29 Nisan 2024 Pazartesi

Elon Musk, BAE Dışişleri Bakanı'nın konuşmasıyla ilgili yorum yaptı

Elon Musk

Amerikalı milyarder ve Tesla CEO'su Elon Musk, BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayed'in terörizm ve teröristler hakkında konuştuğu bir önceki video klibini yeniden yayınladı. İş adamı Elon Musk, BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayed'in "karar verme mekanizmasının yokluğu nedeniyle Avrupa'dan" aşırılık ve terörizm"in ortaya çıkma olasılığı konusunda uyardığı önceki konuşmasına da yorum yaptı. .”


7 YIL ÖNCE

Ortalıkta dolaşan eski klipte Şeyh Abdullah şöyle diyordu: “Şimdi İngilizce konuşayım da ne dediğimi anlayasınız... Tercümanınız olduğunu biliyorum ama fikrin doğru aktarıldığından emin olmak istiyorum. .. Bir gün gelecek, karar verme ve politik doğruculuğa ulaşma çabası eksikliği veya Orta Doğu'yu veya İslam'ı bizden daha iyi bildikleri varsayımı nedeniyle Avrupa'dan aşırılıkçıların, aşırıcıların ve teröristlerin çıktığını göreceğiz. ama üzgünüm, bu cehalettir." Şeyh Abdullah, klibi daha önce Twitter olan “X” sayfasında yeniden yayınlayarak, “Ben sana bunu söylemiştim” şeklinde yorum yaptı.


SONUÇ OLARAK

BAE'nin resmi internet sitesinde yayınlanan biyografiye göre Şeyh Abdullah bin Zayed Al Nahyan'ın, Dışişleri Bakanlığı portföyünü ve görevlerini yürütmek üzere 9 Şubat 2006'da BAE hükümetinin Bakanlar Kurulu'na katılması dikkat çekiyor. Bakanlık, "BAE'nin dış politikasına liderlik etmek ve BAE'nin ortaklarıyla ikili ilişkilerini güçlendirmek" ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin çeşitli alanlarda öncü ülke konumunu desteklemeye odaklanıyor.

Share:

28 Nisan 2024 Pazar

Güneş kreminde ambalaja dikkat!

Güneş kremi

TOBB Türkiye Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sanayi Meclisi Başkanı Ahmet Pura, sahte ve taklit kozmetik ile güneş kremlerinin iç ambalaj etiketlerinde düzensiz basımlara sıkça rastlandığını belirterek, ürünlerin etiketlerinin basılma düzenine ve simetrisine dikkat edilmesi gerektiğini bildirdi. TOBB Türkiye Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sanayi Meclisi Başkanı Ahmet Pura, Türkiye'de yıllık ortalama 5 milyon kutu dermokozmetik güneş koruyucu ürünün eczanelerde, 7,5 milyon kutu güneş koruyucu ürünlerin de e-ticaret yoluyla satıldığını söyledi. Pura, zincir marketler, çevrimiçi perakendeler ve güzellik mağazalar üzerinden satış sayısının da yıllık ortalama 5 milyon kutu olduğunu dile getirdi. Sahte ve taklit güneş koruyucu kremlerinin orijinallerinden nasıl ayırt edileceği konusunda da bilgi veren Pura, kozmetik ürünlerinin eczanelerden, güvenilir yetkili satıcılardan ve satış noktalarından alınmasının önemine işaret etti.


ÜRÜN TAKİP SİSTEMİ KAYDINA BAKILMALI

Ürünün, "Ürün Takip Sistemi"nde kaydının bulunup bulunmadığının sorgulanması gerektiğini anlatan Pura, sahte ve taklit ürünlerde sıkça görülen, ambalajın şişmesi durumuna dikkat edilmesi tavsiyesinde bulundu.


"ETİKETİN BASILMA DÜZENİ VE SİMETRİSİNE DİKKAT EDİLMELİ"

Güneş koruyucu kremlerin iç ve dış olmak üzere farklı ambalajlara sahip olabildiğini ifade eden Pura, şunları kaydetti:

"Sahte ve taklit ürünlerin iç ambalaj etiketlerinde sıklıkla rastlanan düzensiz basımlar nedeniyle etiketlerin basılma düzenine ve simetrisine dikkat edilmelidir. Orijinal ürün etiket ve ambalajlarında firmaya özel fontlar kullanılmakta olup satın alınan ürünlerde bu yazı stil ve fontlarının yer alıp almadığı kontrol edilmelidir."

Ürünün üretim ve son kullanma tarihinin kontrol edilmesinin önemine işaret eden Pura, ürünün son kullanma tarihinin 3 yılı aşmadığından emin olunması gerektiğini söyledi.


BİLYE SESİNE DİKKAT!

Pura, ürünlerin renklerinin de orijinal olup olmadığını anlamak için bir yöntem olduğunu belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Renksiz olarak üretimi yapılan orijinal ürünlerin sahte ve taklitlerinde sıklıkla ürün rengi değiştirilmiş olarak piyasada bulunmakta olup satın alınan ürünlerin renk kontrolleri gerçekleştirilmelidir.

Orijinal ürünleri sahte ve taklit ürünlerden ayırt edilebilmesi için ürün içinde bilyesi bulunmakta olup satın alınmak istenilen ürün iyice çalkalanarak bilye sesi duyulduğuna dikkat edilmelidir."


GÜNEŞ KREMİ ALIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Yaz mevsimine girerken güneş koruyucuların öneminin arttığını belirten Pura, sektörde de güneş koruyucu kremlere taleplerin yükseldiğini bildirdi. Pura, güneş ışınlarının "UVA" ve "UVB" ışınlarından oluştuğunu ifade ederek, güneş koruyucu krem seçilirken söz konusu iki ışından da koruyan nitelikte olması gerektiğini söyledi. Ürünün geniş spektrumlu olması ve kızılötesi ışınlara karşı da koruma sağlaması gerektiğini aktaran Pura, "Bu özellikleri barındırmayan ürünlerde güneşten tam bir koruma beklenemez ve ilgili ürünler cilt yaşlanmasına karşı etki, lekelenmeyi önleme, en önemlisi güneş yanığı ve ilerleyen dönemlerde cilt kanseri riskine karşı koruma işlevlerini yerine getiremezler" dedi.


HANGİ CİLT İÇİN NASIL GÜNEŞ KREMİ SEÇİLMELİ?

Pura, güneş kremlerinin fiziksel ve kimyasal koruyucu olarak iki çeşidi olduğunu belirterek, fiziksel koruyucu olanların ciltten temizlenmesinin kimyasallardan daha kolay olduğunu anlattı. Güneş kremi seçiminde kişilerin cilt tiplerine göre de dikkat etmesi gerektiğini belirten Pura, "Yağlı cildi olanlar akışkan sıvı formlarda ya da jel formundaki güneş koruyucuları, kuru cildi olanlar ise krem formundaki güneş koruyucuları tercih etmelidir. Aksi takdirde, yağlı cildi olanlarda sivilce artışı, kuru cildi olanlarda ise kuruluk artışı gelişebilir. Cilt lekeleri olanlar güneş koruyucu krem seçerken kapatıcı formu olan kremleri tercih edebilir. Bu sayede hem güneş koruyucu kremin koruyucu etkisinden faydalanabilirken, hem de ciltteki lekelerin görünmesinin önüne geçebilirler." değerlendirmesinde bulundu.

Share:

27 Nisan 2024 Cumartesi

Türkiye'yi yine kavurucu bir yaz bekliyor

Türkiye

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş: - "Çok büyük olasılıkla bu yaz da Türkiye'nin büyük bölümünde hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üstünde olacak. Güneydoğu Anadolu'da, İç Anadolu'nun mikroklima çukur alanlarında, Güneybatı Anadolu'da yüksek sıcaklık rekorları kırılacağını öngörüyorum" dedi. Türkiye'nin büyük bölümünde geçen yıl yaz aylarında günlerce etkili olan kavurucu sıcakların, bu sene de rekor seviyelerde seyretmesi bekleniyor. 


Birçok ilde geçen yıl hazirandan eylüle kadar mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıklarıyla rekorlar kırıldı. Türkiye'de 2023'ün en yüksek sıcaklığı, 49,5 dereceyle Eskişehir'in Sarıcakaya ilçesinde ölçüldü. Küresel ısınmanın da etkisiyle yaşanan yüksek hava sıcaklıkları, bu yıl marttan itibaren etkili olmaya başladı. Martta bazı günlerde birçok ilde hava sıcaklıkları 30'lu dereceleri gördü. Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, Türkiye'de beklenen sıcak hava dalgaları ve uzun vadede yaşanabilecek iklimsel kaymaların olası etkilerini anlattı.


EN YÜKSEK VE EN DÜŞÜK SICAKLIKLAR ARTTI

Uzun süreli sıcaklık artışlarının dünyanın hemen her bölgesinde devam ettiğini belirten Türkeş, Türkiye'de de ortalama en yüksek ve en düşük sıcaklıkların arttığını söyledi. Gece sıcaklıkları ve rekor sıcaklıklarda belirgin yükselişler olduğunu, sıcak hava dalgalarının süresi, uzunluğu ve sıklığında çok ciddi artışlar gözlendiğini vurgulayan Türkeş, "2023 yaklaşık 1,5 santigrat derece küresel ısınma eşiğine erişti, yıl içinde birkaç kez geçti. 2023 yazı çok sıcaktı, 2024'te de her ay rekor sıcaklıklar yani sanayi öncesine göre en yüksek sıcaklıklar yaşanıyor ve yeni yüksek sıcaklık rekorları kırılıyor." dedi.


Türkeş, martta Türkiye'nin büyük bölümünde hava sıcaklıklarının, mevsim normallerinin çok üzerinde seyrettiğini anımsattı. Bu ay ise genellikle mayıs sonu, haziran başında görülen, 30'lu derecelere ulaşan sıcaklıkların yaşanmaya başlandığına dikkati çeken Türkeş, "Hem mevsimlik hava tahminleri hem de kısa süreli iklim öngörülerine baktığımızda çok büyük bir olasılıkla bu yaz da Türkiye'nin büyük bölümünde hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üstünde olacak. Güneydoğu Anadolu'da, İç Anadolu'nun mikroklima çukur alanlarında, Güneybatı Anadolu'da yüksek sıcaklık rekorlarının kırılacağını öngörüyorum." diye konuştu.


''2070'E KADAR BÜYÜK AĞRI'NIN TEPESİNDEKİ BUZUL TAKKESİNİN ERİMESİNİ BEKLİYORUZ''

Türkeş, yaptıkları araştırmalara göre, Akdeniz havzasında yer alan Türkiye'de, gelecekte hava sıcaklıklarının daha da artmasının, yaz sıcağının 5 ila 7 derece daha yüksek olmasının, yıl boyunca uzun süreli ortalamalardan 3 ila 5 derece sıcak havaların yaşanmasının beklendiğini bildirdi.Yağış rejiminin değişeceğini anlatan Türkeş, şiddetli, kuvvetli, aşırı gök gürültülü sağanaklar ve bunların yol açacağı seller, akarsularda taşkınlar, kentlerde su baskınlarının bundan sonra daha çok görülebileceğini ifade etti.


Prof. Dr. Türkeş, yağış rejiminin değişmesinin, Akdeniz havzasında özellikle yılın soğuk dönemlerinde kuraklığın sıklığı, süresi ve şiddetini artırabileceği uyarısında bulunan Türkeş, şöyle devam etti:

"Türkiye'deki ana iklim bölgelerinde çok ciddi alansal kaymalar söz konusu. 50 yıl içinde Akdeniz ikliminin bugünkünden çok daha geniş alanları kaplayacağı öngörülüyor. Örneğin Batı Karadeniz'in büyük bölümü, Karadeniz'in iç bölgeleri, 'yağmur gölgesi' adını verdiğimiz vadi kuşakları, Akdeniz ikliminin etkisi altına giriyor. İç Anadolu'da egemen olan yarı kurak step iklimi de alanını genişletiyor. Dolayısıyla yüzyılın sonuna ulaşmadan büyük bir olasılıkla Türkiye, çok daha sıcak ve kurak Akdeniz ve step iklimlerinin egemenliğine girecek."

Hava sıcaklıklarının Karadeniz Bölgesi'ndeki nemli ılıman iklimin, Doğu Anadolu'daki soğuk iklimin alanını daraltacağını dile getiren Türkeş, Kuzeydoğu Anadolu'nun kuzey bölümleri dışında soğuk iklim kuşağının tümüyle ortadan kalkacağını söyledi.


AŞIRI HAVA VE İKLİM OLAYLARI DEVAM EDECEK

Buzulların hızla eridiğine dikkati çeken Türkeş, şunları kaydetti:

"Buzullar çok önemli. Buzulların oluştuğu dağlar aynı zamanda kalıcı karın bulunduğu alanlar. Orta ve kötümser iklim senaryoları gerçekleşirse gelecekte kar yağışı hemen hemen hiç düşmeyeceği için ilkbahar kar erimeleri yaşanmayacak. Aynı zamanda hızla erimekte olan dağ buzullarımız, hatta yüzyılın sonundaki kötümser senaryoda Büyük Ağrı'nın tepesindeki buzul takkesinin erimesini bekliyoruz. 2070'e geldiğimizde büyük bir olasılıkla çok ciddi bir değişiklik olmazsa bunları çoktan yaşamış olacağız. Artık çok daha sıcak, çok daha kurak, aşırı hava ve iklim olaylarına elverişli bir dünyaya kapıyı açtığımızı söyleyebilirim."

Share:

26 Nisan 2024 Cuma

IEA: Elektrikli araç satışları bu yıl artacak

IEA

Dünyada bu yıl elektrikli araç satışlarının 17 milyona ulaşarak güçlü bir büyüme göstermesi bekleniyor. Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) yıllık yayımladığı Küresel Elektrikli Araç Görünümü raporuna göre, bu yılın ilk çeyreğindeki elektrikli araç satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25 arttı. Bu dönemde satılan elektrikli araçların sayısı 2020'nin tamamında satılan elektrikli araç sayısına eşit oldu. Dünyada bu yıl sonu itibarıyla elektrikli araç satışlarının 17 milyona ulaşması bekleniyor. Böylece, bu yıl dünyada satılan her 5 araçtan birinin elektrikli olacağı tahmin edilirken, elektrikli araç satışlarındaki hızlı büyümenin küresel otomotiv endüstrisini yeniden şekillendireceği ve ulaşımda kullanılan petrol talebini de önemli ölçüde azaltacağı öngörülüyor. Bu satışın 10 milyonunun Çin'de gerçekleşmesi, bu yıl ABD'de satılan her 9 araçtan birinin ve Avrupa'da her 4 araçtan birinin elektrikli olacağı tahmin ediliyor.


SATIŞLARDAKİ ARTIŞ 2023'TEKİ REKOR BÜYÜMENİN ÜZERİNE İNŞA EDİLİYOR

Rapora göre, elektrikli araç satışlarında bu yıl beklenen güçlü artış geçen yılki rekor büyümenin üzerine inşa ediliyor. Geçen yıl, dünyada elektrikli araç satışları önceki yıla göre yüzde 35 artışla 14 milyon oldu. Talep ağırlıklı olarak Çin, Avrupa ve ABD'de görülürken, elektrikli araç satışları Vietnam ve Tayland gibi gelişmekte olan ülkelerde de büyüme gösterdi. Çin'de geçen yıl satılan elektrikli araçların yüzde 60'ından fazlasının, eşdeğer konvansiyonel otomobillerden daha ucuz olduğu görüldü. Ancak, Avrupa ve ABD'de, içten yanmalı motorlu araçların fiyatları elektrikli araç fiyatlarına göre daha düşük seyretti. Fiyatların artan pazar rekabeti ve gelişen batarya teknolojilerine bağlı olarak gelecek yıllarda düşüş göstermesi bekleniyor.


"BU DEĞİŞİMİN OTOMOBİL VE ENERJİ SEKTÖRÜ İÇİN ÖNEMLİ SONUÇLARI OLACAK"

IEA Başkanı Fatih Birol, rapora ilişkin değerlendirmesinde, elektrikli araç satışlarındaki ivmenin devam ettiğinin IEA verilerinde görüldüğünü belirterek, "Küresel elektrikli araç devrimi hız kesmek yerine yeni bir büyüme evresine hazırlanıyor gibi görünüyor." ifadesini kullandı.


Batarya üretimine yapılan yatırım dalgasının, elektrikli araç tedarik zincirinin otomobil üreticilerinin iddialı genişleme planlarını karşılayacak şekilde ilerlediğini gösterdiğini dile getiren Birol, şunları kaydetti:

"Sonuç olarak, elektrikli araçların yollardaki payının hızla artmaya devam etmesi bekleniyor. Sadece bugünün politikalarına dayanarak, 2030 yılına kadar Çin'de yollardaki neredeyse her 3 otomobilden biri elektrikli olacak ve hem ABD hem de Avrupa Birliği'nde neredeyse her 5 otomobilden biri elektrikli olacak. Bu değişimin hem otomobil endüstrisi hem de enerji sektörü için önemli sonuçları olacaktır."

Share:

24 Nisan 2024 Çarşamba

Sezon başladı, fiyatlar arşa çıktı: Kiralık villa fiyatları günlük 1 milyon lirayı buldu

Kiralık villa fiyatları

Muğla'nın dünyaca ünlü turistik ilçesi Bodrum'da yaz sezonun gelmesiyle sezonluk daire ve villa fiyatlarında artış yaşandı. TÜRSAB Bodrum Bölge Temsilcisi Mustafa Demir, "Sezonda konutlarda günlük kiralık bedeli 2 bin 500 liradan başlıyor, villalarda ise bu rakam 1 milyon liralara kadar çıkıyor" dedi. Dünyanın önemli turizm merkezlerinden Bodrum'da yaz sezonunun başlamasıyla otellerin yanı sıra mayıs ve eylül aylarını da kapsayan tatil sezonunda kiralanan daire ve villalara talep arttı. Bu kapsamda geçen sezon günlük kira bedeli 1000 lira olan 2+1 dairelerin bu yıl günlük kirası 2 bin 500 liraya kadar çıkarken, villaların bu yıl günlük kirası ise 1 milyon liraya kadar yükseldi. 


Sezonda günlük kiralanan villa ve daireler için rezervasyonların devam ettiğini söyleyen TÜRSAB Bodrum Bölge Temsilcisi Mustafa Demir, "İnsanların ödedikleri para karşılığında ne hizmet beklediklerine göre fiyatlar değişiyor. Standart 2+1 konaklamayla, kendine özel yüzme havuzu olan, denize sıfır olan veya büyük bir tesisin içerisindeki villa fiyatları arasında çok fark var. Sezonda konutlarda günlük kiralık bedeli 2 bin 500 liradan başlıyor, villalarda ise bu rakam 1 milyon liralara kadar çıkıyor" ifadelerini kullandı.


Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ev ve villa kiralayan kişiler otellerde olduğu gibi erken rezervasyon yapanlar değil. Villalardaki doluluk oranı tatmin edici orana ulaşmadı ve hala rezervasyon akışı devam ediyor. Yurt dışından rezervasyonlar şubat, mart ve nisan ayı içerisinde oluyor. İç pazarda bu genelde son dakikaya kalıyor ve boş olan tesislerden yararlanıyorlar. Bodrum, Marmaris, Fethiye ve Antalya'nın Kaş ilçesinde sezonda villa ve konutlara talep fazla. Bodrum'da ise iç pazardan ev ve villa kiralama talebi diğer bölgelerden daha yüksek. Özellikle İngiltere ve Arap Yarımadası'ndan villa tercih edenler daha fazla. 1 Mayıs itibarıyla, çoğu ilan sitesi belli bir referans numarası veya belli bir ruhsat numarası isteyecek. O numaraya göre ilanın devam edilebilirliği olacak. Denetimleri Turizm Bakanlığı tarafından sağlanacak. Son dakika gelişen bir şey olduğu için kontrolü 1 Mayıs'a kadar yetişmeyebilir. Ekiplerin canla başla bu işi yetiştirmeye çalıştıklarını görüyorum."


'HAZİRAN İTİBARİYLE DOLULUK YÜZDE 100 OLACAK'

Haziranda Kurban Bayramı'nın da etkisiyle doluluk oranlarında artış yaşanacağını söyleyen Demir, "Turistin ne zaman geleceğini görebilmemiz için uçaklara bakmamız gerekiyor. Mayıs ayı itibarıyla Avrupa uçuşları ve Moskova uçuşları başlıyor. Arap Yarımadası'ndaki uçuşlar haziranın ilk haftası başlıyor ve genellikle eylülün ortası gibi son buluyor. Kurban Bayramı'yla iç pazarın da dahil olmasıyla doluluklar o dönemde yüzde 90 ve yüzde 100 seviyelerine ulaşıyor. Avrupa'dan şu anda gelen yolcu sayısı bakımından uçak oranı yüzde 12 artış gösteriyor. Uçaktaki koltukların Bodrum'a akışı artabilir. Bodrum- Milas Havalimanı'na inen her uçağın yolcusu Bodrum'a gelmiyor. Bölgedeki kardeş destinasyonlarımız olan Didim ve Kuşadası'na gidiyor. Mayıs ayı uygun fiyatlarla tatil seçenekleri sunuyor ve devam ediyor" diye konuştu.

Share:

Bizi RSS'de takip edin

Popüler Yayınlar

Etiketler