27 Aralık 2022 Salı

DSÖ muhtemel salgınlarla mücadele için kapsamlı tedbirler aldı

 

DSÖ

DSÖ, Covid-19'un küresel sağlık sistemine yıkıcı etkisinden ders alınması ve bundan sonraki salgınlara karşı daha güçlü mücadele verilmesi için girişimlere öncülük ederken üye ülkelere sağlık sistemlerini güçlendirmeleri tavsiyesini yineledi.

9 Eylül'de DSÖ'nün öncülüğünde kurulan Salgın Önleme, Hazırlık ve Mücadele için Finansal Aracı Fonu, bu girişimlerden en önemlileri arasında.

Bağışların geçen ay toplanmaya başladığı Salgın Fonu, uzun planda düşük ve orta gelirli ülkelerin salgınla mücadele kapasitesini geliştirme ve sağlık sistemlerini daha kapsamlı hale getirmeyi hedefliyor.

Fon sayesinde DSÖ üyesi ülkelerin salgınlarla mücadelede işbirliğini artırması ve ihtiyaç sahibi ülkelere sürdürülebilir yardım yapılması amaçlanıyor.

AŞI ÜRETİM VE MRNA TEKNOLOJİ PAYLAŞIM MERKEZLERİ

DSÖ, aynı zamanda Covid-19 ve benzeri salgınlara karşı küresel ölçekte aşılara erişimi hızlandırmak için harekete geçti.

Covid-19 Aşıları Küresel Erişim Programı (COVAX) ve Kovid-19 ile Mücadele Araçlarına Erişimi Hızlandırma (ACT-A) teşebbüslerinin, ihtiyaç sahibi ülkelere aşı, test ve hijyen malzemeleri tedarikinde beklentileri karşılamaması üzerine DSÖ, aşı üretiminin küresel dağılımını değiştirme ve teknoloji paylaşımını artırmayı hedefledi.

Bu kapsamda DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, Afrika ülkelerinden Gana, Nijerya ve Fas'ta aşı üretim tesisleri kurulacağını duyurdu.

DSÖ, aynı zamanda düşük gelirli ülkelerin Kovid-19 ve diğer virüslere karşı mRNA teknolojisiyle üretilen aşılara erişebilmesi için Güney Afrika'da mRNA Teknoloji Transfer Merkezi kurdu.

Ghebreyesus, orta ve düşük gelirli ülkelerde de Kovid-19 başta olmak üzere salgınlara karşı aşıların üretilebilmesi amacıyla aşı firmalarına patent hakkından feragat etmeleri çağrısında bulunuyor.

PATOJENLERİ BELİRLEMEK İÇİN AR-GE ÇALIŞMALARI

DSÖ, gelecekte salgınlara neden olabilecek öncelikli patojenlerin listesini belirlemek üzere bilimsel süreç başlatacak.

Buna göre, öncelikli patojenlerin listesinin güncellenmesi sürecinin, özellikle aşılar, testler ve tedavilerde küresel yatırım ve AR-GE çalışmalarına rehberlik etmesi hedefleniyor

Çalışmalara ilişkin ilk toplantı 18 Kasım’da gerçekleştirilirken DSÖ, 25’ten fazla virüs ailesi, bakteri ve “Hastalık X” hakkındaki bulguları ele almak amacıyla 300’den fazla bilim insanını bir araya getirecek.

Uzmanlar, daha fazla araştırma ve yatırım gerektiren öncelikli patojenlerin listesi üzerine tavsiyede bulunacak.

DSÖ uzmanları, karşı önlemlerin araştırılması ve geliştirilmesi amacıyla öncelikli patojenleri ve virüs ailelerini hedeflemenin, hızlı ve etkili bir salgınla mücadele için önemli olduğuna işaret etti.

Revize edilen öncelikli patojenlerin listesinin 2023’ün ilk çeyreğinde yayımlanması öngörülüyor.

Güncel listede Kovid-19, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, Ebola virüsü, Marburg virüsü hastalığı, Lassa ateşi, Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS), Şiddetli Akut Solunum Sendromu (SARS), Rift Vadisi ateşi, Zika virüsü ve Hastalık X yer alıyor.

İLK ULUSLARARASI SALGINLA MÜCADELE ANLAŞMASI

DSÖ'nün gelecekteki salgınlara karşı küresel hazırlığı artırma yönündeki en büyük projesi ise salgınlarla ortak mücadele için uluslararası anlaşma hazırlamak.

Bu konu ilk defa Aralık 2021’deki DSÖ Genel Kurulu toplantısında gündeme geldi.

Genel Kurulda Kovid-19’dan sonra gelecekteki küresel salgınlara karşı dünyayı daha iyi koruyabilmek amacıyla tüm üye ülkeleri yasal olarak bağlayan uluslararası anlaşma hazırlanması yönünde karar alındı.

Konuya ilişkin en son 8 Aralık'ta örgütün Cenevre merkezinde gerçekleşen Hükümetler Arası Müzakere Birimi (INB) 3. toplantısında uluslararası salgınla mücadele anlaşmasının taslağı masaya yatırıldı.

Toplantıya katılan üye ülkelerin çoğunluğu, anlaşma taslağının hazırlanma sürecinin başlamasında mutabık kaldı.

27 Şubat 2023’te yapılacak INB'nin 4. toplantısında anlaşma taslağındaki maddeler müzakere edilecek.

Bu alanda ilk ve tek olacak anlaşma fikrine ABD ve Çin gibi ülkelerin sıcak bakmamasına rağmen birçok ülke, uluslararası salgınla mücadele anlaşmasının devrim niteliğinde olacağı görüşünü paylaşıyor.
Share:

26 Aralık 2022 Pazartesi

Meteoroloji'den yeni hava durumu raporu! 18 kente sarı ve turuncu uyarı: Fırtına, sağanak ve kar geliyor

 

hava durumu

Meteoroloji'nin yeni hava durumu raporuna göre yurdun büyük bölümünde soğuk ve yağışlı hava bugün de etkisini sürdürecek. Meteoroloji bugün beklenen yağışlar nedeniyle 18 kente sarı ve turuncu kodlu uyarıda bulundu. İşte Meteoroloji'nin bugün kar yağışı ve sağanak beklediği iller...

 

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara’nın doğusu, İç Anadolu, Batı ve Orta Karadeniz, Doğu Karadeniz kıyıları, Doğu Anadolu'nun batısı, Güneydoğu Anadolu, Van, Hatay, Kahramanmaraş, Gümüşhane ve Bayburt çevreleri ile Adana’nın kuzey kesimlerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

 

Kıyı kesimler, Marmara’nın doğusu, Güneydoğu Anadolu’nun doğusu ile Şanlıurfa çevrelerinde yağmur, yağış alan diğer yerlerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görülecek olan yağışların; Güneydoğu Anadolu’nun batısı, Sinop ve Hatay çevreleri ile Kastamonu'nun kıyı, Malatya’nın güney kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Yer yer pus ve sis görüleceği tahmin ediliyor.

Share:

25 Aralık 2022 Pazar

İpotekli evi olanlar dikkat! Yargıtay'dan önemli karar

 

ekonomik

Eşinden habersiz kredi çekenler ile kafasına göre müşterinin evini ipotek eden bankalara Yargıtay'dan emsal nitelikte bir karar geldi. Yüksek Mahkeme, tapuda aile konutu şerhi olmasa dahi uzun yıllar aile konutu olarak kullanılan konutta eşin rızası alınmadan tesis edilen ipotek işleminin geçersiz olduğuna hükmetti.

 

Ekonomik darboğaza düşen Y.B., bir bankadan kredi çekti. İddiaya göre, banka Y.B.'nin eşi ile birlikte yıllardır kullandığı apartman dairesini ipotek ettirdi. Durumu öğrenen kadın mahkemenin yolunu tuttu. Davacı kadın, evine davalı banka tarafından rızası alınmaksızın ipotek tesis edildiğini, yasa gereğince eşin rızası olmadan ipotek tesis edilemeyeceğini, bankanın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, aile konutu niteliğindeki taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin kaldırılmasını talep etti. Davalı banka avukatı, dava konusu taşınmaza aynı banka tarafından 2001 ve 2006 yıllarında iik ayrı ipotek tesis edildiğini, davacının bu ipoteklerden haberi olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu öne sürdü. İpotek tesis işlemi yapıldığı anda tapu kaydında aile konutu şerhi bulunmadığını savunan avukat, davanın reddini istedi.

 

Aile mahkemesi, davalı banka tarafından ipotek tesis işleminden önce tanzim ettirilen ekspertiz raporunda birinci katın kullanıldığının tespit edildiğine, yapılan kolluk araştırması ve dinlenen tanık beyanlarına göre de ipoteğe konu taşınmazın uzun yıllardır davacı ve ailesi tarafından aile konutu olarak kullandığının anlaşıldığına dikkat çekti. Kararda Türk Medeni Kanunu'nun ilgili hükümleri gereği diğer eşin açık rızası olmadan aile konutuna ilişkin tasarrufta bulunulamayacağı, bu nedenle davacı eşin rızası alınmadan tesis edilen ipoteğin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, aile konutu üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına hükmedildiği belirtildi. Kararı davalı banka vekili temyiz edince devreye Yargıtay 11. Hukuk Dairesi girdi. Daire, oy birliği ile aldığı kararla mahkeme hükmünü onadı. Emsal nitelikteki kararla birlikte eşin rızası alınmadan aile konutu olarak kullanılan daire ipotek ettirilemeyecek.

Share:

24 Aralık 2022 Cumartesi

Cumartesi Anneleri İsmail Bahçeci'yi andı: Adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz

 

Cumartesi Anneleri İsmail Bahçeci

Cumartesi Anneleri/İnsanları, 926'ncı hafta açıklamalarında İsmail Bahçeci için adalet istedi: "Kaç yıl geçerse geçsin kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz."

 

Cumartesi Anneleri/ İnsanları, kayıpların akıbetini sormak ve faillerin yargılanması için her hafta düzenledikleri eylemin 926'ncısını online yaptı. Bu haftaki eylemde 24 Aralık 1994 gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu öğrencisi ve Türkiye Öğrenci Dernekleri Federasyonu başkanı için İsmail Bahçeci adalet istedi.

 

Cumartesi İnsanları'ndan, İsmail Bahçeci'nin okul arkadaşı Dursun Ege Göçmen'in okuduğu açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

 

"926 haftadır; güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınan, hukukun koruması altında olması gerekirken varlıkları inkar edilen, “hukukun dışında bırakılan insanlarımız nerede?” diye soruyoruz.

 

Sadece zorla kaybedilenlerin değil; geride kalan ailelerin, hak savunucularının ve işlenen bu suça tanıklık eden toplumun hukukun dışında bırakılmalarına itiraz ediyoruz.

 

926 haftadır; Türkiye’de, temel hak ve özgürlükleri esas alan bir hukuk ve bu hukukun üstünlüğüne dayanan bir hukuk sistemi oluşturularak, hali hazırda bize yaşatılan derin adaletsizliğin sonlandırılması için yetkilileri göreve çağırıyoruz.

 

926. haftamızda gözaltına alındıktan sonra varlığı inkar edilen “…kalın kara bir bantla örttüler / Koyuluğa düştü gözlerim / Kara bir koyuluğa / Sonsuza dek…” dizelerinin sahibi İsmail Bahçeci’yi unutmadık diyerek kamuoyu karşısındayız.

 

İsmail Bahçeci, Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu öğrencisi ve Türkiye Öğrenci Dernekleri Federasyonu başkanıydı. Politik kimliği nedeniyle defalarca gözaltına alındı, ağır işkenceler gördü. 1993 yılından itibaren polis tarafından aranmaya başladı. Bahçeci Ailesinin Avcılar’daki evine polis baskınlar düzenledi. Bu nedenle İsmail evden ayrıldı. Kardeşi, İsmail’e acil durumlarda kendisine haber ulaştırması için bir arkadaşının işyeri telefonunu verdi.

 

24 Aralık 1994 tarihinde Bahçeci Ailesi’ni telefonla arayan ve kendisini İsmail’in arkadaşı olarak tanıtan bir kişi, İsmail’in siyasi şube polisleri tarafından gözaltına alındığı haberini verdi. Baba Şehmus Bahçeci hemen Gayrettepe Emniyet Müdürlüğüne ve DGM İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu. Ancak İsmail’in gözaltına alındığı inkar edildi.

 

24 Aralık’tan sonra Bahçeci Ailesinin evine bir daha polis baskını yapılmadı. Kardeşinin İsmail’e telefonunu verdiği arkadaşının işyeri, polis tarafından basıldı. “Yakalanan bir örgüt mensubunun üzerinde telefon numaranız çıktı” denilerek işyeri sahibi gözaltına alındı. Gözaltına alınan M. Y.’nin de içinde olduğu bazı kişiler emniyette sorgudayken “Seni de İsmail Bahçeci gibi kaybederiz” diye tehdit edildiklerini açıkladı.

 

Fatma ve Şehmus Bahçeci, devletin her kademesinde oğullarını aradı. Başbakan Çiller ve Cumhurbaşkanı Demirel onların randevu talebini kabul etmedi. Görüştükleri İnsan Haklarından Sorumlu Devlet Bakanı Azimet Köylüoğlu, İsmail’in işkence ile öldürülüp bir çukura atılmış olabileceğini söyledi. İçişleri Bakanı Nahit Menteşe de, “Dua edin de oğlunuz polislerin elinde olsun. Araştırıp size haber vereceğim." dedi ama aileyi hiç aramadı.

 

Milletvekili Mahmut Alınak 24 Ocak 1995 tarihli meclis oturumunda yaptığı konuşmada, “İsmail Bahçeci’nin annesi ‘Çocuğumu istiyorum!’ diye feryat ediyor. Bu feryadı ben buraya taşıyorum. Bu insan gözaltında kaybolmuştur, bu insan bulunmalıdır.” diyerek İsmail’in gözaltında kaybedilmesini Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine getirdi.

 

İsmail’in arkadaşları, İnsan Hakları Derneği ve Af Örgütü düzenledikleri kampanyalarla konuyu ülke ve dünya kamuoyuna taşıdılar. Ancak İsmail Bahçeci’nin gözaltına alındığı kayıtlara geçirilmedi. Bugüne kadar akıbeti ve nerede olduğu konusunda hiçbir bilgi verilmedi. Onu kaybedenlere suçlarını gizleme ve sorumluluktan kaçma imkanı sağlandı.

 

Bahçeci Ailesinin de müdahil olduğu, Ankara Jitem davası Ankara 1. Ağır ceza mahkemesinde devam ediyor. 20 Ocak 2023’de görülecek duruşmada İsmail Bahçeci ve dosyada adı geçen tüm kaybedilen, katledilenler için hukuka ve adalete uygun bir karar tesis edilmeli, sanıklar insanlığa karşı suç kapsamında cezalandırılmalıdır.

 

Kaç yıl geçerse geçsin İsmail Bahçeci için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan

 

227 haftadır bize yasaklanan kayıplarımızla buluşma mekânımız Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz."

Share:

Etiketler