Marmara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Marmara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Nisan 2024 Cumartesi

Türkiye'yi yine kavurucu bir yaz bekliyor

Türkiye

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş: - "Çok büyük olasılıkla bu yaz da Türkiye'nin büyük bölümünde hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üstünde olacak. Güneydoğu Anadolu'da, İç Anadolu'nun mikroklima çukur alanlarında, Güneybatı Anadolu'da yüksek sıcaklık rekorları kırılacağını öngörüyorum" dedi. Türkiye'nin büyük bölümünde geçen yıl yaz aylarında günlerce etkili olan kavurucu sıcakların, bu sene de rekor seviyelerde seyretmesi bekleniyor. 


Birçok ilde geçen yıl hazirandan eylüle kadar mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıklarıyla rekorlar kırıldı. Türkiye'de 2023'ün en yüksek sıcaklığı, 49,5 dereceyle Eskişehir'in Sarıcakaya ilçesinde ölçüldü. Küresel ısınmanın da etkisiyle yaşanan yüksek hava sıcaklıkları, bu yıl marttan itibaren etkili olmaya başladı. Martta bazı günlerde birçok ilde hava sıcaklıkları 30'lu dereceleri gördü. Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, Türkiye'de beklenen sıcak hava dalgaları ve uzun vadede yaşanabilecek iklimsel kaymaların olası etkilerini anlattı.


EN YÜKSEK VE EN DÜŞÜK SICAKLIKLAR ARTTI

Uzun süreli sıcaklık artışlarının dünyanın hemen her bölgesinde devam ettiğini belirten Türkeş, Türkiye'de de ortalama en yüksek ve en düşük sıcaklıkların arttığını söyledi. Gece sıcaklıkları ve rekor sıcaklıklarda belirgin yükselişler olduğunu, sıcak hava dalgalarının süresi, uzunluğu ve sıklığında çok ciddi artışlar gözlendiğini vurgulayan Türkeş, "2023 yaklaşık 1,5 santigrat derece küresel ısınma eşiğine erişti, yıl içinde birkaç kez geçti. 2023 yazı çok sıcaktı, 2024'te de her ay rekor sıcaklıklar yani sanayi öncesine göre en yüksek sıcaklıklar yaşanıyor ve yeni yüksek sıcaklık rekorları kırılıyor." dedi.


Türkeş, martta Türkiye'nin büyük bölümünde hava sıcaklıklarının, mevsim normallerinin çok üzerinde seyrettiğini anımsattı. Bu ay ise genellikle mayıs sonu, haziran başında görülen, 30'lu derecelere ulaşan sıcaklıkların yaşanmaya başlandığına dikkati çeken Türkeş, "Hem mevsimlik hava tahminleri hem de kısa süreli iklim öngörülerine baktığımızda çok büyük bir olasılıkla bu yaz da Türkiye'nin büyük bölümünde hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üstünde olacak. Güneydoğu Anadolu'da, İç Anadolu'nun mikroklima çukur alanlarında, Güneybatı Anadolu'da yüksek sıcaklık rekorlarının kırılacağını öngörüyorum." diye konuştu.


''2070'E KADAR BÜYÜK AĞRI'NIN TEPESİNDEKİ BUZUL TAKKESİNİN ERİMESİNİ BEKLİYORUZ''

Türkeş, yaptıkları araştırmalara göre, Akdeniz havzasında yer alan Türkiye'de, gelecekte hava sıcaklıklarının daha da artmasının, yaz sıcağının 5 ila 7 derece daha yüksek olmasının, yıl boyunca uzun süreli ortalamalardan 3 ila 5 derece sıcak havaların yaşanmasının beklendiğini bildirdi.Yağış rejiminin değişeceğini anlatan Türkeş, şiddetli, kuvvetli, aşırı gök gürültülü sağanaklar ve bunların yol açacağı seller, akarsularda taşkınlar, kentlerde su baskınlarının bundan sonra daha çok görülebileceğini ifade etti.


Prof. Dr. Türkeş, yağış rejiminin değişmesinin, Akdeniz havzasında özellikle yılın soğuk dönemlerinde kuraklığın sıklığı, süresi ve şiddetini artırabileceği uyarısında bulunan Türkeş, şöyle devam etti:

"Türkiye'deki ana iklim bölgelerinde çok ciddi alansal kaymalar söz konusu. 50 yıl içinde Akdeniz ikliminin bugünkünden çok daha geniş alanları kaplayacağı öngörülüyor. Örneğin Batı Karadeniz'in büyük bölümü, Karadeniz'in iç bölgeleri, 'yağmur gölgesi' adını verdiğimiz vadi kuşakları, Akdeniz ikliminin etkisi altına giriyor. İç Anadolu'da egemen olan yarı kurak step iklimi de alanını genişletiyor. Dolayısıyla yüzyılın sonuna ulaşmadan büyük bir olasılıkla Türkiye, çok daha sıcak ve kurak Akdeniz ve step iklimlerinin egemenliğine girecek."

Hava sıcaklıklarının Karadeniz Bölgesi'ndeki nemli ılıman iklimin, Doğu Anadolu'daki soğuk iklimin alanını daraltacağını dile getiren Türkeş, Kuzeydoğu Anadolu'nun kuzey bölümleri dışında soğuk iklim kuşağının tümüyle ortadan kalkacağını söyledi.


AŞIRI HAVA VE İKLİM OLAYLARI DEVAM EDECEK

Buzulların hızla eridiğine dikkati çeken Türkeş, şunları kaydetti:

"Buzullar çok önemli. Buzulların oluştuğu dağlar aynı zamanda kalıcı karın bulunduğu alanlar. Orta ve kötümser iklim senaryoları gerçekleşirse gelecekte kar yağışı hemen hemen hiç düşmeyeceği için ilkbahar kar erimeleri yaşanmayacak. Aynı zamanda hızla erimekte olan dağ buzullarımız, hatta yüzyılın sonundaki kötümser senaryoda Büyük Ağrı'nın tepesindeki buzul takkesinin erimesini bekliyoruz. 2070'e geldiğimizde büyük bir olasılıkla çok ciddi bir değişiklik olmazsa bunları çoktan yaşamış olacağız. Artık çok daha sıcak, çok daha kurak, aşırı hava ve iklim olaylarına elverişli bir dünyaya kapıyı açtığımızı söyleyebilirim."

Share:

19 Nisan 2024 Cuma

Son Dakika... AFAD duyurdu: Tokat'ta 5.6 büyüklüğünde deprem!

AFAD duyurdu

Tokat’ın Sulusaray ilçesinde 5.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. AFAD’dan yapılan açıklamaya göre Tokat’ın Sulusaray ilçesinde 5.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem, saat 18.11’de gerçekleşirken depremin derinliğinin 5.99 kilometre olduğu kaydedildi. Tokat'ta gerçekleşen deprem, Sivas, Samsun, Kayseri, Çorum ve çevre illerden de hissedildi.Bölgede daha önce de 4.7 ve 4.1 büyüklüğünde 2 deprem meydana gelmiş ve 3 ilçede okullar tatil edilmişti.


BELEDİYE BAŞKANINDAN AÇIKLAMA

Tokat Sulusaray Belediye Başkanı Davut Kılıç, canlı yayında yaptığı açıklamada, "Bize ulaşan can kaybı yok. İki minaremiz yıkıldı. Buğdaylı köyümüzde evlerin yıkıldığına dair haber var" ifadelerini kullandı.


TOKAT'TA İKİNCİ DEPREM 

Tokat'ta 5.6 büyüklüğündeki depremin ardından 3.5 büyüklüğünde artçı deprem meydana geldi. Saat 18.31'de gerçekleşen depremin yerin 7 km derinliğinde meydana geldiği açıklandı.


AFAD: 231 İHBAR GELDİ

AFAD'dan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: 

"Yozgat ve Tokat illerindeki 112 Acil Çağrı Merkezleri'ne toplam 231 ihbar gelmiştir. Can kaybı bulunmamaktadır. TOKAT ilimizde; 2 konut, 5 ahır ve 2 minare hasar almıştır. Sivas, Samsun, Erzurum, Çorum ve Amasya AFAD ekipleri sevk edilmiştir. Yozgat ilimizde; 2 katlı bir bina yıkılmış, 8 köyde küçük çaplı hasarlar meydana gelmiştir. Ankara, Çankırı, Kayseri, Amasya, Nevşehir ve Kırıkkale AFAD ekipleri sevk edilmiştir. Yozgat ve Tokat illerimize Emniyet Genel Müdürlüğü’nden 1 helikopter, Jandarma’dan ise 1 İnsansız Hava Aracı (İHA) sevk edilmiştir."


TOKAT'TA OKULLAR TATİL EDİLDİ

Tokat’ın Sulusaray ilçesinde meydana gelen depremin ardından il geneline okullar bir gün tatil edildi. Evlerinde kalmak istemeyen yurttaşlar için misafirhaneler ve spor salonları açıldı. Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, "Yaşadığımız depremin ardından eğitim kurumlarına bir gün ara verilmesine karar verdik. Ayrıca evlerinde kalmak istemeyen vatandaşlarımız için, misafirhane, yurt ve spor salonları hazırlandı. Kendilerini buralarda misafir edeceğiz. Devlet olarak vatandaşlarımızın her türlü ihtiyaçları noktasında yanlarındayız" dedi. 

Share:

16 Şubat 2024 Cuma

TÜRDEF Başkanı Bostan geminin yaşına dikkat çekti: Yükleme esnasında hasar almış olabilir

TÜRDEF

Türkiye Denizcilik Federasyonu (TÜRDEF) Yönetim Kurulu Başkanı Arif Bostan, Marmara açıklarında seyir halindeyken İmralı Adası’nın güneybatısında batan gemi ile ilgili değerlendirmede bulundu. Altı mürettebatı olan ve yeri tespit edilen geminin yaşına dikkat çeken Bostan, "Bu tür gemilerde yıpranma olabiliyor. Yaşından dolayı ve limanda yükleme sırasında hasar almış olabilir. Yükü olduğu için batışı da hızlı olmuştur" dedi. Sabah saatlerinde Marmara Denizi'nin İmralı Adası yakınlarında 6 kişilik mürettebatı bulunan "BATUHAN A" adlı kuru yük gemisi su alarak battı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya bölgeye çok sayıda kurtarma ekibinin yönlendirildiğini söylerken çalışmaların yoğun şekilde devam ettiği belirtildi. 


Geçtiğimiz yıllarda Zonguldak Karadeniz Ereğli'de Kamerun Bayraklı 'Pallada' gemisi karaya oturarak ikiye ayrıldı. Yine aynı bölgede Türk bayraklı Kafkametler adlı gemi, yağış ve fırtına sonrası batmıştı. İstanbul’a yola çıkan "Raptor" adlı yük gemisi de Midilli açıklarında batmış ve hafızalara kazınmıştı.Türkiye Denizcilik Federasyonu (TÜRDEF) Yönetim Kurulu Başkanı Arif Bostan, www.tgrthaber.com.tr'ye bugün yaşanan gemi batması sonrası açıklamalarda bulundu. 


'YAŞLI BİR GEMİ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUZ'

"BATUHAN A" adlı geminin yük alırken hasar almış olabileceği ihtimaline dikkat çeken Bostan, "Bugün su alarak batan 'Batuhan-A" gemimiz 69 metrelik, Türk bayraklı, sahile yakın seyreden ve biz denizcilerin 'küçük' olarak tabir ettiğimiz bir gemidir. Marmara Adası'nda kalktığı için geminin yükünün mermer olduğunu düşünüyoruz. Geminin üretim tarihini bilmemekle beraber yaşlı bir gemi olduğunu düşünüyoruz." dedi. 


'YÜKÜ FAZLA OLDUĞU İÇİN...'

Bu tür kazaların metal yorgunluğundan kaynaklı olduğunu belirten Bostan, "Direkt olarak denetimsizlikten kaynaklı bir sorun olduğu söyleyemem ama bu tür gemilerde metal yorgunluğu ve yıpranma olabiliyor. Yaşından dolayı ve limanda yükleme sırasında hasar almış olabilir. Fark edilmeyince su almış ve batmıştır. Yükü olduğu için batışı da hızlı olmuştur" tahmininde bulundu. 


BOĞAZLARDAKİ SÜRÜŞE DİKKAT ÇEKTİ

Boğazlarda lodosun ve ters akıntının tecrübesiz kaptanlara zorluk yaşattığını söyleyen Bostan, "Bu batışta boğazlardan kaynaklı bir durum olduğunu düşünmüyorum. Boğazlarımızdaki sıkıntı ise ters akıntı ve lodosun etkili olmasıdır. Bununla birlikte boğazları bilmeyen ve deneyimi olmayan kaptanların boğaz içinde daha da zorlu bir sürece giriyorlar. Küçük tonajlı bazı gemiler hiç geçemiyor hatta Gemi Trafik Hizmetleri izin vermiyor. Açık sularda sorun olmazken boğazlarda kısa süreli durmalar ve yol vermeler gerçekleşiyor. Sürekli dönüşler olduğunda ve akıntı meydana geldiğinde 'dümen dinlememe' olayı yaşanıyor. Dümen dinlememe olayını, akıntının etkisinde kalma, geminin akıntı gücünü yenememe olarak özetleyebiliriz" dedi. 


'5-6 KUVVETİNDE BİR HAVA VAR'

"İstanbul Liman Başkanlığı'na bağlı Gemi Sörvey Kurulu, denetimini yapıyor." diyen Bostan, "Meydana gelen kazaların denetimsizlikten kaynaklığını genel olarak söyleyemem. Son dönemlerde Türk bayraklı gemilere çok sıkı denetim yapılıyor. Geminin yaşı ve gemi yükleme esnasında meydana gelen, fark edilmeyen hasar sonrası kazalar yaşanıyor. Gemilerde yaş sınırı yok. Bir geminin kondisyonu yettiği sürece yüzebilir. Bugünkü kazada 5-6 kuvvetinde bir hava var" dedi. 

Share:

18 Aralık 2023 Pazartesi

Son dakika... Marmara Denizi'nde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi!

Marmara Denizi

Son dakika... AFAD'ın açıkladığı verilere göre, Marmara Denizi'nde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem başta İstanbul, Bursa ve Yalova olmak üzere birçok ilde hissedildi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Allah ülkemizi ve milletimizi afetlerden korusun" açıklamasını yaptı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da İstanbul ve Yalova Afet Koordinasyon merkezlerinden olumsuz bir çağrı gelmediği bilgisini paylaştı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, Marmara Denizi'nde 4.1 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Merkez üssü Yalova Çınarcık olan depremin derinliği 11.8 km olarak ölçüldü. Saat 23.53'te meydana gelen deprem, başta İstanbul ve Bursa olmak üzere birçok ilden de hissedildi.


"ALLAH ÜLKEMİZİ AFETLERDEN KORUSUN"

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, bu gece X hesabından Marmara Denizi’nde meydana gelen depreme ilişkin açıklama yaptı.

Yerlikaya, şunları kaydetti:

“Marmara Denizi Yalova Çınarcık açıklarında 4.1 büyüklüğünde meydana gelen ve İstanbul başta olmak üzere çevre illerden de hissedilen depremde, AFAD ve ilgili kurumlarımızın tüm ekipleri saha tarama çalışmalarına başlamıştır. Gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Depremden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Allah ülkemizi ve milletimizi afetlerden korusun.”


"GEÇMİŞ OLSUN"

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da X hesabından şu paylaşımı yaptı:

“Yalova Çınarcık’ta 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. İstanbul ve Yalova Sağlık Afet Koordinasyon Merkezleri ile görüşerek depremin hissedildiği, ancak olumsuz çağrı gelmediği bilgisi aldık. Ekiplerimiz sahada görev başındadır. Halkımıza geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum.”


İstanbul Valiliği’nden yapılan açıklama ise şöyle:

“17.12.2023 saat 23.53’te Marmara Denizi Yalova Çınarcık açıklarında meydana gelen 4,1 büyüklüğündeki depremde ilimizde şu ana kadar herhangi bir hasar ihbarı yapılmamıştır. AFAD ve ilgili birimlerimizin saha çalışması devam etmektedir. Allah ülkemizi ve milletimizi tüm afetlerden korusun.”


"POTANSİYEL TEHLİKE VAR"

Öte yandan depremin ardından katıldığı canlı yayında açıklamalarda bulunan Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy, "Bu tür depremler bir şeyin tetikleyicisi olmayabilir. Biz bu depremleri o bölgenin canlılığı olduğu açısından kabul ederiz. Depremin bize mesajı bu bölgenin potansiyel bir tehlikesi var. 4 büyüklüğünü geçen her depremde insanlarımız küçükte olsa hissediyorlar" ifadelerini kullandı.

Share:

24 Mart 2023 Cuma

İstanbul'da Marmara'ya yakın yapılar depremde risk altında

Marmara

 Uzmanlar, İstanbul'un Marmara Denizi'ne yakın ilçelerindeki binaların, zayıf zemin yapısından dolayı olası bir depremde hasar görmemesi için hızlı şekilde yenilenmesi gerektiğini söyledi.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat'taki depremlerin ardından, beklenen Marmara depremi nedeniyle bütün dikkatler İstanbul'a çevrildi.

Kentte 2000 yılı öncesinde inşa edilen çok sayıda yapı bulunuyor. Bu yapıların bir kısmı ise Marmara Denizi'ne yakın ilçelerde yer alıyor.


Uzmanlar, çoğu eski deprem yönetmeliğine göre yapılmış olan binaların, zayıf zemin yapısından dolayı olası bir depremde hasar görmemesi için mevcut deprem yönetmeliğine uygun şekilde hızla yenilenmesi gerektiği konusunda uyarıda bulunuyor.

AA muhabirine açıklamada bulunan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İnşaat Mühendisliği Geoteknik Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Ümit Karadoğan, İstanbul'un tarih boyunca depremlerin yaşandığı bir şehir olduğunu söyledi.


İstanbul'da geçmişte meydana depremler nedeniyle ciddi yıkımların yaşandığını belirten Karadoğan, "İstanbul'da 200-250 yıllık periyotlarda büyük depremler oluyor. İstanbul'da son dönemlerde bir depremin yaşanacağı uzmanlar tarafından öngörülüyor" dedi.

Beklenen deprem nedeniyle tüm gözlerin İstanbul'a çevrildiğini dile getiren Karadoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Bu nedenle İstanbul'un zemin yapısı gündeme geldi. İstanbul çok değişken bir zemin yapısına sahip, bölge bölge değişebiliyor. Avcılar, Küçükçekmece, Büyükçekmece alüvyon zeminlerden oluşuyor. Bu nedenle bu yerler sıkıntılı yerler. Anadolu Yakası'nda Maltepe ve Kartal'ın sahil tarafları zemin açısından sıkıntılı. Kuzeye gittikçe zemin daha çok kayalardan oluşuyor. Fatih'te, Eminönü bölgesi hariç zemin sağlam. Eminönü'nde dolgu zemin bulunuyor ama Ayasofya, Süleymaniye'nin olduğu bölüm kayalardan oluşuyor, buralarda zemin güçlü. Ama bir ilçeye tamamen iyi demek doğru değil. Her ilçenin zemin yapısına parsel parsel bakmak gerekiyor. Bir yerin zeminin iyi olması depreme hazırlıklı olma acısından yeterli değil."


"İSTANBUL'UN MARMARA'YA SINIR OLAN YERLERİ ALÜVYON TOPRAKTAN OLUŞUYOR"

Zemin yapısı nedeniyle İstanbul'da Marmara Denizi'ne yakın ilçelerde toprak yapısının zayıf olduğunu vurgulayan Karadoğan, "İstanbul'un Marmara'ya sınır olan yerleri alüvyon topraktan oluşuyor. Bu nedenle kıyı tarafları birinci derecede depremden etkilenecek yerler. Buradaki yapıların mevcut deprem yönetmeliğine uygun şekilde gözden geçirilmesi, güçlendirilmesi veya yeniden yapılması gerekiyor. Uygun zemin etüdü yapılarak doğru şekilde buraya konutları yapmamız lazım" ifadelerini kullandı.

"KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN ÖZELLİKLE MARMARA'YA KIYISI OLAN YERLERDE HIZLANDIRILMASI LAZIM"

Dr. Recep Özay ise İstanbul'un Tuzla'dan Gümüşyaka'ya kadar uzanan sahil kesimindeki çoğu yerin, yumuşak zeminden oluştuğunu belirtti.

Sahil kesimlerinde ayrıca korozyonun da fazla olduğunun altını çizen Özay, "Örneğin Zeytinburnu ve Yeşilköy'de korozyon etkili. Avcılar'da ise zemin yumuşak, kil tabakası var. Beylikdüzü civarında 2000 öncesi eski yapılarda zemin etüdü yok. Büyükçekmece'nin ise zemini sıkıntılı. Fatih'in Samatya ve Yedikule mahallerinde zemin yönünden sıkıntılar var" diye konuştu.


Özay, Büyükçekmece'den Silivri'ye kadar uzanan yazlıkların tehlike altında olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Buralarda kontrolsüz bir şekilde 60'lı, 70'lı yıllarda yapılmış çok katlı binalar var. Binaların temel sistemleri aşırı korozyondan zarar görmüş, malzeme ve zemin yönünden kötü durumda. Buradaki binaların çok acil riskli bölge ilan edilmesi lazım. Anadolu Yakası'nda Tuzla'da zemin problemli yerler var. Ancak burada yapı stoğu çok eski değil. Kadıköy Fenerbahçe, Kurbağalıdere civarı zemin kötü.

Eski binalarda zemin etüdü yok, üst yapı ve malzeme de ömrünü tamamlamış. Kentsel dönüşümün özellikle Marmara'ya kıyısı olan yerlerde hızlandırılması lazım. İstanbul'un birçok noktasında binalar eski yönetmeliğe göre yapıldı. Özellikle 70'li, 80'li yıllarda yapılan binalarda zemin raporu ve zorunluluğu yoktu. Binalar yumuşak zemin üzerine geleneksel kurallar çerçevesinde yapıldı."

Share:

14 Mart 2023 Salı

Medipol Başakşehir, Konferans Ligi'nde çeyrek final için Gent'i konuk edecek


Başakşehir

Medipol Başakşehir, UEFA Avrupa Konferans Ligi son 16 turu rövanş maçında yarın sahasında Belçika'nın Gent ekibiyle karşı karşıya gelecek.Başakşehir Fatih Terim Stadı'nda saat 20.00'de başlayacak maçta, Fransız hakem Benoit Bastien düdük çalacak. Bastien'in yardımcıları Hicham Zakrani ve Aurelien Berthomieu olacak.



İki takım arasında Belçika'da oynanan karşılaşma Okaka ve Orban'ın karşılıklı golleriyle 1-1 son ermişti.Başakşehir'in turu geçmesi için maçı kazanması gerekiyor. Normal süre ve uzatmalarda eşitliğin bozulmaması halinde turu geçen tarafı belirlemek için seri penaltı atışlarına geçilecek.Bu turu geçen ekip adını UEFA Avrupa Konferans Ligi'nde çeyrek finale yazdıracak.

Medipol Başakşehir'de isimleri UEFA'ya bildirilen listede yer almayan Caner Erkin, Joao Figueiredo ve Shaocong Wu maçta forma giyemeyecek.İstanbul ekibinde, sakatlığı bulunan Mesut Özil bu maçta takımındaki yerini alamayacak. Sakatlığı bulunan bir başka isim Eden Karzev'in durumu ise maç gününde netlik kazanacak.



Avrupa kupalarında 50. randevu

Belçika'nın Gent ekibini konuk edecek Medipol Başakşehir, Avrupa kupalarında 50. karşılaşmasına çıkacak.

Turuncu-lacivertli ekip, Avrupa'da daha önce oynadığı 49 maçta 17 galibiyet, 12 beraberlik ve 20 mağlubiyet yaşadı.

Söz konusu müsabakalarda 66 gol atan Medipol Başakşehir, kalesinde 71 gole engel olamadı.

Share:

4 Mart 2023 Cumartesi

Marmara'da da çift deprem olabilir

Marmara

 

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Mühendislik Fakültesi, Genel Jeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şamil Şen, Marmara'da Kahramanmaraş'takine benzer şekilde çift deprem görülebileceğini söyledi. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Mühendislik Fakültesi, Genel Jeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şamil Şen, ABD'de bulunan San Andreas ve Garlock fermuar fay sisteminin Doğu Anadolu ve Elbistan fermuar tipi fay hattına benzediğini söyledi. Marmara'nın da fermuar tipi fay hatlarına sahip olduğunu belirten Şen, "Dolasıyla burada da çiftli deprem, yani son depremlerimiz gibi olabilir" dedi.


Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki depremin ardından birçok kent etkilendi. Doğu Anadolu fayı hakkında konuşan Prof. Dr. Şamil Şen, ABD'de bulunan San Andreas ve Garlock fermuar tipi fay hattının Elbistan fermuar tipi fay hattı ile benzerlik gösterdiğini söyledi. ABD'li bilim insanlarının bu iki fay hakkında çalışma yürüttüğüne değinen Şen, Marmara'nın da fermuar tipi fay hatlarına sahip olduğuna dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Şen, fermuar tipi fay sistemini Türkiye'de ilk defa kendisinin gündeme getirdiğini kaydetti.


Prof. Dr. Şamil Şen, "Doğa Anadolu fayı ile San Andreas fayının 3 boyutlu gerilme dağılımını burada görüyoruz. Görüldüğü üzere iki fay simetri şekli gibi gözüküyor. Bizim fayımız sol yönlü, San Andreas fayı sağ yönlü. Fermuarın açık kısmı ve kapalı kısmı şeklinde birbirine iki fay benzemektedir. Marmara'da değişik kollar bulunuyor. İzmit'ten gelen Kuzey Anadolu fayı Marmara denizi içirişinde kollara ayrılıyor. Fermuar şekline benzemektedir. Dolasıyla burada da çiftli deprem, yani son depremlerimiz gibi olabilir. ABD'de bu konuda tartışmalar var. Türkiye'de bu şekilde deprem oldu. Bizde de çiftli deprem olabilir tartışmaları var.


Buradan söylemek istediğim, biz fayın mekanizmasını bilirsek hem gelecekte olacak depremleri, artçı depremleri ve buradan elde ettiğimiz verilerle dünyanın herhangi bir yerinde olan depremi modelleyebiliriz. Modeller çerçevesinde hasar azaltmasına yönelik çalışmalar yapılabilir. Bu modeli şuana kadar öneren olmadı. Ben o bölgelerde çalıştığım için her iki coğrafyayı bildiğimden dolayı, böyle bir modelin işlediğini ileri sürüyorum. Umarım bundan sonra bunu duyan meslektaşlarımız hayata geçirir. Amerikalılar bunu biliyorlar, fermuar fay modeli 2016'da bir dergide çıktı. 2018'de Tibet'teki makalede çıktı" şeklinde konuştu.

Share:

Etiketler