin akciğerleri' olarak adlandırılan bu bitki, şimdi de ısınan deniz suyu nedeniyle zarar görüp, ölüyor.


“SU SICAKLIĞI YAŞAM SINIRIN ÜZERİNDE”

Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Su Ürünleri Fakültesi'nden Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, denizin ısınmasına bağlı olarak deniz çayırlarının da ölmeye başladığını açıkladı. Prof. Dr. Gökoğlu, 28.4 derece olarak ölçülen deniz suyu sıcaklığının tüm zamanların rekoru olduğunu belirtti. Denizde ısı tabakalarının oluştuğunu da anlatan Prof. Dr. Gökoğlu, "Deniz yüzeyinde 15 metre sıcak su tabakası var. Bu tabaka önceleri daha dar ve bu kadar sıcak değildi. Yeşilimsi ve siyahımsı bir tabaka var. Suda planktonları görüyoruz. Bu renk değişimi güneşi çektiği için daha çok ısınmaya sebep oluyor. Bu gidişle 30-31 dereceyi görecek. Deniz çayırları ölmeye başladı. Su sıcaklığı yaşam sınırının üzerinde. Deniz çayırları kavruluyor" dedi.Prof. Dr. Gökoğlu, balıkların sıcak sudan kaçarak yaşamaya devam ettiğini, ancak sabit canlıların su sıcaklığına dayanamayarak öldüğünü söyledi.


MENDİREK VE İSKELE SORUNU

Prof. Dr. Gökoğlu, denizi besleyen akarsular üzerine barajların yapılması, denize akan suyun azalmasının da deniz suyu sıcaklığını artıran faktörlerden biri olduğunu belirtti. Sahile kıyısı olan bazı otellerin önünde iskele ve mendirek olduğuna da dikkati çeken Prof. Dr. Gökoğlu, "Bu mendirek ve iskeleler nedeniyle otellerin önü havuz gibi oldu. Dalga ve sirkülasyon yok. Turizmciler bir bakıma kendi bindikleri dalı kesiyor. Antalya Körfezi'ni temiz tutan şey kıyı akıntılarıdır. Bu şekilde küçük küçük havuzlar oluşturduk. O havuzcuklar su sirkülasyonu olmayınca gittikçe ısınıyor ve kirlilik oluşturuyor" dedi. Prof. Dr. Gökoğlu, oteller önündeki mendirek ve iskelelerin bulunduğu alanda; suyun ısınmasına bağlı, insanlara zarar verecek alerji ve kaşıntıya neden olacak canlıların çoğalmasının zemininin de hazırladığını sözlerine ekledi.

Share:

Etiketler