30 Nisan 2024 Salı

Tereyağında taklit ve tağşişe karşı yeni kriterler geliyor

Tereyağı

Tarım ve Orman Bakanlığı, tüketicileri korumak, ürünlerdeki taklit ve tağşişi önlemek amacıyla "Türk Gıda Kodeksi Tereyağı ve Sadeyağ Tebliğ Taslağı"nı hazırlayarak görüşe sundu. Düzenlemeyle tereyağı ve sade yağın tekniğine uygun ve hijyenik şekilde üretilmesi, muhafazası, ambalajlanması, depolanması, taşınması ve pazarlanması için gerekli özelliklerin belirlenmesi amaçlandı. Bu kapsamda, tuz ilave edilmeyen tereyağının süt yağı oranının ağırlıkça en az yüzde 82 olması kriteri getiriliyor.Çeşni maddesi bulunmayan tereyağında aroma vericilerin kullanılamayacağı tebliğe eklendi. Düzenleme kapsamındaki ürünlerde, manda sütü aroması ile yoğurt aroması gibi süt ve süt ürünleri aroma vericileri de kullanılamayacak.


AMBALAJ VE ETİKETLERDE YENİ KURALLAR

Ürünlerdeki etiketleme, ambalajlama ve işaretleme maddeleri de tebliğ taslağıyla yeniden düzenleniyor. Buna göre, ürünlerin etiketinde gıda adının temel görüş alanında yer alması gerekecek.Ürünlerin içerdiği süt yağı miktarları, gıda adının yanında ve en az gıdanın adıyla aynı punto büyüklüğünde temel görüş alanında belirtilecek. Çeşnili tereyağında kullanılan çeşni maddesi de gıdanın adıyla birlikte kullanılacak.Ürünler taşınıp depolanırken ve son tüketiciye arz edilirken sıcaklığın en yüksek 6 santigrat olması gerekecek.


31 ARALIK'A KADAR GEÇİŞ SÜRECİ

Tebliğe aykırı davrananlar hakkında Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun ilgili maddeleri kapsamında idari yaptırım uygulanacak. Gıda işletmecileri, 31 Aralık 2024'e kadar tebliğin hükümlerine uyum sağlama yükümlülüğünde olacak. Bu tarihten önce etiketlenen veya piyasaya arz edilen gıdalar ise raf ömrü sonuna kadar piyasada bulunabilecek. Düzenlemeyle tüketicileri korumak, ürünlerdeki taklit ve tağşişi önlemek amaçlanıyor. 

Share:

29 Nisan 2024 Pazartesi

Elon Musk, BAE Dışişleri Bakanı'nın konuşmasıyla ilgili yorum yaptı

Elon Musk

Amerikalı milyarder ve Tesla CEO'su Elon Musk, BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayed'in terörizm ve teröristler hakkında konuştuğu bir önceki video klibini yeniden yayınladı. İş adamı Elon Musk, BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayed'in "karar verme mekanizmasının yokluğu nedeniyle Avrupa'dan" aşırılık ve terörizm"in ortaya çıkma olasılığı konusunda uyardığı önceki konuşmasına da yorum yaptı. .”


7 YIL ÖNCE

Ortalıkta dolaşan eski klipte Şeyh Abdullah şöyle diyordu: “Şimdi İngilizce konuşayım da ne dediğimi anlayasınız... Tercümanınız olduğunu biliyorum ama fikrin doğru aktarıldığından emin olmak istiyorum. .. Bir gün gelecek, karar verme ve politik doğruculuğa ulaşma çabası eksikliği veya Orta Doğu'yu veya İslam'ı bizden daha iyi bildikleri varsayımı nedeniyle Avrupa'dan aşırılıkçıların, aşırıcıların ve teröristlerin çıktığını göreceğiz. ama üzgünüm, bu cehalettir." Şeyh Abdullah, klibi daha önce Twitter olan “X” sayfasında yeniden yayınlayarak, “Ben sana bunu söylemiştim” şeklinde yorum yaptı.


SONUÇ OLARAK

BAE'nin resmi internet sitesinde yayınlanan biyografiye göre Şeyh Abdullah bin Zayed Al Nahyan'ın, Dışişleri Bakanlığı portföyünü ve görevlerini yürütmek üzere 9 Şubat 2006'da BAE hükümetinin Bakanlar Kurulu'na katılması dikkat çekiyor. Bakanlık, "BAE'nin dış politikasına liderlik etmek ve BAE'nin ortaklarıyla ikili ilişkilerini güçlendirmek" ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin çeşitli alanlarda öncü ülke konumunu desteklemeye odaklanıyor.

Share:

28 Nisan 2024 Pazar

Güneş kreminde ambalaja dikkat!

Güneş kremi

TOBB Türkiye Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sanayi Meclisi Başkanı Ahmet Pura, sahte ve taklit kozmetik ile güneş kremlerinin iç ambalaj etiketlerinde düzensiz basımlara sıkça rastlandığını belirterek, ürünlerin etiketlerinin basılma düzenine ve simetrisine dikkat edilmesi gerektiğini bildirdi. TOBB Türkiye Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sanayi Meclisi Başkanı Ahmet Pura, Türkiye'de yıllık ortalama 5 milyon kutu dermokozmetik güneş koruyucu ürünün eczanelerde, 7,5 milyon kutu güneş koruyucu ürünlerin de e-ticaret yoluyla satıldığını söyledi. Pura, zincir marketler, çevrimiçi perakendeler ve güzellik mağazalar üzerinden satış sayısının da yıllık ortalama 5 milyon kutu olduğunu dile getirdi. Sahte ve taklit güneş koruyucu kremlerinin orijinallerinden nasıl ayırt edileceği konusunda da bilgi veren Pura, kozmetik ürünlerinin eczanelerden, güvenilir yetkili satıcılardan ve satış noktalarından alınmasının önemine işaret etti.


ÜRÜN TAKİP SİSTEMİ KAYDINA BAKILMALI

Ürünün, "Ürün Takip Sistemi"nde kaydının bulunup bulunmadığının sorgulanması gerektiğini anlatan Pura, sahte ve taklit ürünlerde sıkça görülen, ambalajın şişmesi durumuna dikkat edilmesi tavsiyesinde bulundu.


"ETİKETİN BASILMA DÜZENİ VE SİMETRİSİNE DİKKAT EDİLMELİ"

Güneş koruyucu kremlerin iç ve dış olmak üzere farklı ambalajlara sahip olabildiğini ifade eden Pura, şunları kaydetti:

"Sahte ve taklit ürünlerin iç ambalaj etiketlerinde sıklıkla rastlanan düzensiz basımlar nedeniyle etiketlerin basılma düzenine ve simetrisine dikkat edilmelidir. Orijinal ürün etiket ve ambalajlarında firmaya özel fontlar kullanılmakta olup satın alınan ürünlerde bu yazı stil ve fontlarının yer alıp almadığı kontrol edilmelidir."

Ürünün üretim ve son kullanma tarihinin kontrol edilmesinin önemine işaret eden Pura, ürünün son kullanma tarihinin 3 yılı aşmadığından emin olunması gerektiğini söyledi.


BİLYE SESİNE DİKKAT!

Pura, ürünlerin renklerinin de orijinal olup olmadığını anlamak için bir yöntem olduğunu belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Renksiz olarak üretimi yapılan orijinal ürünlerin sahte ve taklitlerinde sıklıkla ürün rengi değiştirilmiş olarak piyasada bulunmakta olup satın alınan ürünlerin renk kontrolleri gerçekleştirilmelidir.

Orijinal ürünleri sahte ve taklit ürünlerden ayırt edilebilmesi için ürün içinde bilyesi bulunmakta olup satın alınmak istenilen ürün iyice çalkalanarak bilye sesi duyulduğuna dikkat edilmelidir."


GÜNEŞ KREMİ ALIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Yaz mevsimine girerken güneş koruyucuların öneminin arttığını belirten Pura, sektörde de güneş koruyucu kremlere taleplerin yükseldiğini bildirdi. Pura, güneş ışınlarının "UVA" ve "UVB" ışınlarından oluştuğunu ifade ederek, güneş koruyucu krem seçilirken söz konusu iki ışından da koruyan nitelikte olması gerektiğini söyledi. Ürünün geniş spektrumlu olması ve kızılötesi ışınlara karşı da koruma sağlaması gerektiğini aktaran Pura, "Bu özellikleri barındırmayan ürünlerde güneşten tam bir koruma beklenemez ve ilgili ürünler cilt yaşlanmasına karşı etki, lekelenmeyi önleme, en önemlisi güneş yanığı ve ilerleyen dönemlerde cilt kanseri riskine karşı koruma işlevlerini yerine getiremezler" dedi.


HANGİ CİLT İÇİN NASIL GÜNEŞ KREMİ SEÇİLMELİ?

Pura, güneş kremlerinin fiziksel ve kimyasal koruyucu olarak iki çeşidi olduğunu belirterek, fiziksel koruyucu olanların ciltten temizlenmesinin kimyasallardan daha kolay olduğunu anlattı. Güneş kremi seçiminde kişilerin cilt tiplerine göre de dikkat etmesi gerektiğini belirten Pura, "Yağlı cildi olanlar akışkan sıvı formlarda ya da jel formundaki güneş koruyucuları, kuru cildi olanlar ise krem formundaki güneş koruyucuları tercih etmelidir. Aksi takdirde, yağlı cildi olanlarda sivilce artışı, kuru cildi olanlarda ise kuruluk artışı gelişebilir. Cilt lekeleri olanlar güneş koruyucu krem seçerken kapatıcı formu olan kremleri tercih edebilir. Bu sayede hem güneş koruyucu kremin koruyucu etkisinden faydalanabilirken, hem de ciltteki lekelerin görünmesinin önüne geçebilirler." değerlendirmesinde bulundu.

Share:

27 Nisan 2024 Cumartesi

Türkiye'yi yine kavurucu bir yaz bekliyor

Türkiye

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş: - "Çok büyük olasılıkla bu yaz da Türkiye'nin büyük bölümünde hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üstünde olacak. Güneydoğu Anadolu'da, İç Anadolu'nun mikroklima çukur alanlarında, Güneybatı Anadolu'da yüksek sıcaklık rekorları kırılacağını öngörüyorum" dedi. Türkiye'nin büyük bölümünde geçen yıl yaz aylarında günlerce etkili olan kavurucu sıcakların, bu sene de rekor seviyelerde seyretmesi bekleniyor. 


Birçok ilde geçen yıl hazirandan eylüle kadar mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıklarıyla rekorlar kırıldı. Türkiye'de 2023'ün en yüksek sıcaklığı, 49,5 dereceyle Eskişehir'in Sarıcakaya ilçesinde ölçüldü. Küresel ısınmanın da etkisiyle yaşanan yüksek hava sıcaklıkları, bu yıl marttan itibaren etkili olmaya başladı. Martta bazı günlerde birçok ilde hava sıcaklıkları 30'lu dereceleri gördü. Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, Türkiye'de beklenen sıcak hava dalgaları ve uzun vadede yaşanabilecek iklimsel kaymaların olası etkilerini anlattı.


EN YÜKSEK VE EN DÜŞÜK SICAKLIKLAR ARTTI

Uzun süreli sıcaklık artışlarının dünyanın hemen her bölgesinde devam ettiğini belirten Türkeş, Türkiye'de de ortalama en yüksek ve en düşük sıcaklıkların arttığını söyledi. Gece sıcaklıkları ve rekor sıcaklıklarda belirgin yükselişler olduğunu, sıcak hava dalgalarının süresi, uzunluğu ve sıklığında çok ciddi artışlar gözlendiğini vurgulayan Türkeş, "2023 yaklaşık 1,5 santigrat derece küresel ısınma eşiğine erişti, yıl içinde birkaç kez geçti. 2023 yazı çok sıcaktı, 2024'te de her ay rekor sıcaklıklar yani sanayi öncesine göre en yüksek sıcaklıklar yaşanıyor ve yeni yüksek sıcaklık rekorları kırılıyor." dedi.


Türkeş, martta Türkiye'nin büyük bölümünde hava sıcaklıklarının, mevsim normallerinin çok üzerinde seyrettiğini anımsattı. Bu ay ise genellikle mayıs sonu, haziran başında görülen, 30'lu derecelere ulaşan sıcaklıkların yaşanmaya başlandığına dikkati çeken Türkeş, "Hem mevsimlik hava tahminleri hem de kısa süreli iklim öngörülerine baktığımızda çok büyük bir olasılıkla bu yaz da Türkiye'nin büyük bölümünde hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üstünde olacak. Güneydoğu Anadolu'da, İç Anadolu'nun mikroklima çukur alanlarında, Güneybatı Anadolu'da yüksek sıcaklık rekorlarının kırılacağını öngörüyorum." diye konuştu.


''2070'E KADAR BÜYÜK AĞRI'NIN TEPESİNDEKİ BUZUL TAKKESİNİN ERİMESİNİ BEKLİYORUZ''

Türkeş, yaptıkları araştırmalara göre, Akdeniz havzasında yer alan Türkiye'de, gelecekte hava sıcaklıklarının daha da artmasının, yaz sıcağının 5 ila 7 derece daha yüksek olmasının, yıl boyunca uzun süreli ortalamalardan 3 ila 5 derece sıcak havaların yaşanmasının beklendiğini bildirdi.Yağış rejiminin değişeceğini anlatan Türkeş, şiddetli, kuvvetli, aşırı gök gürültülü sağanaklar ve bunların yol açacağı seller, akarsularda taşkınlar, kentlerde su baskınlarının bundan sonra daha çok görülebileceğini ifade etti.


Prof. Dr. Türkeş, yağış rejiminin değişmesinin, Akdeniz havzasında özellikle yılın soğuk dönemlerinde kuraklığın sıklığı, süresi ve şiddetini artırabileceği uyarısında bulunan Türkeş, şöyle devam etti:

"Türkiye'deki ana iklim bölgelerinde çok ciddi alansal kaymalar söz konusu. 50 yıl içinde Akdeniz ikliminin bugünkünden çok daha geniş alanları kaplayacağı öngörülüyor. Örneğin Batı Karadeniz'in büyük bölümü, Karadeniz'in iç bölgeleri, 'yağmur gölgesi' adını verdiğimiz vadi kuşakları, Akdeniz ikliminin etkisi altına giriyor. İç Anadolu'da egemen olan yarı kurak step iklimi de alanını genişletiyor. Dolayısıyla yüzyılın sonuna ulaşmadan büyük bir olasılıkla Türkiye, çok daha sıcak ve kurak Akdeniz ve step iklimlerinin egemenliğine girecek."

Hava sıcaklıklarının Karadeniz Bölgesi'ndeki nemli ılıman iklimin, Doğu Anadolu'daki soğuk iklimin alanını daraltacağını dile getiren Türkeş, Kuzeydoğu Anadolu'nun kuzey bölümleri dışında soğuk iklim kuşağının tümüyle ortadan kalkacağını söyledi.


AŞIRI HAVA VE İKLİM OLAYLARI DEVAM EDECEK

Buzulların hızla eridiğine dikkati çeken Türkeş, şunları kaydetti:

"Buzullar çok önemli. Buzulların oluştuğu dağlar aynı zamanda kalıcı karın bulunduğu alanlar. Orta ve kötümser iklim senaryoları gerçekleşirse gelecekte kar yağışı hemen hemen hiç düşmeyeceği için ilkbahar kar erimeleri yaşanmayacak. Aynı zamanda hızla erimekte olan dağ buzullarımız, hatta yüzyılın sonundaki kötümser senaryoda Büyük Ağrı'nın tepesindeki buzul takkesinin erimesini bekliyoruz. 2070'e geldiğimizde büyük bir olasılıkla çok ciddi bir değişiklik olmazsa bunları çoktan yaşamış olacağız. Artık çok daha sıcak, çok daha kurak, aşırı hava ve iklim olaylarına elverişli bir dünyaya kapıyı açtığımızı söyleyebilirim."

Share:

26 Nisan 2024 Cuma

IEA: Elektrikli araç satışları bu yıl artacak

IEA

Dünyada bu yıl elektrikli araç satışlarının 17 milyona ulaşarak güçlü bir büyüme göstermesi bekleniyor. Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) yıllık yayımladığı Küresel Elektrikli Araç Görünümü raporuna göre, bu yılın ilk çeyreğindeki elektrikli araç satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25 arttı. Bu dönemde satılan elektrikli araçların sayısı 2020'nin tamamında satılan elektrikli araç sayısına eşit oldu. Dünyada bu yıl sonu itibarıyla elektrikli araç satışlarının 17 milyona ulaşması bekleniyor. Böylece, bu yıl dünyada satılan her 5 araçtan birinin elektrikli olacağı tahmin edilirken, elektrikli araç satışlarındaki hızlı büyümenin küresel otomotiv endüstrisini yeniden şekillendireceği ve ulaşımda kullanılan petrol talebini de önemli ölçüde azaltacağı öngörülüyor. Bu satışın 10 milyonunun Çin'de gerçekleşmesi, bu yıl ABD'de satılan her 9 araçtan birinin ve Avrupa'da her 4 araçtan birinin elektrikli olacağı tahmin ediliyor.


SATIŞLARDAKİ ARTIŞ 2023'TEKİ REKOR BÜYÜMENİN ÜZERİNE İNŞA EDİLİYOR

Rapora göre, elektrikli araç satışlarında bu yıl beklenen güçlü artış geçen yılki rekor büyümenin üzerine inşa ediliyor. Geçen yıl, dünyada elektrikli araç satışları önceki yıla göre yüzde 35 artışla 14 milyon oldu. Talep ağırlıklı olarak Çin, Avrupa ve ABD'de görülürken, elektrikli araç satışları Vietnam ve Tayland gibi gelişmekte olan ülkelerde de büyüme gösterdi. Çin'de geçen yıl satılan elektrikli araçların yüzde 60'ından fazlasının, eşdeğer konvansiyonel otomobillerden daha ucuz olduğu görüldü. Ancak, Avrupa ve ABD'de, içten yanmalı motorlu araçların fiyatları elektrikli araç fiyatlarına göre daha düşük seyretti. Fiyatların artan pazar rekabeti ve gelişen batarya teknolojilerine bağlı olarak gelecek yıllarda düşüş göstermesi bekleniyor.


"BU DEĞİŞİMİN OTOMOBİL VE ENERJİ SEKTÖRÜ İÇİN ÖNEMLİ SONUÇLARI OLACAK"

IEA Başkanı Fatih Birol, rapora ilişkin değerlendirmesinde, elektrikli araç satışlarındaki ivmenin devam ettiğinin IEA verilerinde görüldüğünü belirterek, "Küresel elektrikli araç devrimi hız kesmek yerine yeni bir büyüme evresine hazırlanıyor gibi görünüyor." ifadesini kullandı.


Batarya üretimine yapılan yatırım dalgasının, elektrikli araç tedarik zincirinin otomobil üreticilerinin iddialı genişleme planlarını karşılayacak şekilde ilerlediğini gösterdiğini dile getiren Birol, şunları kaydetti:

"Sonuç olarak, elektrikli araçların yollardaki payının hızla artmaya devam etmesi bekleniyor. Sadece bugünün politikalarına dayanarak, 2030 yılına kadar Çin'de yollardaki neredeyse her 3 otomobilden biri elektrikli olacak ve hem ABD hem de Avrupa Birliği'nde neredeyse her 5 otomobilden biri elektrikli olacak. Bu değişimin hem otomobil endüstrisi hem de enerji sektörü için önemli sonuçları olacaktır."

Share:

24 Nisan 2024 Çarşamba

Sezon başladı, fiyatlar arşa çıktı: Kiralık villa fiyatları günlük 1 milyon lirayı buldu

Kiralık villa fiyatları

Muğla'nın dünyaca ünlü turistik ilçesi Bodrum'da yaz sezonun gelmesiyle sezonluk daire ve villa fiyatlarında artış yaşandı. TÜRSAB Bodrum Bölge Temsilcisi Mustafa Demir, "Sezonda konutlarda günlük kiralık bedeli 2 bin 500 liradan başlıyor, villalarda ise bu rakam 1 milyon liralara kadar çıkıyor" dedi. Dünyanın önemli turizm merkezlerinden Bodrum'da yaz sezonunun başlamasıyla otellerin yanı sıra mayıs ve eylül aylarını da kapsayan tatil sezonunda kiralanan daire ve villalara talep arttı. Bu kapsamda geçen sezon günlük kira bedeli 1000 lira olan 2+1 dairelerin bu yıl günlük kirası 2 bin 500 liraya kadar çıkarken, villaların bu yıl günlük kirası ise 1 milyon liraya kadar yükseldi. 


Sezonda günlük kiralanan villa ve daireler için rezervasyonların devam ettiğini söyleyen TÜRSAB Bodrum Bölge Temsilcisi Mustafa Demir, "İnsanların ödedikleri para karşılığında ne hizmet beklediklerine göre fiyatlar değişiyor. Standart 2+1 konaklamayla, kendine özel yüzme havuzu olan, denize sıfır olan veya büyük bir tesisin içerisindeki villa fiyatları arasında çok fark var. Sezonda konutlarda günlük kiralık bedeli 2 bin 500 liradan başlıyor, villalarda ise bu rakam 1 milyon liralara kadar çıkıyor" ifadelerini kullandı.


Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ev ve villa kiralayan kişiler otellerde olduğu gibi erken rezervasyon yapanlar değil. Villalardaki doluluk oranı tatmin edici orana ulaşmadı ve hala rezervasyon akışı devam ediyor. Yurt dışından rezervasyonlar şubat, mart ve nisan ayı içerisinde oluyor. İç pazarda bu genelde son dakikaya kalıyor ve boş olan tesislerden yararlanıyorlar. Bodrum, Marmaris, Fethiye ve Antalya'nın Kaş ilçesinde sezonda villa ve konutlara talep fazla. Bodrum'da ise iç pazardan ev ve villa kiralama talebi diğer bölgelerden daha yüksek. Özellikle İngiltere ve Arap Yarımadası'ndan villa tercih edenler daha fazla. 1 Mayıs itibarıyla, çoğu ilan sitesi belli bir referans numarası veya belli bir ruhsat numarası isteyecek. O numaraya göre ilanın devam edilebilirliği olacak. Denetimleri Turizm Bakanlığı tarafından sağlanacak. Son dakika gelişen bir şey olduğu için kontrolü 1 Mayıs'a kadar yetişmeyebilir. Ekiplerin canla başla bu işi yetiştirmeye çalıştıklarını görüyorum."


'HAZİRAN İTİBARİYLE DOLULUK YÜZDE 100 OLACAK'

Haziranda Kurban Bayramı'nın da etkisiyle doluluk oranlarında artış yaşanacağını söyleyen Demir, "Turistin ne zaman geleceğini görebilmemiz için uçaklara bakmamız gerekiyor. Mayıs ayı itibarıyla Avrupa uçuşları ve Moskova uçuşları başlıyor. Arap Yarımadası'ndaki uçuşlar haziranın ilk haftası başlıyor ve genellikle eylülün ortası gibi son buluyor. Kurban Bayramı'yla iç pazarın da dahil olmasıyla doluluklar o dönemde yüzde 90 ve yüzde 100 seviyelerine ulaşıyor. Avrupa'dan şu anda gelen yolcu sayısı bakımından uçak oranı yüzde 12 artış gösteriyor. Uçaktaki koltukların Bodrum'a akışı artabilir. Bodrum- Milas Havalimanı'na inen her uçağın yolcusu Bodrum'a gelmiyor. Bölgedeki kardeş destinasyonlarımız olan Didim ve Kuşadası'na gidiyor. Mayıs ayı uygun fiyatlarla tatil seçenekleri sunuyor ve devam ediyor" diye konuştu.

Share:

23 Nisan 2024 Salı

TZOB Başkanı Bayraktar şart koştu! 'Üretimi artırmamız şart'

TZOB

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Ayçiçek yağında fiyat artışını kontrol edebilmek ve dışa bağımlılığımızı azaltmak için ayçiçeği üretimimizi artırmamız şarttır” dedi. Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ayçiçeği üretiminde ekim döneminin başlamasını ve ayçiçeği üreticilerinin sorunlarını yaptığı basın açıklamasıyla değerlendirdi. Türkiye’de 59 şehirde ayçiçeği üretimi yapıldığını söyleyen Bayraktar, “Ayçiçeği üreten şehirlerin başında gelen Edirne’yi Adana, Tekirdağ, Kırklareli ve Konya takip ediyor. Bugünlerde havaların ısınmasıyla toprak tava geldi ve ayçiçeği tohumları toprakla buluşmaya başladı” ifadesini kullandı.


"AYÇİÇEĞİ ÜRETİMİ 2023 YILINDA 2,2 MİLYON TON SEVİYESİNE YÜKSELDİ"

Türk halkının temel gıda maddelerinden olan Ayçiçek yağında dışa bağımlılığın azaltılması gerektiğini anlatan Bayraktar, şunları kaydetti:

“2018 yılında 1,95 milyon ton olan ayçiçeği üretimi son 5 yılda yüzde 12,7 oranında artarak 2023 yılında 2,2 milyon ton seviyesine yükseldi. Geçtiğimiz yıl ayçiçeği ekim alanlarında yaşanan azalış üretime yansıdı ve üretim bir önceki yıla göre yüzde 13,8 oranında geriledi. Artan nüfusa paralel olarak kişi başı tüketim de yıllar itibarıyla artış göstererek, 2022 yılında kişi başı tüketim 56 buçuk kilogramla son 20 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.”


"AYÇİÇEĞİNDE YETERLİLİK ORANIMIZ YÜZDE 51,3"

Halkın en fazla tükettiği Ayçiçek yağında ihtiyacın yarısının ithalat ile karşılandığına dikkati çeken Bayraktar, şöyle konuştu:

“Ülkemiz sıvı yağ tüketiminin yüzde 80 gibi büyük bir oranını ayçiçek yağı oluşturuyor. Ayçiçeğinde yeterlilik oranımız yüzde 51,3’tür. Ürettiğimiz ayçiçeği ülkemiz ihtiyacını dahi karşılamadığı için ithalata olan bağımlılığımız devam ediyor. İhtiyacımız olan ayçiçeğinin yüzde 48,7’sini ithalatla karşılıyoruz. Ayçiçeği tohumu, yağı ve küspesi ithalatı için toplam ödediğimiz döviz 2023 yılında 2 milyar 345 milyon doları buldu. Son 5 yılda ayçiçeği tohumu, yağı ve küspesi ithalatı için ödediğimiz bedel yüzde 153 buçuk arttı.”


Ayçiçeği alım fiyatlarının üreticinin yeterli gelir elde edecek seviyede olmadığını söyleyen Bayraktar, “Geçtiğimiz iki yılda üretici fiyatları maliyet seviyesinde kaldı. Çiftçilerimiz yüksek girdi maliyetlerini karşılayarak üretimlerini devam ettirmekte zorlanıyor. Üretim artmalı ki, tüketiciler uygun fiyatla yağ tüketmelidir” diye konuştu.


“AYÇİÇEĞİ ÜRETİMİMİZİ ARTIRMAMIZ ŞART”

Son 3 yılda ayçiçeğinde üretici fiyatının yüzde 116,9 oranında arttığına dikkati çeken Bayraktar, “Ayçiçek yağı litre fiyatı son 3 yılda yüzde 224,8, son beş yılda da yüzde 491,8 artarak bugünlerde 58 liraya yükseldi. Halkımızın en çok tükettiği yağ olan ayçiçek yağında görülen bu fiyat artışını kontrol edebilmek ve dışa bağımlılığımızı azaltmak için ayçiçeği üretimimizi artırmamız şarttır.”

Share:

22 Nisan 2024 Pazartesi

TMO kararını açıklayacak: Çiftçinin 'fiyat' kaygısı sürüyor!

TMO kararı

Kredi ve piyasaya borçları 700 milyar lirayı aşan çiftçiler buğday alım fiyatının açıklanmasını bekliyor. CHP'li Ömer Fethi Gürer ise, çiftçiler düşük taban fiyatı kaygısı taşırken TMO'nun yıl başından beri ithalata devam ettiğini belirtiyor. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bu yılın ilk aylarında en çok ithal edilen ürünün buğday olduğunu belirterek, çiftçilerin kredi ve piyasaya borçlarının 700 milyar lirayı geçtiğini söyledi.


Gürer, "Çiftçilerimiz ürettikleri ürünü hasat ettikten sonra satıp borçlarını ödemek istiyorlar. Ülkemizde bu yıl taban fiyatının açıklanmaması çiftçiyi kaygılandırıyor, düşük taban fiyatı kaygısı var. Bir an önce buğday taban fiyatı açıklanmalıdır" dedi. CHP'li Gürer, buğday için Çukurova'da hasat döneminin yaklaştığına dikkat çekerek, "Çiftçilerimiz buğday taban fiyatının bir an önce açıklanmasını bekliyor, Toprak Mahsulleri Ofisi ise yılbaşından beri ithalata devam ediyor" dedi.


"ÇİFTÇİ GEÇEN YIL MAĞDUR OLDU"

Yılın ilk iki ayında 1 milyon 578 bin 854 ton buğday ithal edildiğini, yurt dışına 389 milyon 789 bin 753 dolar para ödendiğini belirten Gürer, şöyle konuştu:

"Ülkemizin toprakları ve çiftçileri var, buğdayı ithal devam ediyor. Dahilinde işleme rejimi (DİR) kapsamında her yıl ortalama 10 milyon ton buğdayı yurt dışından alıyoruz. Yurt dışına döviz ödüyoruz. Toprak Mahsulleri Ofisi depoları yurt dışından getirdiği ürünle doldurunca geçen yıl randevulu sistemi işletmeyip yerli üreticiye eziyet etti ve çiftçilerimiz mağduriyet yaşadı. Bir kısım çiftçi, Toprak Mahsulleri Ofisi'ne buğdayını veremedi, tüccara gitmek zorunda kaldı ve Toprak Mahsulleri Ofisi'nin fiyatının altında ürününü satmak zorunda kaldı."


ÇİFTÇİNİN BORCU 700 MİLYAR LİRAYI AŞTI

Gürer, çiftçilerin kredi ve piyasaya borçlarının 700 milyar lirayı geçtiğini belirtti. Gürer, "Çiftçilerimiz ürettikleri ürünü hasat ettikten sonra satıp borçlarını ödemek istiyorlar. Ülkemizde bu yıl taban fiyatının açıklanmaması çiftçiyi kaygılandırıyor, düşük taban fiyatı kaygısı var. Bir an önce buğday taban fiyatı açıklanmalıdır" dedi.


Gürer konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Yılın ilk iki ayında buğdayın dışında en çok ithalatı soya ve ayçiçeği ham yağında yapmışız. Bunları kendimiz yetiştirmeliyiz, yurt dışına kaynaklarımızı boşa akıtmamalıyız. Çiftçimize destek vermeliyiz. Taban fiyatları girdi maliyetlerine göre bir an önce açıklamak, çiftçinin kaygısını ortadan kaldıracaktır. Aksi takdirde, taban fiyattan mutlu olmayan çiftçi topraktan daha fazla uzaklaşacaktır."

Share:

21 Nisan 2024 Pazar

Sivas'ta ekmek savaşları: Fiyat 2 TL'ye düştü

ekmek savaşları

Sivas’ta bir firma diğer firmalara tepki olarak ekmeğin fiyatını 2 liraya kadar düşürdü. Firma yetkilisi, "Bizim istediğimiz, gerçekten denetim yapılsın ve bu denetim üzerine de halkımız sağlıklı ekmek yesin" açıklaması yaptı. Sivas’ta somun ekmeği üreten bazı fırınların iddiaya göre hijyen ve kaliteden uzak ucuz ekmek satması tepkilere neden oldu. Bu duruma tepki göstermek isteyen bir firma denetimlerin yetersiz olduğunu ileri sürerek 200 gram somun ekmeğin fiyatını 2 liraya kadar düşürdü. Normal şartlarda 7.5 liraya satılan somun ekmeği kimi firmalar ise 5 liraya satmaya başladı. 


''TEMEL AMACI HİJYEN KONUSU'' 

Firmanın Halka İlişkiler Müdürü Murat Eken, ekmeği iki liradan satmalarının temel amacının hijyen konusu olduğunu ifade ederek, “Normalde Sivas'ta belli sayıda fırıncılar var. Şu anda ekmeğin normal maliyeti beş liranın çok üzerinde. Ekmeği 2 liraya satmamızın temel amacı hijyen konusu. Gerektiği şekilde fırınlar denetlenmiş olsa, gerektiği şekilde hijyen kurallarına uyulmuş olsa, sigortayla alakalı gerçek anlamda denetimler yapılmış olsa emin olun herkes ekmeğin gerçek değerine ulaşmış olabilir. Bizim buradaki amacımız tepki amaçlı. Biz de biliyoruz ki ekmeğin maliyeti normalde beş liranın üzerinde. Şu anda örnek veriyorum. 10 tane eleman çalıştırıp 3'ünü sigortalı çalıştıranlar da var. Ruhsatı olmadan imalat yapan fırınlar da var” dedi.


''HALKIMIZ SAĞLIKLI EKMEK YESİN''

Eken, fırınların gerçek anlamda denetilmesini istediklerine değinerek, “Tek istediğimiz bunlara gerçek anlamda denetim yapılması. Çünkü bugün marketlerin altında açılmış olan fırınlar var. Bunların denetilmesini istiyoruz. Ama şu anki maliyetler gerçekten kurtarmıyor. Bizim istediğimiz, gerçekten denetim yapılsın ve bu denetim üzerine de halkımız sağlıklı ekmek yesin. Onun harici kimseyle bir alıp veremediğimiz yoktur. Biz istiyoruz ki insana da düzgün ekmekler yesinler. Ama bu süre bu şekil devam ettiği müddetçe biz yedi birlik olarak ekmeği iki liradan satmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Vatandaşlar ise ekmeğin 2 liradan satılmasının güzel bir uygulama olduğunu ifade etti.

Share:

20 Nisan 2024 Cumartesi

Merkez Bankası beklenti anketi açıklandı! İşte dolar, faiz ve enflasyon tahmini...

Merkez Bankası

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre, yıl sonu enflasyon beklentisi mart ayında 44,19 iken nisan anketinde yüzde 44,16 oldu. Yıl sonu doları/TL beklentisi ise 40,01 TL oldu. Merkez Bankası (TCMB), nisan ayı piyasa katılımcıları anketi sonuçlarını açıkladı. Buna göre, bir önceki ankette 40,53 olan 2024 yıl sonu dolar/TL beklentisi nisan anketinde 40,01 oldu. Mart anketinde 42,79 olan 12 ay sonrası dolar kuru beklentisi ise nisan anketinde 42,47 TL olarak gerçekleşti.


FAİZ BEKLENTİSİ YÜKSELDİ

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 45,82 iken bu anket döneminde yüzde 51,43 oldu. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 45 iken bu anket döneminde yüzde 50,00 olarak açıklandı.


ENFLASYON BEKLENTİLERİNDE TOPARLANMA

Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi mart anketinde yüzde 44,19 iken nisan anketinde yüzde 44,16 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 36,70 iken, bu anket döneminde yüzde 35,17 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 22,67 ve yüzde 22,05 olarak gerçekleşti.


BÜYÜME BEKLENTİSİ SABİT KALDI

Katılımcıların GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde ve bu anket döneminde yüzde 3,3 olarak gerçekleşti. GSYH 2025 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 3,8 iken, bu anket döneminde yüzde 3,7'ye geriledi.

Share:

19 Nisan 2024 Cuma

Son Dakika... AFAD duyurdu: Tokat'ta 5.6 büyüklüğünde deprem!

AFAD duyurdu

Tokat’ın Sulusaray ilçesinde 5.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. AFAD’dan yapılan açıklamaya göre Tokat’ın Sulusaray ilçesinde 5.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem, saat 18.11’de gerçekleşirken depremin derinliğinin 5.99 kilometre olduğu kaydedildi. Tokat'ta gerçekleşen deprem, Sivas, Samsun, Kayseri, Çorum ve çevre illerden de hissedildi.Bölgede daha önce de 4.7 ve 4.1 büyüklüğünde 2 deprem meydana gelmiş ve 3 ilçede okullar tatil edilmişti.


BELEDİYE BAŞKANINDAN AÇIKLAMA

Tokat Sulusaray Belediye Başkanı Davut Kılıç, canlı yayında yaptığı açıklamada, "Bize ulaşan can kaybı yok. İki minaremiz yıkıldı. Buğdaylı köyümüzde evlerin yıkıldığına dair haber var" ifadelerini kullandı.


TOKAT'TA İKİNCİ DEPREM 

Tokat'ta 5.6 büyüklüğündeki depremin ardından 3.5 büyüklüğünde artçı deprem meydana geldi. Saat 18.31'de gerçekleşen depremin yerin 7 km derinliğinde meydana geldiği açıklandı.


AFAD: 231 İHBAR GELDİ

AFAD'dan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: 

"Yozgat ve Tokat illerindeki 112 Acil Çağrı Merkezleri'ne toplam 231 ihbar gelmiştir. Can kaybı bulunmamaktadır. TOKAT ilimizde; 2 konut, 5 ahır ve 2 minare hasar almıştır. Sivas, Samsun, Erzurum, Çorum ve Amasya AFAD ekipleri sevk edilmiştir. Yozgat ilimizde; 2 katlı bir bina yıkılmış, 8 köyde küçük çaplı hasarlar meydana gelmiştir. Ankara, Çankırı, Kayseri, Amasya, Nevşehir ve Kırıkkale AFAD ekipleri sevk edilmiştir. Yozgat ve Tokat illerimize Emniyet Genel Müdürlüğü’nden 1 helikopter, Jandarma’dan ise 1 İnsansız Hava Aracı (İHA) sevk edilmiştir."


TOKAT'TA OKULLAR TATİL EDİLDİ

Tokat’ın Sulusaray ilçesinde meydana gelen depremin ardından il geneline okullar bir gün tatil edildi. Evlerinde kalmak istemeyen yurttaşlar için misafirhaneler ve spor salonları açıldı. Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, "Yaşadığımız depremin ardından eğitim kurumlarına bir gün ara verilmesine karar verdik. Ayrıca evlerinde kalmak istemeyen vatandaşlarımız için, misafirhane, yurt ve spor salonları hazırlandı. Kendilerini buralarda misafir edeceğiz. Devlet olarak vatandaşlarımızın her türlü ihtiyaçları noktasında yanlarındayız" dedi. 

Share:

18 Nisan 2024 Perşembe

TÜİK açıkladı: Dış ticaret haddi şubatta arttı

Dış ticaret

İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan dış ticaret haddi şubatta yıllık bazda 1,5 puan artarak 86,7 oldu.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Şubat 2024 dönemine ilişkin Dış Ticaret Endeksleri’ni açıkladı. Buna göre ihracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan ve 2023 yılı Şubat ayında 85,2 olarak elde edilmiş olan dış ticaret haddi, 1,5 puan artarak, 2024 yılı Şubat ayında 86,7 oldu.


İHRACATTA BİRİM DEĞER ENDEKSİ GERİLEDİ

İhracat birim değer endeksi şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,3 azaldı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre gıda, içecek ve tütünde yüzde 0,2 azaldı, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 8,4 azaldı, yakıtlarda yüzde 6,9 azaldı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 4,3 azaldı. İhracat miktar endeksi şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 18,6 arttı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre gıda, içecek ve tütünde yüzde 32,2 arttı, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 22,2 arttı, yakıtlarda yüzde 60,0 arttı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 14,7 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat miktar endeksi; 2024 Ocak ayında 152,8 iken 2024 Şubat ayında yüzde 1,7 oranında artarak 155,5 oldu. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise ihracat miktar endeksi; 2023 yılı Şubat ayında 125,3 iken 2024 yılı Şubat ayında yüzde 13,9 oranında artarak 142,8 oldu.


İTHALATTA BİRİM DEĞER VE MİKTAR GERİLEDİ

İthalat birim değer endeksi Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,9 azaldı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre, gıda, içecek ve tütünde yüzde 3,1 azaldı, yakıtlarda yüzde 17,0 azaldı, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 4,1 azaldı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 3,8 azaldı. İthalat miktar endeksi Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,5 azaldı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre, gıda, içecek ve tütünde yüzde 6,4 azaldı, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 19,0 arttı, yakıtlarda yüzde 2,8 arttı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 9,7 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ithalat miktar endeksi; 2024 Ocak ayında 116,1 iken 2024 Şubat ayında yüzde 6,3 oranında artarak 123,3 oldu. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise ithalat miktar endeksi; 2023 yılı Şubat ayında 125,0 iken 2024 yılı Şubat ayında yüzde 6,7 oranında azalarak 116,6 oldu.

Share:

17 Nisan 2024 Çarşamba

Sınırlama kaldırılacak mı? Kira fiyatları bu tarihte zirve yapacak!

Kira fiyatları

Konut kiralarında yasal zorunluluk olarak uygulanan yüzde 25'lik tavan zam uygulaması 2 Temmuz 2024'te sona erecek. Düzenlemenin yenilenmesi beklenmezken milyonlarca ev sahibi ve kiracı temmuz ayında kira zamlarının ne kadar olacağını merak ediyor. Bilindiği üzere kira fiyatları son 12 aylık TÜFE verilerine göre belirleniyor. Sınırlamanın kaldırılması halinde ise ağustos ayındaki yenilemelerde kira zam oranının yüzde 70'e çıkması öngörülüyor.


İktidar 'enflasyonla mücadele' kapsamında Haziran 2022 tarihinden itibaren konut kiralarına yüzde 25'lik tavan uygulaması getirildi. Temmuz 2023'te sona eren uygulama, 1 yıl daha uzatıldı. Milyonlarca yurttaş, temmuz ayında kira zamlarının ne kadar olacağını merak ediyor. Ekonomim'de yer alan habere göre, uygulamaya devam edilmezse ya da yeni bir sınır getirilmezse, kira zamları önceden olduğu gibi 12 aylık enflasyon ortalamasına göre hesaplanacak. Son olarak açıklanan mart ayı enflasyon verilerine göre; 12 aylık ortalama yüzde 55,91 olarak şekillendi. Yani yüzde 25'lik tavan uygulaması olmasa, ev sahipleri mart ayında en fazla yüzde 55,91 zam yapabilecekti. 


AĞUSTOSTA ZİRVE YAPACAK

Peki temmuz ayında 12 aylık enflasyon ortalamasının ne kadar olması bekleniyor? Son TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre; yıl sonunda enflasyonun yüzde 44 civarına gelmesi bekleniyor. Bu beklentinin gerçekleşmesi için de yılın geri kalanında ortalama aylık enflasyonun yaklaşık yüzde 2,5 olması gerekiyor. 


Yapılan hesaplamalara göre, bu şartlar sağlanırsa 12 aylık ortalamaların (aylık tavan kira zam oranı) önümüzdeki aylarda şu şekilde gelişmesi bekleniyor:Verilere göre, kontratını temmuzda yenileyecek olanların tavan zam oranı yüzde 64,6 civarında olurken ağustos ayındaki yenilemelerde bu oran yüzde 70.9'a çıkacak. Sonraki aylarda ise oran düşecek. Buna baz etkisi neden olacak.


"İHTİYAÇ KALMAYACAK GİBİ"

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, katıldığı bir TV programında yöneltilen, "Sizin tahmininiz yüzde 25 kira artışı uzatılmaz mı?" sorusuna, "Yüzde 25 sınırı Temmuz’da sona eriyor. Maliye Bakanımızın özellikle enflasyon hedefiyle ilgili açıklamalarına baktığımız zaman böyle bir duruma ihtiyaç kalmayacak gibi görünüyor" şeklinde yanıt verdi.

Share:

16 Nisan 2024 Salı

Turizm sektörü yeni sezona bayram moraliyle başladı

Turizm sektörü

Bayram tatili boyunca yaklaşık 20 milyon insanın seyahat ettiği, bunun 7 milyona yakınının tesislerde konakladığının tahmin edildiğini dile getiren Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği Başkanı Mehmet İşler, "Türkiye turizminde bu sezon için konulan 60 milyon turist hedefinin startını Ramazan Bayramı'ndaki yüzde 100 doluluklarla vermiş olduk. Türkiye 2024 yılında tüm zamanların en iyi rakamını yakalayacak" dedi.


Ramazan Bayramı'nda turistik tesislerde yüzde 100 doluluk oranlarına ulaşan Egeli turizmciler, erken başlayan yeni sezon için umutlarını artırdı.Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı Mehmet İşler, 9 günlük Ramazan Bayramı tatilinin turizm sektörü için doğru bir karar olduğunu söyledi.Bayram tatili boyunca yaklaşık 20 milyon insanın seyahat ettiği, bunun 7 milyona yakınının tesislerde konakladığının tahmin edildiğini dile getiren İşler, Ege'deki turizm merkezlerinin de bu hareketlilikten payını aldığını belirtti.


“TÜM ZAMANLARIN EN İYİ RAKAMINI YAKALAYACAĞIZ”

Ramazan Bayramı tatiliyle birlikte Türkiye'de turizm sezonunun bir ay önce açıldığını kaydeden İşler, şöyle konuştu: "Türkiye turizminde bu sezon için konulan 60 milyon turist hedefinin startını Ramazan Bayramı'ndaki yüzde 100 doluluklarla vermiş olduk. Türkiye 2024 yılında tüm zamanların en iyi rakamını yakalayacak. Erken rezervasyonlarda da geçen yıla göre yaklaşık yüzde 25 artış görülüyor." Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkanı Yakup Demir de Ramazan Bayramı tatiliyle birlikte Çeşme'nin "kış uykusundan uyandığını", tesislerin tam doluluğa ulaştığını dile getirdi. Satışların erken rezervasyonla devam ettiğini bildiren Demir, "Erken rezervasyonları ocak ayında, bir önceki yılın fiyatlarıyla açtık. Bayramda da bu satışlarımız devam etti." dedi.


PAMUKKALE'Yİ 91 BİN 109 KİŞİ ZİYARET ETTİ

Denizli Turistik Otelciler ve İşletmeciler Derneği Başkanı Gazi Murat Şen ise Pamukkale'nin bayram tatilinde adeta dolup taştığını ifade etti. Ören yerine 9 günlük bayram tatili sürecinde 91 bin 109 kişinin geldiğini anlatan Şen, günlük ortalama girişlerin 2-3 bin seviyesinden 10 binlere çıktığına işaret etti.  Bazı misafirlerin yoğunluk nedeniyle Pamukkale'ye giriş yapamadan dönmek zorunda kaldığını aktaran Şen, "Otelden pansiyona kadar tüm tesislerimiz doluydu. Deniz, kum ve güneşin haricinde kültür destinasyonlarının ön plana çıkacağı bir döneme giriyoruz. Denizli, bundan sonra turizmde sayı ve nitelik olarak payını artıracak." diye konuştu. Kuşadası Otelciler Derneği Başkanı Tacettin Özden de 9 günlük tatili hava sıcaklıklarının de desteklediğini, ilçede açık olan otellerin sezona tam dolulukla başladığını belirterek, "Yeni sezon rezervasyonlarımız da fena değil. Bu şekilde devam ederse yeni sezonda yerli pazarda da ciddi bir artış olur diye düşünüyorum." dedi.

Share:

15 Nisan 2024 Pazartesi

Türkiye’de yıllık satış tahmini 40 milyon adet: 20 milyarlık aksesuvar

20 milyarlık aksesuvar

Hızlı şarj aletleri, taşınabilir hoparlörler, kılıflar, kulaklıklar, takip cihazları gibi ürünleri kapsayan pazarın bu yıl Türkiye’de yüzde 65 büyüyeceği öngörülüyor. Akıllı cep telefonlarının günlük yaşamda daha fazla yer almasıyla birlikte, tüm dünyada mobil cihaz aksesuvarlarına olan talebi de ciddi şekilde artırıyor. Bu durum Türkiye için de geçerli. Mobil aksesuvar pazarının bu yıl Türkiye’de 40 milyon adetlik satışla 20 milyar TL’lik bir büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Mobil telefon aksesuvar pazarının geçen yıl tüm dünyada 300 milyar doları aştığı tahmin ediliyor. Sektörün 2030 yılına kadar 413 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşması bekleniyor.


SAĞLAM KILIF ÖNDE 

Kişiye özel aksesuarların sunulması bu alanda ciddi bir pazarın oluşmasına neden oldu. Bu süreçte özellikle kulaklık, şarj aleti, kılıflar, taşınabilir hoparlörler, powerbank gibi aksesuvarlar son dönemlerin en büyük gözdeleri oldu. Türkiye’de kullanıcılar, telefon başına ortalama beş aksesuvar alıyor. Bu aksesuvarlar kablo, adaptör, kılıf, kırılmaz cam ve kulaklık oluyor. Seçenekler çoğaldıkça tercih edilen ürün sayısı artıyor. Mobil fotoğrafçılığın yaygınlaşması ve patlayan özçekim ile özçekim çubukları ve diğer fotoğraf çekim özelliğini destekleyen aparatlara ilgi de çığ gibi büyüdü. Gelecek üç senede, hızlı şarj sebebiyle pazarın üst segment ürünlere yoğunlaşması bekleniyor. Değişen tüketici alışkanlıklarına bağlı olarak hızlı şarj adaptörlerine ve kablosuz şarjlara olan talep artmıştı. Dolayısıyla trend’ler, tüketicilerin ihtiyaçlarına ve önceliklerine göre şekilleniyor. Kullanıcılar telefonları için artık daha renkli desenlere sahip kılıflar kullanıyor. Çünkü artık akıllı telefon ve bilgisayarları yaşamlarının büyük bir parçası ve burada kullandıkları aksesuvarlar da yaşam tarzlarının ve stillerinin bir yansıması gibi görüyor.

 

Tüketiciler, diğer taraftan da fiyatı hızla artan akıllı telefonlarını korumak için daha güvenilir kılıf ve ekran koruyucularına yöneliyorlar. Bu eğilim, yüksek koruma sağlayan ürünlere olan talebi yükseltiyor ve bu ürünlerin satışlarını artırıyor.


SİGORTA DA VAR

2024 yılında, her iki üst segment telefondan birine orijinal kılıf satışı gerçekleştirilmesi öngörülüyor. Öte yandan ev ve araba anahtarları gibi günlük yaşamda sıkça kaybolan eşyaları kolaylıkla bulmaya, evcil hayvanları, çocukları ve yaşlıları rahatça takip etmeye olanak tanıyan takip cihazlarına da talep artıyor. Pazardaki hızlı büyümeye paralel ve tüketicilerin güvence istemesiyle cihazlardaki garanti süreleri de uzamaya başladı. Hızlı şarj adaptörlerini beş yıl sınırsız garantiyle sunan firmalar var. Ayrıca adaptörlerin yaratacağı olumsuz durumlar için tüketiciler sigortalanarak güvence altına alınabiliyor. 

Share:

14 Nisan 2024 Pazar

Milyonlarca araç sahibini ilgilendiriyor: 1 Ocak'ta başlıyor... İşte yeni düzenleme

Milyonlarca araç sahibi

Gelir İdaresi Başkanlığı'nın akaryakıt sektöründe usulsüz fatura kullanımından kaynaklanan vergi kayıplarının önüne geçebilmek amacıyla 1 Ocak 2025'te zorunlu hale getireceği 'Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi' (UTTS) ile taşıt plakalarının sisteme elle işlenmesinden kaynaklanan usulsüz fatura uygulaması engellenecek. Akaryakıt sektöründe usulsüz fatura uygulamalarının ve vergi kayıplarının önüne geçmeyi hedefleyen Gelir İdaresi Başkanlığı’nın hayata geçireceği Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi (UTTS) için geri sayım sürüyor. Akaryakıt istasyonlarında plaka bilgilerinin elle girişini önleyerek plakaların sisteme otomatik olarak aktarılmasını sağlayacak olan UTTS’nin kurulum ve işletmesinden Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü sorumlu olacak.


Yapılan açıklamaya göre halihazırda, Türkiye’de trafiğe kayıtlı 29 milyon taşıtın yaklaşık 8 milyonu kiralama, işletmeye kaydetme ya da işte kullanma yolu ile akaryakıt harcamalarını gider göstererek vergi indirimi elde eden vergi mükelleflerine hizmet veriyor. 5 Ekim 2023 tarihli UTTS Tebliği ile söz konusu taşıt gruplarına UTTS’ye dahil olma zorunluluğu getirildi. Aksi halde, Tebliğe göre 1 Ocak 2025’ten itibaren söz konusu taşıtların akaryakıt alımlarında UTTS kapsamında düzenlenmeyen akaryakıt satış belgeleri vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılacak ve vergi beyanlarında gider olarak gösterilemeyecek.


Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü UTTS projesinin devreye alınma sürecinde akaryakıt sektöründeki ilgili paydaşlar ile düzenli olarak bilgilendirme toplantıları yapıyor. Darphane geçtiğimiz hafta, UTTS Yetkili Taşıt Montaj Firması olmak için başvuru yapabilecek firmaların temsilcileriyle bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdi. Otomotiv ana sanayi firmaları, sektör dernekleri, yetkili ve özel servislerin temsilcilerinin katıldığı toplantıda Darphane yetkilileri sistemin işleyişi, yetkilendirilecek Taşıt Montaj Firmalarının sistem kapsamında yürütecekleri görev ve sorumluluklar, firmaların ve alt bayilerinin sisteme ön kayıt koşulları ile yetkilendirme süreci ve takvimi hakkında bilgi verdi.


TTB CİHAZLARININ 2024 SONUNA KADAR TAKILMASI ZORUNLU

UTTS Tebliği 5 Ekim 2023 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanmıştı. Gelir İdaresi Başkanlığı’nca yayınlanan ‘Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne göre kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dâhil olan ve işte kullanılan taşıtlara 31 Aralık 2024 tarihine kadar Taşıt Tanıma Birimi (TTB) takılması zorunluluğu getirildi. Akaryakıt istasyonu işleten mükelleflerin ise 31 Aralık 2024 tarihine kadar akaryakıt istasyonlarında en az bir pompa ünitesinin tabanca aparatlarına Taşıt Tanıma Okuyucu (TTO) cihazı taktırmaları zorunlu hale geldi. Sistemin kurulum ve işletim esasları, yetkili firma işlemleri ve UTTS kullanılarak yapılacak akaryakıt satışlarında belge düzeni de 5 Ekim 2023 tarihinde yayınlanan tebliğ ile belirlenmişti.


USULSÜZ FATURA UYGULAMASINA SON

Araçların yakıt depo girişine takılacak olan ‘Taşıt Tanıma Birimi’ (TTB) (elektronik etiket) cihazında dijital olarak saklanan plaka bilgisi akaryakıt alımı esnasında yakıt pompa tabancasına takılı ‘Taşıt Tanıma Okuyucu’ cihaz tarafından otomatik olarak okunarak güvenlikli haberleşme yolu ile Yeni Nesil Pompa Ödeme Kaydedici Cihaza iletilecek. Böylece, akaryakıt giderlerinin beyanında kullanılan fiş ve faturalara plaka bilgileri otomatik olarak işlenecek. UTTS ile taşıt plakalarının sisteme elle işlenmesinden kaynaklanan usulsüz fatura uygulaması da engellenecek.


TAŞITTAN SÖKÜLDÜĞÜNDE KULLANILAMAZ HALE GELECEK

TTB’ler araçtan söküldüğünde kullanılmayacak ve yeniden taktırılması gerekecek. Ayrıca taşıtların sahiplik ve/veya plaka bilgisinin değişmesi durumunda da taşıtlara yeni TTB takılacak.


MONTAJ SADECE YETKİLENDİRİLMİŞ FİRMALAR TARAFINDAN YAPILACAK

‘Taşıt Tanıma Birimi’ cihazının taşıtlara montaj işlemleri sadece Darphane tarafından yetkilendirilecek olan Taşıt Montaj Firmaları tarafından gerçekleştirilebilecek. Motorlu Taşıt Yetkili Servisleri, Motorlu Taşıt Özel Servisleri ve Taşıt tanıma ve/veya taşıt takip sistemleri montaj servisi firmaları UTTS Yetkili Taşıt Montaj Firması olmak için başvurabilecekler.


15 MILYAR LIRALIK VERGI KAÇAĞI ÖNLENECEK

Akaryakıt harcamalarını gider gösteren, vergi mükellefi statüsünde olan gerçek ve tüzel kişilerin taşıtlarının UTTS’ye geçme zorunluluğu bulunuyor. Bu kapsama girmeyen taşıtlar gönüllü olarak UTTS’ye kayıt yaptırabilecek. Yeni sistem ile yıllık yaklaşık 15 milyar Türk Lirası’nı bulduğu tahmin edilen vergi kaybının önlenmesi amaçlanıyor.

Share:

9 Nisan 2024 Salı

İsrail ile ticarete yönelik tepkilerin ardından: Hakan Fidan İsrail'e yönelik yeni tedbir kararları aldıklarını duyurdu

yeni tedbir kararları

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Ankara'da basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Fidan'ın gündeminde İsrail'e yönelik yeni tedbir kararları yer aldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail’in Gazze’ye devam eden saldırıları ve Gazze’ye insani yardıma ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Fidan, "İsrail'e yönelik bir dizi yeni tedbir almayı kararlaştırdık" ifadelerini kullandı. Gazeteci Metin Cihan'ın Türkiye Varlık Fonu bünyesindeki Eti Maden'in, İsrail ordusuna da hizmet veren bir şirkete toplam 21 tonluk bor madeni gönderdiğini iddia etmesinin ardından kamuoyunda hükümetin 'İsrail ile ticaretine' yönelik çok sert tepkiler meydana gelmişti.


İsrail ile ticaretin kesilmesi için 'Filistin İçin Bin' topluluğunun çağrısıyla Taksim Beyoğlu'nda bir grup toplanmış, eyleme katılan kadınlara ters kelepçe takılıp polis şiddeti uygulanmıştı. Bu görüntüler sosyal medyada geniş yankı uyandırmıştı. Öte yandan hükümet yetkililerinden tepkilere karşılık amacıyla peş peşe açıklamalar yapıldı. İletişim Başkanı Fahrettin Altun olayları 'dezenformasyon yayma' olarak değerlendirir iken AKP Sözcüsü Ömer Çelik de bu sabah yaptığı açıklama ile ticaret iddialarını yalanlayarak tartışmaları 'izansız' olarak değerlendirdi. Anadolu Ajansı'nın bu sabah yaptığı paylaşımda 'Türkiye'nin Gazze'ye en çok yardım gönderen ülke olduğu' haberinin ardından Fidan'ın bugün yaptığı açıklamada en çok yardım gönderen 'İki ülkeden biriyiz' ifadesi dikkat çekti.


"YENİ TEDBİR ALMAYI KARARLAŞTIRDIK"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin Ürdün üzerinden Gazze’ye havadan yardım gönderme talebinin İsrail tarafından reddedilmesine ilişkin “Cumhurbaşkanımızın onayıyla İsrail'e karşı yeni tedbirler alınmasına karar verildi. İsrail ateşkes ilan edene ve yardımların Gazze'ye girmesine izin verene kadar bu tedbirleri uygulayacağız. Tedbirler ilgili kurumlarımız tarafından duyurulacak" dedi. Fidan, AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde en doğru ve cesur tavrı takındıklarını ve Filistinli kardeşlerinin yanında olduklarını vurgulayarak, uluslararası toplumun ve İslam ülkelerinin de İsrail’e karşı ortak bir tutum alması için çaba harcadıklarını dile getirdi.


"2 ÜLKEDEN BİRİYİZ"

Hakan Fidan'ın konuşmasından satır başlıkları şöyle:

Fidan, Türkiye’nin deniz ve hava yoluyla Gazze’ye ulaştırmak üzere Mısır’a ilettiği yardımların 42 bin tonu geçtiğini, bugün itibarıyla Türkiye’nin Gazze’ye en çok yardım gönderen ilk 2 ülkeden biri olduğunu söyledi. 9'uncu yardım gemisinin de yolda olduğunu bildiren Fidan, bir süredir Ürdün üzerinden de insani yardımların paraşütlerle Gazze’ye ulaştırıldığını anlattı.Fidan, Türk Hava Kuvvetlerine ait kargo uçaklarıyla bu insani yardım operasyonuna dahil olma talebi ilettiklerini söyleyerek, Ürdün makamlarınca olumlu karşılanan bu talebin İsrail tarafından reddedildiğini bugün öğrendiklerini ifade etti.

Share:

8 Nisan 2024 Pazartesi

Bodrum'da 'bayram tatili' hareketliliği: Beklenenin bir tık üzerinde geliş var

bayram tatili

Türkiye'nin ve dünyanın gözde turizm kenti Bodrum'da, 9 günlük bayram tatili dolu dolu geçecek. TÜRSAB Bodrum Bölge Temsil Kurulu Başkanı Mustafa Demir, "Bu hareketlik çoğu acentecilere ve otelcilere can suyu niteliğinde oldu. Bodrum'un isminin ve hava şartlarının da güzel olmasından dolayı beklenenin bir tık üzerinde geliş var" açıklamasında bulundu.Doğal ve tarihi güzelliklerinin yanında mavinin bütün tonlarını barındıran koylarıyla da ünlü Bodrum, her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan Bayramı tatilini geçirmek isteyenlerin uğrak noktası olacak.


İlçede hizmet veren turizmciler hem 9 günlük bayram tatili hem de turizm sezonu anlamında iyi bir yıl geçireceklerini öngörüyor. Bodrum Otelciler Derneği (BODER) Başkanı Ömer Faruk Dengiz, Bodrum'da erken rezervasyon kampanyalarının devam ettiğini, bundan da oldukça memnun olduklarını söyledi. Bodrum'da rezervasyonlarda şu anda yüzde 50'nin üzerinde doluluk söz konusu olduğunu belirten Dengiz, "Oteller yeni yeni açıldı. İstanbul veya Ankara gibi şehirlerden gelecek misafirler; son dakikada uçak rezervasyonu yapmayın. Çünkü en yoğun dönemlere girmek üzereyiz." ifadesini kullandı.


İNGİLTERE'DEN UÇAK SEFERLERİNİN BAŞLADI

Dengiz, 5 Nisan'dan itibaren İngiltere'den uçak seferlerinin başladığını, hareketli bir sezon geçirmeyi beklediklerini vurguladı.Yabancı turist sayısında da geçen yıla oranla yüzde 10'luk artış söz konusu olduğunu kaydeden Dengiz, bu yıl turist sayısı anlamında 1 milyonun üzerine çıkmayı hedeflediklerini dile getirdi. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Bodrum Bölge Temsil Kurulu Başkanı Mustafa Demir de bayram tatilinin okul ara tatiline denk gelmesinden dolayı bir hareketlilik olduğuna işaret etti.


Geçen hafta itibarıyla yurt dışından uçuşların başladığını dile getiren Demir, "Kendi denetim ekiplerimiz ve jandarma, polis ve diğer mülki amirlerle, güvenlik ekipleriyle beraber, yasal tur ve diğer hanutçuluğu engelleyici denetimlere TÜRSAB denetim ekibimiz de çıkıyor. Ayrıca Bodrum Kaymakamının uhdesinde kurulan turizm konseyi de bütün güvenlik, turiste hizmet gibi konuları konuşuyor." dedi. Demir, acentelerin de hareketlilikten olumlu etkilendiğine işaret ederek, "Bu hareketlik çoğu acentecilere ve otelcilere can suyu niteliğinde oldu. Bodrum'un isminin ve hava şartlarının da güzel olmasından dolayı beklenenin bir tık üzerinde geliş var. Otellerimize yoğun rezervasyon akışı başladı." diye konuştu.


BODRUM'UN SU ALTI BATIKLARI DA MERAK UYANDIRIYOR

Bodrum'da turizm amaçlı dalış merkezi işletmecisi ve dalış eğitmeni Kenan Doğan ise Bodrum'un hem su altı canlılığı hem de koyları açısından Türkiye'nin en iyi dalış noktalarına sahip olduğunu kaydetti. Bodrum'da üç batığın olduğunu belirten Doğan, bu batıkların yurt içi ve yurt dışı fuarlarında tanıtıma büyük katkı sağladığına dikkati çekti.


Doğan, batık dalışının dalıcılar için bir lunapark niteliğinde olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Su altına dalıcılar canlıları görmek ister. Batıklar da canlıları çektiği için dalış turizmine çok büyük destek. Su altı sergileriyle ilgili de çalışmalar var. Bayramda da Bodrum'daki dalışlara çok talep var. Bazı dalış misafirlerimiz fanatik olabiliyorlar. Kilometrelerce uzaktan dalış malzemelerini getirip dalış yapabiliyorlar. Yasal olarak da zaten bir dalış merkezine bağımlı olmak durumunda değiller. Gerekli emniyet tedbirlerini de aldıktan sonra sadece izinleri alıp veya gerekli yerlere bilgi verip Türkiye'nin dalışa yasak olmayan bütün karasularında dalabilirler. Bu yıl sezonumuz biraz erken başladı ama bayramda dalış turizmi de hareketlendi diyebiliriz."

Share:

7 Nisan 2024 Pazar

Yüzde 100'ün üzerindeki artış yurttaşı isyan ettirdi!

artış

Ramazan Bayramı nedeniyle 9 güne çıkan tatili memleketlerine veya tatile giderek değerlendirmek isteyen yurttaşlar bilet fiyatlarının yüksekliğinden yakındı. Bir üniversite öğrencisi "Bilet fiyatları inanılmaz artmış. Yüzde 100 oranında bir artış var. 200 liraya aldığım bileti 450 liraya aldım" dedi. Ramazan Bayramı tatilinin 9 güne çıkmasıyla memleketlerine veya tatile gitmek isteyen vatandaşlar otobüs bileti fiyatlarının yüksek olmasına tepki gösterdi. Bayram öncesi bilet fiyatlarının yükseltildiğini söyleyen yurttaşlar görüşlerini anlattı.


"9 GÜN BAYRAM TATİLİNDEN DOLAYI FIRSATÇILIK YAPILDI"

İzmir'e gideceğini söyleyen Mehmet Aydın, “Ben Ankara'ya geçen hafta geldim iş için. Fakat bir hafta içerisinde fiyatlar yüzde 30-40 bandında artmış görünüyor. Bir hafta içerisinde bu kadar zam gelmesi çok abes bir durum. Yakıt fiyatlarına bakıyorsunuz öyle bir durum yok. Demek ki 9 günlük bayram tatilinden dolayı fırsatçılık yapıldı bence" diye konuştu.


"BAYRAM OLDUĞU İÇİN EKSTRA BİR ZAM VAR"

Üniversite öğrencisi Baturalp Koyun ise, "Bayramda aile ziyareti için gidiyorum. Bilet fiyatları çok arttı bu zamanda ve şu an bayram olduğu için ekstra bir zam var. O yüzden kolay bir şekilde bilet alamıyorum. Ben biletimi 800 liraya aldım. Sadece gidiş bu fiyat" dedi.


"ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI'NIN TARİFESİ İLE YÜZDE 35 ZAM YAPILDI"

Firma yetkilisi Çetin Önal ise bilet fiyatlarıyla ilgili, "Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın bize vermiş olduğu tarife üzerinden bilet bazında yüzde 35 fiyat artışı oldu" diye konuştu.Önal, "28 Şubat itibarıyla ayın 9'una kadar aşırı talep var. Türkiye geneline dönüş de dahil 500'e yakın ek seferimiz var. Ana seferlerin dışında. Doluluk oranı olarak, Güneydoğu ve Doğu'ya talep yoğun" ifadelerini kullandı. Uzun yol kaptanı Onur Akbulut, fiyatlarda yüzde 100'lük bir artış söz konusu olduğunu kaydetti.


"HER GİDİŞİMDE FARKLI BİR FİYAT OLUYOR"

Mustafa Hasırcı ise şunları söyledi:

"Adana'ya gidiyorum. Ben biletimi 15 gün önce aldım. Buna rağmen 200 lira fark ile aldım. Şimdi sorduğumda ise 30 lira daha artmış. Normalde ben 400 liraya giderken şimdi 600 liraya gidiyorum. Her gidişimde farklı bir fiyat oluyor. Dolayısıyla ekonomime zarar veriyor."


"PARA DURUMU YÜZÜNDEN İNSANLAR GİDEMİYOR"

Firma yetkilisi Şahsen Yılmaz, "Otobüslerimiz yeni yeni dolmaya başladı. Ek seferimiz şu anda yok. Olur diye düşünmüştük ama normal otobüs seferleri dolmadı ki ek sefer koyalım. Para durumu yüzünden insanlar gidemiyor. İnsanlar bin 200 lira verip gidemiyor. Yolcu da haklı" dedi. Üniversite öğrencisi Rabia Manda, "Bursa'ya ailemin yanına gideceğim. Bilet fiyatları inanılmaz artmış. Yüzde 100 oranında bir artış var. 200 liraya aldığım bileti 450 liraya aldım" diye konuştu.

Share:

Etiketler

blog Arşivi