16 Şubat 2024 Cuma

TÜRDEF Başkanı Bostan geminin yaşına dikkat çekti: Yükleme esnasında hasar almış olabilir

TÜRDEF

Türkiye Denizcilik Federasyonu (TÜRDEF) Yönetim Kurulu Başkanı Arif Bostan, Marmara açıklarında seyir halindeyken İmralı Adası’nın güneybatısında batan gemi ile ilgili değerlendirmede bulundu. Altı mürettebatı olan ve yeri tespit edilen geminin yaşına dikkat çeken Bostan, "Bu tür gemilerde yıpranma olabiliyor. Yaşından dolayı ve limanda yükleme sırasında hasar almış olabilir. Yükü olduğu için batışı da hızlı olmuştur" dedi. Sabah saatlerinde Marmara Denizi'nin İmralı Adası yakınlarında 6 kişilik mürettebatı bulunan "BATUHAN A" adlı kuru yük gemisi su alarak battı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya bölgeye çok sayıda kurtarma ekibinin yönlendirildiğini söylerken çalışmaların yoğun şekilde devam ettiği belirtildi. 


Geçtiğimiz yıllarda Zonguldak Karadeniz Ereğli'de Kamerun Bayraklı 'Pallada' gemisi karaya oturarak ikiye ayrıldı. Yine aynı bölgede Türk bayraklı Kafkametler adlı gemi, yağış ve fırtına sonrası batmıştı. İstanbul’a yola çıkan "Raptor" adlı yük gemisi de Midilli açıklarında batmış ve hafızalara kazınmıştı.Türkiye Denizcilik Federasyonu (TÜRDEF) Yönetim Kurulu Başkanı Arif Bostan, www.tgrthaber.com.tr'ye bugün yaşanan gemi batması sonrası açıklamalarda bulundu. 


'YAŞLI BİR GEMİ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUZ'

"BATUHAN A" adlı geminin yük alırken hasar almış olabileceği ihtimaline dikkat çeken Bostan, "Bugün su alarak batan 'Batuhan-A" gemimiz 69 metrelik, Türk bayraklı, sahile yakın seyreden ve biz denizcilerin 'küçük' olarak tabir ettiğimiz bir gemidir. Marmara Adası'nda kalktığı için geminin yükünün mermer olduğunu düşünüyoruz. Geminin üretim tarihini bilmemekle beraber yaşlı bir gemi olduğunu düşünüyoruz." dedi. 


'YÜKÜ FAZLA OLDUĞU İÇİN...'

Bu tür kazaların metal yorgunluğundan kaynaklı olduğunu belirten Bostan, "Direkt olarak denetimsizlikten kaynaklı bir sorun olduğu söyleyemem ama bu tür gemilerde metal yorgunluğu ve yıpranma olabiliyor. Yaşından dolayı ve limanda yükleme sırasında hasar almış olabilir. Fark edilmeyince su almış ve batmıştır. Yükü olduğu için batışı da hızlı olmuştur" tahmininde bulundu. 


BOĞAZLARDAKİ SÜRÜŞE DİKKAT ÇEKTİ

Boğazlarda lodosun ve ters akıntının tecrübesiz kaptanlara zorluk yaşattığını söyleyen Bostan, "Bu batışta boğazlardan kaynaklı bir durum olduğunu düşünmüyorum. Boğazlarımızdaki sıkıntı ise ters akıntı ve lodosun etkili olmasıdır. Bununla birlikte boğazları bilmeyen ve deneyimi olmayan kaptanların boğaz içinde daha da zorlu bir sürece giriyorlar. Küçük tonajlı bazı gemiler hiç geçemiyor hatta Gemi Trafik Hizmetleri izin vermiyor. Açık sularda sorun olmazken boğazlarda kısa süreli durmalar ve yol vermeler gerçekleşiyor. Sürekli dönüşler olduğunda ve akıntı meydana geldiğinde 'dümen dinlememe' olayı yaşanıyor. Dümen dinlememe olayını, akıntının etkisinde kalma, geminin akıntı gücünü yenememe olarak özetleyebiliriz" dedi. 


'5-6 KUVVETİNDE BİR HAVA VAR'

"İstanbul Liman Başkanlığı'na bağlı Gemi Sörvey Kurulu, denetimini yapıyor." diyen Bostan, "Meydana gelen kazaların denetimsizlikten kaynaklığını genel olarak söyleyemem. Son dönemlerde Türk bayraklı gemilere çok sıkı denetim yapılıyor. Geminin yaşı ve gemi yükleme esnasında meydana gelen, fark edilmeyen hasar sonrası kazalar yaşanıyor. Gemilerde yaş sınırı yok. Bir geminin kondisyonu yettiği sürece yüzebilir. Bugünkü kazada 5-6 kuvvetinde bir hava var" dedi. 

Share:

15 Şubat 2024 Perşembe

Fındık için kritik uyarı

Fındık

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, Karadeniz'de bir süredir devam eden hava sıcaklıkları ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. "Önümüzdeki günlerde hava sıcaklıklarının bu şekilde devam etmesi durumunda dallarda yaprak açma süreci başlayabilir. Bu da olası donda ürüne ciddi zarar verebilir" Soydan, fındık için önümüzdeki 1-1,5 ayın çok önemli olduğuna vurgu yaptı.Karadeniz'de bir süredir mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının ilerleyen zamanda sıfırın altına düşmesi ve beraberinde getireceği don riski, fındık üreticilerini tedirgin ediyor. Türkiye'nin fındık üretiminde önde gelen bölgesi Karadeniz'de, son haftalarda özellikle sahil ve orta kesimde hava sıcaklıkları zaman zaman 20 dereceye kadar çıktı.


Sıcak havayla fındık dallarında karanfillerin (tomurcuk) açması ve döllenmeyi sağlayacak püsküllerin oluşmasından mutlu olan fındık üreticileri, özellikle mart ayında don yaşanmamasını temenni ediyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, Karadeniz Bölgesi'nde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğini söyledi. Sıcaklık nedeniyle fındık dallarında karanfiller ve püsküllerin erken açtığını belirten Soydan, karanfillerin açması ve püsküllerin tozlanmasıyla ilgili sürecin şimdilik normal şartlarda ilerlediğini ifade etti. Soydan, sıcak havaların bu şekilde devam etmesinin, ileriki günlerde don yaşanması halinde risk oluşturduğunu dile getirerek, 2004 ve 2014'te benzer tablonun yaşandığını, martta hava sıcaklığındaki ani değişikliklere bağlı meydana gelen zirai donun fındığı olumsuz etkilediğini kaydetti. 


"OLASI ZİRAİ DON HEPİMİZİ TEDİRGİN EDİYOR"

Sıcak havanın devam etmesi durumunda fındık tomurcuklarında erken yaprak açma durumunun gerçekleşebileceğine işaret eden Soydan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu da şu demektir; önümüzdeki mart ayında sıfırın altına inebilecek hava sıcaklığı fındığı don riskiyle karşı karşıya bırakabilir. İnşallah bölgemiz ve ülkemiz için son derece önemli fındıkta bu doğal afet gerçekleşmez. Şu anda dallarda karanfillerin açması, tozlanmayı ve döllenmeyi sağlayacak püsküllerin yeterince olmasından üreticilerimiz memnun ancak olası zirai don hepimizi tedirgin ediyor."


Soydan, fındık üreticilerinin kar yağışını beklediğine de dikkati çekerek şöyle konuştu:

"Beklentimiz kar yağışının olması ancak karla birlikte don gerçekleşmemesi en büyük arzumuz. Kar yağışı hem toprağın sulanması hem de fındık ağaçları için oldukça önemli. Önümüzdeki günlerde hava sıcaklıklarının bu şekilde devam etmesi durumunda dallarda yaprak açma süreci başlayabilir. Bu da olası donda ürüne ciddi zarar verebilir. Fındık için önümüzdeki 1-1,5 ay çok önemli."


ÜRETİCİLERE TARIM SİGORTASI ÇAĞRISI

Üreticilere, olası zirai dona karşı bahçelerini TARSİM (Tarım Sigortaları Havuzu) üzerinden sigortalatma çağrısında bulunan Soydan, "TARSİM'e başvuru 3 Mart'ta son bulacak. Üreticilerimizin bu riskleri göz önüne alarak gerekli başvuruları yapmalarını istiyoruz" ifadesini kullandı. TZOB Yönetim Kurulu Üyesi Soydan, sıcak havanın etkisiyle diğer meyvelerde de benzer durumun olduğu belirterek, "Fındık dışında birçok meyve ağacında da erken çiçek açma durumu söz konusu. Bu meyveler için yapabilecek pek bir şey yok ancak üreticilerimiz fındık için sigorta yaptırabilir. İnşallah fındık bir sorun yaşanmadan bu süreci atlatır. Tek temennimiz bu yönde" dedi.

Share:

14 Şubat 2024 Çarşamba

TMMOB’den maden faciasına ilişkin endişelendiren iddia: ‘Göçük altında kalan madenciler, resmi rakamın 5 katı’

TMMOB’den maden faciasına ilişkin endişelendiren iddia

TMMOB Metalurji ve Malzeme Mühendisleri Odası Başkanı İrfan Türkkolu, Erzincan İliç’te meydana gelen heyelan ile ilgili yetkilileri on yıldan beri uyardıklarını ifade ederek "Bize gelen açıklamalar resmi rakam ile uyuşmuyor, göçük altında kalan madencilerin resmi rakamın beş katı olduğu yönünde bir bilgi geldi bize” dedi. Erzincan İliç'teki Çöpler Altın Madeni'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından bölgede arama kurtarma çalışmaları başlatıldı. 


T24’ten Ege Vural’ın aktardığı habere göre, daha önce siyanür sızıntısıyla da gündeme gelen madende yaşanan toprak kaymasının sebebinin siyanürlü toprak olduğu söylenirken, TMMOB Metalurji ve Malzeme Mühendisleri Odası Başkanı İrfan Türkkolu, "Heyelan olmadan önce dahi yetkilileri defalarca uyardık, açıldığı zamandan beri bölge sağlığını tehdit eden bir madendi" diye konuştu.


RESMİ RAKAMIN 5 KATI İDDİASI!

Yetkililer tarafından yapılan kayıp sayısı açıklamasının gerçeği yansıtmadığını belirten Türkkolu, “Açıkçası bize gelen açıklamalar resmi rakam ile uyuşmuyor, göçük altında kalan madencilerin resmi rakamın beş katı olduğu yönünde bir bilgi geldi bize” dedi.  Arama ve kurtarma çalışmalarına katılacak olan ekiplerin mutlaka eğitimli kişiler olması gerektiğinin altını çizen Türkkolu, başka faciaların önüne geçilebilmesi için hızlı ve profesyonel müdahalenin olması gerektiğini vurguladı.


“BÖLGE SAĞLIĞINI TEHDİT EDEN BİR MADENDİ”

Madenin zararları ve kapatılması gerektiği konusunda yetkililerin defalarca kez uyarıldığını belirten Türkkolu, “Sadece şimdi değil, açıldığı zamandan bu yana bölge sağlığını tehdit eden bir madendi. Kaç kere kapatılması gerektiğini söylesek de yetkili kişiler maalesef madenin kapasitesini artırarak bize cevap verdiler” dedi.


“YAĞMUR YAĞARSA…”

Yaşanan olayın ardından en büyük temennilerinin gaz zehirlenmesi meydana gelmemesi adına yağmur yağmamasının olduğunu söyleyen Türkkolu, bir an önce bölge halkının sağlığı için gerekli adımların atılması konusunda yetkililere seslendi. Toprak kayması gerçekleşen alanda bulunan siyanürün otuz kilometrelik bir çevreyi etkileyeceği de belirtilirken gerekli ekipmanı ve eğitimi olmayan kişilerin de arama ve kurtarma çalışmalarında rol almaması gerektiği vurgulandı.

Share:

13 Şubat 2024 Salı

Türkiye'nin kredi risk primi (CDS) revize edildi

CDS

Şubatta başlayan düşüş eğilimini sürdüren Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 300 baz puana geriledi. Türkiye'nin CDS'lerindeki gerilemenin ülkenin iç ve dış dinamikleri kaynaklı olduğunu vurgulayan analistler, gelişmekte olan ülke CDS'leri ortalaması ile Türkiye'nin CDS'i arasındaki makasın 132 baz puanla 12 Ocak'tan bu yana en düşük seviyeye indiğini belirtti. Küresel bazda önemli merkez bankalarının faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına yönelik beklentiler mayıs ve haziran aylarına taşınsa da TL varlıklara olan talep güçlü kalmaya devam ediyor.


Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, rekor üzerine rekor kırarken, yabancı yatırım kuruluşlarının TL varlıklara ilişkin olumlu raporları da açıklanmaya devam ediyor. Son dönemde Türkiye'nin yurt dışı borçlanma ihalelerine yönelik artan ilgi de borçlanma faizlerinin düşmesi ve vadelerinin uzamasını sağlayarak uygulanan ekonomi programına güveni artırdı ve yatırımcı ilgisinin oluşmasına katkı sağladı. Geçen hafta 3 yerli kurumun borçlanma ihalelerine gelen talep de yabancı yatırımcının Türkiye'ye ilişkin olumlu algısı hakkında önemli bir sinyal verdi.


34 BAZ PUAN GERİLEDİ

Söz konusu gelişmelerin etkisiyle Türkiye'nin CDS'indeki düşüş eğilimi hızlandı.Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi, 2 Şubat'taki 334 baz puan seviyesinden yaklaşık 34 baz puan gerileyerek 300 baz puana düştü. Analistler, Türkiye'nin CDS'lerindeki gerilemenin ülkenin iç ve dış dinamikleri kaynaklı olduğunu vurgulayarak, gelişmekte olan ülke CDS'leri ortalaması ile Türkiye'nin CDS'i arasındaki makasın 132 baz puanla 12 Ocak'tan bu yana en düşük seviyeye indiğini ifade etti.


TÜRK VARLIKLARINA İLİŞKİN RİSK İŞTAHI ARTIYOR

Son bir haftada Eximbank, Türkiye Varlık Fonu (TVF) ve Hazine'nin yurt dışı borçlanma ihalelerinde toplamda 4 milyar dolar dış kaynak temin edilirken, toplam talep de 23,8 milyar dolar oldu. Buna göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 8 Şubat'ta 15 Mayıs 2034 vadeli 3 milyar dolar tutarında bir eurobond ihracı gerçekleştirildi. Söz konusu tahvilin kupon oranı yüzde 7,625, getirisi yüzde 7,875 seviyesinde oldu. İhraca yaklaşık 300 yatırımcı, toplam ihraç tutarının 3 katından fazla talep gösterdi. Eurobond ihracının ilk getiri beklentisi piyasaya yüzde 8,375 seviyesinde duyurulmuştu. Gelen güçlü yatırımcı talebi karşısında gösterge getiride 50 baz puanlık aşağı yönlü revizyon yapıldı ve ihracın nihai getirisi yüzde 7,875 seviyesinde gerçekleşti.


İhracın, son yıllarda yapılan ihraçlarla kıyaslandığında ilk getiri beklentisinden aşağı yönlü yapılan revizyonun en yüksek seviyede gerçekleştiği ihraçlardan biri olduğu belirtilirken, yeni yapılan ihracın ABD Hazine tahvil getirisi ile arasındaki farkın (spread) 371 baz puan olduğu, bu farkın Şubat 2020'de gerçekleştirilen ve benzer vadedeki ABD Hazine tahvili üzerine 298 baz puan ödenen 5 yıl vadeli ihraçtan bu yana en düşük seviyedeki prim farkına işaret ettiği kaydedildi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nda (TCMB) yaşanan başkanlık değişimine karşın izlenecek politikalarda bir değişiklik olmayacağına yönelik mesajların net şekilde verilmesinin yatırımcı güvenini yansıttığını ifade eden analistler, TCMB'nin Enflasyon Raporu toplantısının da "başarılı" bulunduğunu kaydetti. ABD Kongresi'nin Türkiye'nin 40 yeni ve 79 modernize edilmiş F-16 uçağı satın almasını onaylama kararının önemine işaret eden analistler, bunun gelecek dönemde ilişkilerin daha da olumlu anlamda gelişebileceği ihtimalini artırdığını söyledi.

Share:

11 Şubat 2024 Pazar

Döviz yatırımcısı dikkat! Euro'da yeni tarihi zirve! Dolar 31'e koşuyor: Dolar ve Euro bugün ne kadar oldu? 10 Şubat 2024 döviz fiyatları

Döviz yatırımcısı dikkat!

Haftanın son işlem gününde dolar yükselişini sürdürürken Euro TL karşısında rekor tazeledi. Merkez Bankası (TCMB) kısa süre önce atanan başkan Fatih Karahan tarafından açıklanan yılın ilk raporundaki para politikası mesajlarında, faizlerde indirim ya da artışın kısa vadede planlamadığı mesajını verdi. Dolar TL, Eylül 2023'ten beri devam eden kademeli yükseliş trendini sürdürerek 30.68 ile güne başladı. Bu verilere göre TL, Ocak ayında dolar karşısında yüzde 2.7 değer kaybetti. Yılbaşından beri TL'nin dolar karşısındaki kaybı ise yüzde 3.77 oldu. Euro TL ise 33.12 ile zirve tazeledi. Hazine dün 10 yıl vadeli dolar cinsi tahvil ihracıyla 3 milyar dolar borçlanırken, ihracın yatırımcıya getirisi yüzde 7.875 oldu. Bugün iç veri gündeminde ise Aralık ayı sanayi üretimi istatistikleri takip edilecek.


FAİZ İNDİRİMİ NE ZAMAN?

TCMB, yüzde 45 politika faizinin dezenflasyonun tesisi için gerekli parasal sıkılık düzeyinde olduğunu belirtirken, faiz indirimi konuşmak için ise "erken" olduğu mesajı verdi. Toplantıda verilen en belirgin mesajlardan biri ise Karahan'ın "politika duruşumuzun bir önceki raporda öngörülenden daha uzun süre korunacak olması (enflasyon) ana eğilime olumlu yansıyacaktır" cümlesi oldu. Bankacılar TCMB'nin bu mesajının faiz indirim ya da artış değil daha uzun süre sıkı politikanın korunmasını planlandığı şeklinde algıladı. TCMB Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay politika faizinde yapılan artışların etkisinin tam anlamıyla görülmesini sağlayacak olan aktarım mekanizmasını yeniden çalışır hale getirmeye odaklandıklarına dikkat çekti.


Akçay, yüzde 45 politika faizinin tam olarak piyasaya aktarabildikten sonra yıl sonu enflasyon tahmininde revizyonların konuşulması gerektiğini belirterek şöyle dedi:

"yüzde 36'yı neden yukarı revize etmediniz? İçinde çalıştığımız seti size şöyle anlatıyım. Ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti mevduat faizi linki kopmuş, politika faizi enflasyon linki kopmuş, faiz kur linki kopmuş. Biz yedi aydır kopan linkleri yeniden ihdas ediyoruz. Dolayısıyla yüzde 36 hedefini değiştirmekten ziyade o hedefe bizi sürekli yakınsayacak olan önlemleri devreye sokmak çok daha anlamlı." Geçen yıl seçimlerden sonra Hazine ve Maliye Bakanlığı'na Mehmet Şimşek'in getirilmesiyle kurulan yeni ekonomi yönetimi, 2021 yılında TCMB'nin faiz indirimleri ve TL'deki olağanüstü değer kayıpları ile başlayan enflasyon sarmalını durdurmak ve enflasyonu bu yılın ikinci yarısından itibaren düşürmek için para politikasını sıkılaştırmaya ve yüzlerce düzenleme ile kurulan yapıyı sadeleştirmeye başladı.


1 TRİLYON TL ÜZERINDE LİKİDİTE

Karahan mevduat faizleri ve TL mevduat payının, politika çerçevesinin "önemli bir bileşeni" olmayı sürdüreceğini de söyledi. Bankacılık sistemindeki likidite fazlası dün itibarıyla yaklaşık 110 milyar TL civarında. TCMB ise genel seçimlerden bugüne 1 trilyon TL üzerinde likidite çekti.


TCMB geçen hafta bir aydan uzun vadeli TL mevduat ve kur korumalı mevduat hesapları için tesis edilen zorunlu karşılıklara üç ayda bir faiz uygulanacağını açıklamıştı. Toplantıda hem başkan hem de Akçay bu uygulamanın pozitif etkilerini görmeye başladıklarına dikkat çekti. Yıl başından bu yana hafif gerileyen mevduat faizlerinde tekrar yukarı seyir görüldü. TCMB verilerine göre 22 Aralık'ta yüzde 52.6 ile zirveyi gören üç aylık ortalama mevduat faizi, 29 Ocak'ta yüzde 49.6'ya kadar geriledikten sonra 2 şubat itibarıyla tekrar yüzde 52'ye yükseldi.

Share:

Etiketler