1 Mayıs 2024 Çarşamba

Türk-İş araştırdı: Açlık sınırı asgari ücreti aştı

asgari ücreti

Türk-İş'in araştırmasına göre açlık sınırı, 17 bin 2 TL olan asgari ücretin üzerine çıkarak 17 bin 725 lira oldu. Yoksulluk sınırı ise 57 bin 736 TL'ye yükseldi. Türk-İş'in, çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek için her ay yaptığı "Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması"nın Nisan 2024 sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre, nisanda 4 kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden "açlık sınırı" 17 bin 725 lira oldu.


YOKSULLUK SINIRI 57 BİN 736 TL

Gıda, giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarına denk gelen "yoksulluk sınırı" ise 57 bin 736 lira olarak hesaplandı. Araştırmada, bekar bir çalışanın "yaşama maliyeti" aylık 22 bin 991 lira olarak belirlenirken, Ankara'da yaşayan 4 kişilik ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 5,55 artış gösterdi. Son 12 ay itibarıyla değişim oranı yüzde 74,88 hesaplandı.


TAVUK ETİ FİYATI ARTTI

Araştırmaya göre, dana eti fiyatı mart ayına kıyasla 52 lira artışla ortalama 523 liradan, kuzu eti ise ortalama 734 liradan satıldı. Balık fiyatları artarken, yumurta fiyatı düşüştü. Tavuk etinin kilogram fiyatı ortalamada 10 lira arttı. Nisanda, ortalama sebze kilogram fiyatı 28,81 lira, ortalama meyve kilogram fiyatı 46,50 lira olarak hesaplandı. Siyah zeytin fiyatında artış, yeşil zeytinde ise kısmi bir düşüş gözlendi. Yağlı tohumların fiyatında ceviz, fındık, fıstık gibi ürünlerin fiyatı değişmezken, ay çekirdeğinin fiyatı arttı. Şeker, bal ve pekmez fiyatları nisanda artış gösterdi.

Share:

30 Nisan 2024 Salı

Tereyağında taklit ve tağşişe karşı yeni kriterler geliyor

Tereyağı

Tarım ve Orman Bakanlığı, tüketicileri korumak, ürünlerdeki taklit ve tağşişi önlemek amacıyla "Türk Gıda Kodeksi Tereyağı ve Sadeyağ Tebliğ Taslağı"nı hazırlayarak görüşe sundu. Düzenlemeyle tereyağı ve sade yağın tekniğine uygun ve hijyenik şekilde üretilmesi, muhafazası, ambalajlanması, depolanması, taşınması ve pazarlanması için gerekli özelliklerin belirlenmesi amaçlandı. Bu kapsamda, tuz ilave edilmeyen tereyağının süt yağı oranının ağırlıkça en az yüzde 82 olması kriteri getiriliyor.Çeşni maddesi bulunmayan tereyağında aroma vericilerin kullanılamayacağı tebliğe eklendi. Düzenleme kapsamındaki ürünlerde, manda sütü aroması ile yoğurt aroması gibi süt ve süt ürünleri aroma vericileri de kullanılamayacak.


AMBALAJ VE ETİKETLERDE YENİ KURALLAR

Ürünlerdeki etiketleme, ambalajlama ve işaretleme maddeleri de tebliğ taslağıyla yeniden düzenleniyor. Buna göre, ürünlerin etiketinde gıda adının temel görüş alanında yer alması gerekecek.Ürünlerin içerdiği süt yağı miktarları, gıda adının yanında ve en az gıdanın adıyla aynı punto büyüklüğünde temel görüş alanında belirtilecek. Çeşnili tereyağında kullanılan çeşni maddesi de gıdanın adıyla birlikte kullanılacak.Ürünler taşınıp depolanırken ve son tüketiciye arz edilirken sıcaklığın en yüksek 6 santigrat olması gerekecek.


31 ARALIK'A KADAR GEÇİŞ SÜRECİ

Tebliğe aykırı davrananlar hakkında Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun ilgili maddeleri kapsamında idari yaptırım uygulanacak. Gıda işletmecileri, 31 Aralık 2024'e kadar tebliğin hükümlerine uyum sağlama yükümlülüğünde olacak. Bu tarihten önce etiketlenen veya piyasaya arz edilen gıdalar ise raf ömrü sonuna kadar piyasada bulunabilecek. Düzenlemeyle tüketicileri korumak, ürünlerdeki taklit ve tağşişi önlemek amaçlanıyor. 

Share:

29 Nisan 2024 Pazartesi

Elon Musk, BAE Dışişleri Bakanı'nın konuşmasıyla ilgili yorum yaptı

Elon Musk

Amerikalı milyarder ve Tesla CEO'su Elon Musk, BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayed'in terörizm ve teröristler hakkında konuştuğu bir önceki video klibini yeniden yayınladı. İş adamı Elon Musk, BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayed'in "karar verme mekanizmasının yokluğu nedeniyle Avrupa'dan" aşırılık ve terörizm"in ortaya çıkma olasılığı konusunda uyardığı önceki konuşmasına da yorum yaptı. .”


7 YIL ÖNCE

Ortalıkta dolaşan eski klipte Şeyh Abdullah şöyle diyordu: “Şimdi İngilizce konuşayım da ne dediğimi anlayasınız... Tercümanınız olduğunu biliyorum ama fikrin doğru aktarıldığından emin olmak istiyorum. .. Bir gün gelecek, karar verme ve politik doğruculuğa ulaşma çabası eksikliği veya Orta Doğu'yu veya İslam'ı bizden daha iyi bildikleri varsayımı nedeniyle Avrupa'dan aşırılıkçıların, aşırıcıların ve teröristlerin çıktığını göreceğiz. ama üzgünüm, bu cehalettir." Şeyh Abdullah, klibi daha önce Twitter olan “X” sayfasında yeniden yayınlayarak, “Ben sana bunu söylemiştim” şeklinde yorum yaptı.


SONUÇ OLARAK

BAE'nin resmi internet sitesinde yayınlanan biyografiye göre Şeyh Abdullah bin Zayed Al Nahyan'ın, Dışişleri Bakanlığı portföyünü ve görevlerini yürütmek üzere 9 Şubat 2006'da BAE hükümetinin Bakanlar Kurulu'na katılması dikkat çekiyor. Bakanlık, "BAE'nin dış politikasına liderlik etmek ve BAE'nin ortaklarıyla ikili ilişkilerini güçlendirmek" ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin çeşitli alanlarda öncü ülke konumunu desteklemeye odaklanıyor.

Share:

28 Nisan 2024 Pazar

Güneş kreminde ambalaja dikkat!

Güneş kremi

TOBB Türkiye Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sanayi Meclisi Başkanı Ahmet Pura, sahte ve taklit kozmetik ile güneş kremlerinin iç ambalaj etiketlerinde düzensiz basımlara sıkça rastlandığını belirterek, ürünlerin etiketlerinin basılma düzenine ve simetrisine dikkat edilmesi gerektiğini bildirdi. TOBB Türkiye Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sanayi Meclisi Başkanı Ahmet Pura, Türkiye'de yıllık ortalama 5 milyon kutu dermokozmetik güneş koruyucu ürünün eczanelerde, 7,5 milyon kutu güneş koruyucu ürünlerin de e-ticaret yoluyla satıldığını söyledi. Pura, zincir marketler, çevrimiçi perakendeler ve güzellik mağazalar üzerinden satış sayısının da yıllık ortalama 5 milyon kutu olduğunu dile getirdi. Sahte ve taklit güneş koruyucu kremlerinin orijinallerinden nasıl ayırt edileceği konusunda da bilgi veren Pura, kozmetik ürünlerinin eczanelerden, güvenilir yetkili satıcılardan ve satış noktalarından alınmasının önemine işaret etti.


ÜRÜN TAKİP SİSTEMİ KAYDINA BAKILMALI

Ürünün, "Ürün Takip Sistemi"nde kaydının bulunup bulunmadığının sorgulanması gerektiğini anlatan Pura, sahte ve taklit ürünlerde sıkça görülen, ambalajın şişmesi durumuna dikkat edilmesi tavsiyesinde bulundu.


"ETİKETİN BASILMA DÜZENİ VE SİMETRİSİNE DİKKAT EDİLMELİ"

Güneş koruyucu kremlerin iç ve dış olmak üzere farklı ambalajlara sahip olabildiğini ifade eden Pura, şunları kaydetti:

"Sahte ve taklit ürünlerin iç ambalaj etiketlerinde sıklıkla rastlanan düzensiz basımlar nedeniyle etiketlerin basılma düzenine ve simetrisine dikkat edilmelidir. Orijinal ürün etiket ve ambalajlarında firmaya özel fontlar kullanılmakta olup satın alınan ürünlerde bu yazı stil ve fontlarının yer alıp almadığı kontrol edilmelidir."

Ürünün üretim ve son kullanma tarihinin kontrol edilmesinin önemine işaret eden Pura, ürünün son kullanma tarihinin 3 yılı aşmadığından emin olunması gerektiğini söyledi.


BİLYE SESİNE DİKKAT!

Pura, ürünlerin renklerinin de orijinal olup olmadığını anlamak için bir yöntem olduğunu belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Renksiz olarak üretimi yapılan orijinal ürünlerin sahte ve taklitlerinde sıklıkla ürün rengi değiştirilmiş olarak piyasada bulunmakta olup satın alınan ürünlerin renk kontrolleri gerçekleştirilmelidir.

Orijinal ürünleri sahte ve taklit ürünlerden ayırt edilebilmesi için ürün içinde bilyesi bulunmakta olup satın alınmak istenilen ürün iyice çalkalanarak bilye sesi duyulduğuna dikkat edilmelidir."


GÜNEŞ KREMİ ALIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Yaz mevsimine girerken güneş koruyucuların öneminin arttığını belirten Pura, sektörde de güneş koruyucu kremlere taleplerin yükseldiğini bildirdi. Pura, güneş ışınlarının "UVA" ve "UVB" ışınlarından oluştuğunu ifade ederek, güneş koruyucu krem seçilirken söz konusu iki ışından da koruyan nitelikte olması gerektiğini söyledi. Ürünün geniş spektrumlu olması ve kızılötesi ışınlara karşı da koruma sağlaması gerektiğini aktaran Pura, "Bu özellikleri barındırmayan ürünlerde güneşten tam bir koruma beklenemez ve ilgili ürünler cilt yaşlanmasına karşı etki, lekelenmeyi önleme, en önemlisi güneş yanığı ve ilerleyen dönemlerde cilt kanseri riskine karşı koruma işlevlerini yerine getiremezler" dedi.


HANGİ CİLT İÇİN NASIL GÜNEŞ KREMİ SEÇİLMELİ?

Pura, güneş kremlerinin fiziksel ve kimyasal koruyucu olarak iki çeşidi olduğunu belirterek, fiziksel koruyucu olanların ciltten temizlenmesinin kimyasallardan daha kolay olduğunu anlattı. Güneş kremi seçiminde kişilerin cilt tiplerine göre de dikkat etmesi gerektiğini belirten Pura, "Yağlı cildi olanlar akışkan sıvı formlarda ya da jel formundaki güneş koruyucuları, kuru cildi olanlar ise krem formundaki güneş koruyucuları tercih etmelidir. Aksi takdirde, yağlı cildi olanlarda sivilce artışı, kuru cildi olanlarda ise kuruluk artışı gelişebilir. Cilt lekeleri olanlar güneş koruyucu krem seçerken kapatıcı formu olan kremleri tercih edebilir. Bu sayede hem güneş koruyucu kremin koruyucu etkisinden faydalanabilirken, hem de ciltteki lekelerin görünmesinin önüne geçebilirler." değerlendirmesinde bulundu.

Share:

27 Nisan 2024 Cumartesi

Türkiye'yi yine kavurucu bir yaz bekliyor

Türkiye

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş: - "Çok büyük olasılıkla bu yaz da Türkiye'nin büyük bölümünde hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üstünde olacak. Güneydoğu Anadolu'da, İç Anadolu'nun mikroklima çukur alanlarında, Güneybatı Anadolu'da yüksek sıcaklık rekorları kırılacağını öngörüyorum" dedi. Türkiye'nin büyük bölümünde geçen yıl yaz aylarında günlerce etkili olan kavurucu sıcakların, bu sene de rekor seviyelerde seyretmesi bekleniyor. 


Birçok ilde geçen yıl hazirandan eylüle kadar mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıklarıyla rekorlar kırıldı. Türkiye'de 2023'ün en yüksek sıcaklığı, 49,5 dereceyle Eskişehir'in Sarıcakaya ilçesinde ölçüldü. Küresel ısınmanın da etkisiyle yaşanan yüksek hava sıcaklıkları, bu yıl marttan itibaren etkili olmaya başladı. Martta bazı günlerde birçok ilde hava sıcaklıkları 30'lu dereceleri gördü. Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, Türkiye'de beklenen sıcak hava dalgaları ve uzun vadede yaşanabilecek iklimsel kaymaların olası etkilerini anlattı.


EN YÜKSEK VE EN DÜŞÜK SICAKLIKLAR ARTTI

Uzun süreli sıcaklık artışlarının dünyanın hemen her bölgesinde devam ettiğini belirten Türkeş, Türkiye'de de ortalama en yüksek ve en düşük sıcaklıkların arttığını söyledi. Gece sıcaklıkları ve rekor sıcaklıklarda belirgin yükselişler olduğunu, sıcak hava dalgalarının süresi, uzunluğu ve sıklığında çok ciddi artışlar gözlendiğini vurgulayan Türkeş, "2023 yaklaşık 1,5 santigrat derece küresel ısınma eşiğine erişti, yıl içinde birkaç kez geçti. 2023 yazı çok sıcaktı, 2024'te de her ay rekor sıcaklıklar yani sanayi öncesine göre en yüksek sıcaklıklar yaşanıyor ve yeni yüksek sıcaklık rekorları kırılıyor." dedi.


Türkeş, martta Türkiye'nin büyük bölümünde hava sıcaklıklarının, mevsim normallerinin çok üzerinde seyrettiğini anımsattı. Bu ay ise genellikle mayıs sonu, haziran başında görülen, 30'lu derecelere ulaşan sıcaklıkların yaşanmaya başlandığına dikkati çeken Türkeş, "Hem mevsimlik hava tahminleri hem de kısa süreli iklim öngörülerine baktığımızda çok büyük bir olasılıkla bu yaz da Türkiye'nin büyük bölümünde hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üstünde olacak. Güneydoğu Anadolu'da, İç Anadolu'nun mikroklima çukur alanlarında, Güneybatı Anadolu'da yüksek sıcaklık rekorlarının kırılacağını öngörüyorum." diye konuştu.


''2070'E KADAR BÜYÜK AĞRI'NIN TEPESİNDEKİ BUZUL TAKKESİNİN ERİMESİNİ BEKLİYORUZ''

Türkeş, yaptıkları araştırmalara göre, Akdeniz havzasında yer alan Türkiye'de, gelecekte hava sıcaklıklarının daha da artmasının, yaz sıcağının 5 ila 7 derece daha yüksek olmasının, yıl boyunca uzun süreli ortalamalardan 3 ila 5 derece sıcak havaların yaşanmasının beklendiğini bildirdi.Yağış rejiminin değişeceğini anlatan Türkeş, şiddetli, kuvvetli, aşırı gök gürültülü sağanaklar ve bunların yol açacağı seller, akarsularda taşkınlar, kentlerde su baskınlarının bundan sonra daha çok görülebileceğini ifade etti.


Prof. Dr. Türkeş, yağış rejiminin değişmesinin, Akdeniz havzasında özellikle yılın soğuk dönemlerinde kuraklığın sıklığı, süresi ve şiddetini artırabileceği uyarısında bulunan Türkeş, şöyle devam etti:

"Türkiye'deki ana iklim bölgelerinde çok ciddi alansal kaymalar söz konusu. 50 yıl içinde Akdeniz ikliminin bugünkünden çok daha geniş alanları kaplayacağı öngörülüyor. Örneğin Batı Karadeniz'in büyük bölümü, Karadeniz'in iç bölgeleri, 'yağmur gölgesi' adını verdiğimiz vadi kuşakları, Akdeniz ikliminin etkisi altına giriyor. İç Anadolu'da egemen olan yarı kurak step iklimi de alanını genişletiyor. Dolayısıyla yüzyılın sonuna ulaşmadan büyük bir olasılıkla Türkiye, çok daha sıcak ve kurak Akdeniz ve step iklimlerinin egemenliğine girecek."

Hava sıcaklıklarının Karadeniz Bölgesi'ndeki nemli ılıman iklimin, Doğu Anadolu'daki soğuk iklimin alanını daraltacağını dile getiren Türkeş, Kuzeydoğu Anadolu'nun kuzey bölümleri dışında soğuk iklim kuşağının tümüyle ortadan kalkacağını söyledi.


AŞIRI HAVA VE İKLİM OLAYLARI DEVAM EDECEK

Buzulların hızla eridiğine dikkati çeken Türkeş, şunları kaydetti:

"Buzullar çok önemli. Buzulların oluştuğu dağlar aynı zamanda kalıcı karın bulunduğu alanlar. Orta ve kötümser iklim senaryoları gerçekleşirse gelecekte kar yağışı hemen hemen hiç düşmeyeceği için ilkbahar kar erimeleri yaşanmayacak. Aynı zamanda hızla erimekte olan dağ buzullarımız, hatta yüzyılın sonundaki kötümser senaryoda Büyük Ağrı'nın tepesindeki buzul takkesinin erimesini bekliyoruz. 2070'e geldiğimizde büyük bir olasılıkla çok ciddi bir değişiklik olmazsa bunları çoktan yaşamış olacağız. Artık çok daha sıcak, çok daha kurak, aşırı hava ve iklim olaylarına elverişli bir dünyaya kapıyı açtığımızı söyleyebilirim."

Share:

Etiketler